Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,79 / Satış: 5,82
€ EURO → Alış: 6,59 / Satış: 6,62

Afrin Operasyonu ve sonraki hedefler

Naim Babüroğlu
Naim Babüroğlu
  • 25.01.2018
  • 2.025 kez okundu

BEKA sorununu yok etmek için Afrin’de operasyona devam eden Türkiye, Rusya-İran-Irak ittifakını sürdürmeli; fakat Suriye’yle doğrudan işbirliğine gecikmeden yönelmelidir…

Fırat Kalkanı Operasyonu, 24 Ağustos 2017’de başlatılmış ve 198 gün sürmüştü. Fırat Kalkanı operasyonuyla Suriye’nin kuzeyindeki Cerablus, Çobanbey ve El Bab bölgelerinden IŞİD/DEAŞ terör örgütü temizlendi. 5 bin kilometrekarelik alan hedeflendi. Fakat siyasi nedenlerle, El Bab’ın ilerisine geçilememesi sonucu 2 bin 15 kilometrelik alan kontrol altına alındı.

“Zeytin Dalı” Operasyonu, 20 Ocak 2018 günü saat 17.00’de hava harekatıyla başladı. Başbakan Yıldırım, hedefin Türkiye sınırının 30 kilometre güneyinden geçen bir hat olduğunu açıkladı. İlk aşamada, Afrin’le Türkiye sınırı arasında (Kilis-Hatay sınırı- İdlib sınırına kadar), 130 kilometre uzunlukta, 20-30 kilometre derinlikte güvenli bir şerit oluşturulacağı Başbakan tarafından açıklandı. Fırat Kalkanı operasyonu sonucu kontrol edilen alan, Zeytin Dalı operasyonuyla temizlenen bölgeyle birleştirilmiş olacak. Böylece, terör koridorunun Doğu Akdeniz’e ulaşmasının önündeki engel daha da büyümüş olacak.

Başbakan toplam 10 bin kilometrekarelik bir alanın kontrol altına alınarak Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) teslim edileceğini belirtti. 10 bin kilometrekarelik alan, Afrin, El Bab ve Menbiç demek. Sırada Menbiç var…

Afrin operasyonu, Rusya ile koordine edilerek yapıldı. Başbakan, Suriye’yle alt düzeyde görüşme yapıldığını açıkladı. Operasyonun Rusya, İran ve alt düzeyde de olsa Suriye’yle koordine edildiği anlaşılıyor. Türkiye’nin operasyon bilgisini Suriye’ye yazılı olarak bildirmesi de kayda değer olumlu bir gelişme.

Türkiye’nin birinci siyasi hedefi (amacı), Suriye’de bulunan PYD/PKK terör örgütü tehdidini yok etmek. İkincisi, Doğu Akdeniz’e uzanacak terör koridorunu önlemek; üçüncüsü, Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamaktır. Afrin, belirlenen siyasi amaçları tam olarak gerçekleştirebilir mi? Fırat Kalkanı harekatında olduğu gibi
PKK koridorunu kesmekle birlikte, Afrin taktik bir hedeftir. Bu açıdan, siyasi amaçları tam olarak karşılayamaz.

Sırada Menbiç var. Ancak Menbiç’in kontrol edilmesi de siyasi hedefleri tam olarak gerçekleştiremeyecektir. Fırat’ın doğusunda 550-600 kilometre uzunluğundaki sınır hattında, Suriye coğrafyasının yüzde 30’unu ABD desteğiyle işgal eden PYD/PKK etkisiz duruma getirilmediği sürece, Türkiye’ye olan asıl tehdit devam edecektir. Harekatın ağırlık merkezi, Fırat’ın doğusundaki PYD/PKK’nın yerleştirildiği bölgedir. Kesin sonucun alınacağı yer de bu bölgedir.

Menbiç ve Fırat’ın doğusunda, Suriye’de kalıcı olduğunu söyleyen bir ABD var. Menbiç’e ve Fırat’ın doğusuna yapılacak bir operasyonda, ABD ile karşı karşıya kalınabilir. ABD, bu operasyon için Türkiye’ye yeşil ışık yakmayacaktır.

Afrin operasyonu için Türkiye’yle uzlaşan Rusya’nın, Türkiye-ABD arasındaki şiddeti gittikçe artan anlaşmazlıktan büyük bir mutluluk duyduğu kesin. Türkiye-ABD arasında bir çatışmanın yaşanması Rusya’nın en büyük isteği. Putin, stratejinin kuvvet-zaman-mekan (yer) etmenlerini iyi kullanan bir satranç ustası. Stratejiyi kazanmak için kullanıyor, yeni tehditler için değil. Suriye’de ABD’ye düzen verdi, NATO üyesi Türkiye’yi Rusya tarafına çekmesini bildi. Suriye’ye sürekli olarak yerleşti.

ABD, günlük yaşayan, stratejiyi sadece para kazanma aracı olarak gören Trump sayesinde savrulma halinde. Afrin’de YPG’yi savunmadığı gerekçesiyle, PKK bile ABD’ye tepki gösterdi. ¨Afrin’le ilgimiz yok¨ diyerek, Türkiye’yle Rusya’yı karşı karşıya getirmeye çalıştı. Ama Rusya bu oyuna gelmedi ve Afrin operasyonu için Türkiye’yle uzlaştı. Hava sahasını bile açtı ve Türkiye’yi ABD’den daha fazla uzaklaştıracak taşı oynamış oldu.

Türkiye, Menbiç ve Fırat’ın doğusuna operasyon kararı aldığında ABD ne yapacak? PYD/PKK’yı gözden çıkararak, NATO müttefiki Türkiye’nin yanında yer alacak mı? Suriye’de, Fırat’ın doğusunu tümüyle kontrol eden, İran’ın batıya geçişine duvar örerek hem İsrail’in güvenliğini hem de İran’ın gücünü sınırlayan bir ABD, Suriye coğrafyasını terk eder mi? Cevap hayır…

Türkiye, 25 Temmuz 1975’te ambargo nedeniyle ABD’nin 21 üs ve tesisini kapatmıştı. Türkiye, 2018’de böyle bir adım atar mı? Eğer, ABD Menbiç operasyonuna yeşil ışık yakmazsa büyük olasılıkla evet. Sıra, Fırat’ın doğusundaki 550-600 kilometrelik sınır
hattına yerleşen PYD/PKK terör örgütünü etkisiz duruma getirmek için operasyon kararında. İşte o zaman, Türkiye-ABD arasında var olan ipler de kopma noktasına gelecek…

Afrin operasyonunda püskürtülen YPG/PKK terör unsurları, TSK’yı yerleşim birimlerine çekerek daha fazla zayiat verdirmek isteyecektir. Ayrıca, sivilleri kalkan şeklinde kullanarak, sivil halka zarar verildi algısını yaymak için her türlü girişimde bulunacaktır. ABD, Türkiye’yi yalnızlaştırmak, olası bir Menbiç operasyonunda Türkiye’nin önünü kesmek için “sivillere zarar verildi algısı”nı dünya kamuoyuna taşımaktan geri kalmayacaktır. NATO üyesi ABD’yle Türkiye arasındaki kırılganlığın artacağı ve Türkiye’deki ABD üs/tesislerinin tartışılacağı bir döneme giriyoruz. Bunun NATO’ya yansımaları, Türkiye NATO arasındaki ilişkilerin sertleşeceği bir dönemi de yaşayacağız. Fakat en önemlisi, Rusya ile ABD arasındaki güç mücadelesinin boyutlarını da göreceğiz.

BEKA sorununu yok etmek için Afrin’de operasyona devam eden Türkiye, Rusya-İran-Irak ittifakını sürdürmeli; fakat Suriye’yle doğrudan işbirliğine gecikmeden yönelmelidir

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ