Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,31 / Satış: 6,33
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

“Ah Müjgan…! Gene kandırıldık…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 29.06.2018
  • 1.206 kez okundu

Seçim sonuçları ile ilgili yazacak çok şey var ancak yazılacak ilk şey AKP seçmeninin bilerek ve isteyerek Cumhuriyeti ve rejimi sonlandıracak bu adımı attığından hiçbir kuşku yok. Yani ortada bir kandırma, aldatma ve şaşırtma yok. Ancak bana göre aldatılan, kandırılan, saf yerine konulan, bu seçimlerden en büyük zayiatla çıkan seçmen ne yazık ki CHP seçmeni.

CHP Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu; “Yerel seçime hazırlanıyoruz. Duvarın bir kısmını yıktık, önümüzdeki seçimde tamamını yıkacağız” dese de ortada yıkılan bir tek duvar var o da Atatürk devrimlerinin ve cumhuriyetin duvarı. Bir türlü karar verilemeyen Cumhurbaşkanı adayı, Abdullah Gül merakı ve aşıklığı yüzünden bir türlü ikna edilemeyen parti tabanı, zoraki bir Muharrem İnce adaylığı, parti tarihinin en kötü milletvekili aday listesi (Bu arada CHP genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ‘şöhretli isimleri aday yapmadık’ demiş bunu pek anlayamadım. Yani Mustafa Balbay, Haluk Pekşen, Fikri Sağlar, Eren Erdem, Ömer Süha Aldan gibi partinin belkemiğini oluşturan isimler mi kastedilmiş bilemiyorum) bunlara neden oldu.

Gazetecilik yaşamımın önemli bir bölümünde sol partileri ve Cumhuriyet Halk Partisini izledim. Bu partinin aşağı-yukarı reflekslerini ve beklentilerini bilirim. Deniz Baykal dönemini de yakından takip ettim. Ancak bu kadar aceleye getirilen, bu kadar ucuza mal edilen, bu kadar olumsuz tavır ve anlayışla hareket edilen başka bir milletvekili listesi hatırlamıyorum. Adeta bir “tasfiye ve hesaplaşma” listesiydi. Partinin iktidara hazırlık olması gereken listesi daha çok kurultaya hazırlık gibi bir anlam taşıyordu. Yani liste seçim sonrası parti içi hesaplaşmalara uygun bir şekilde hazırlanmıştı. Listeleri hazırlayanlar özenle kendilerini yerleştirmişlerdi (MYK üyelerinden hepsi listelerde bir ya da ikinci sıraya geldi) kalan kısmında ise biraz belediye başkanlarının talepleri biraz da eş dost hatırı.

Hatay örneği mesela. Düşünebiliyor musunuz; Büyükşehir Belediye Başkanlığını elinde tuttuğunuz, referandumda cesaretle hayır oyu veren, CHP’nin oyları hep yüzde 50’nin üstünde görünen Cumhuriyet Halk Partisine karşı duyarlı ve hevesli bir ilde nasıl böyle bir sonuç ortaya çıkar. İktidar partisi AKP’nin yüzde 7 oy kaybettiği bir ortamda, bir ilde CHP ne yapmalıydı. Duvarları yıkıp geçmeliydi değil mi. Peki ne oldu? Parti yüzde 6 oy kaybetti. Neden böyle oldu derseniz. Çünkü milletvekili listesini; AKP’den gelen ve “Çakma CHP’liyim” diyen, aday olanlara “solcu” diye kızan (ne yazık ki böyle, ispatı da kolay) , partiliye şaşı bakan bir belediye başkanının emrine sunarsanız, bir milletvekilinin boşandığı eşini (ki hanımefendi Kanal D ana habere verdiği demeçte zaten milletvekili olan eşini kendi imkan ve olanaklarıyla kendisinin milletvekili yaptığını söylemişti. Şimdi sadece gerçeğinin yerine geldiğini belirtti)intikam alsın” diyerek listeye o milletvekilinin yerine yerleştirirseniz, tarikat ehillerine ve mensuplarına Saadet Partili olmasa bile güzelim Antakya’yı ve Hatay’ı temsil yetkisi verirseniz olacağı bu. CHP parti meclisinden onaylanıp çıkan ve resmi olarak ilan edilen listedeki isimleri “AKP’li belediye başkanı bunu beğenmedi, istifa edebilir” diyerek o isimlerin onuruyla oynayarak YSK’ya giderken değiştirirseniz olacağı bu.

Size samimiyetle söylüyorum yine de Hatay’daki CHP’li taban kendisine yapılan bunca eziyete rağmen, gurur ve haysiyetini bir kenara bırakıp CHP’ye yine iyi oy vermiştir. Merak edenler için söyleyeyim 1 Kasım 2015’te CHP’nin Hatay’dan aldığı oy yüzde 36,1; 2018 seçimlerinde Hatay’da CHP’nin milletvekilliğinde aldığı oy yüzde 30,84. Ve tarihinde ilk kez HDP Hatay’dan bir milletvekilliği çıkardı. Peki genel merkezin yanlış yaptığı sonucuna nasıl ulaştınız derseniz; Hatay’da Muharrem İnce’nin aldığı oy oranı yüzde 42,76.

Genel Merkezin biraz belediye başkanını memnun etmek biraz da sayın milletvekili eşine yer bulmak için yaptığı bir hata Hatay’da CHP’ye tam 16 puana mal oldu. İşin kötüsü CHP’ye hasbel kader gelmiş bir yerel yönetici ile parti örgütünü de birbirine düşman etti. Ve en kötüsü ilk yerel seçimlerde bu belediye başkanıyla Hatay’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığını (aday olması halinde) kaybetmesi neredeyse kesinleşti. Çünkü bu belediye başkanının sadece kendi partisinden alacağı oy artık yarı yarıya geriledi.

Bunları niçin yazıyorum. CHP hemen hemen her ilde benzer hatalar yaptı. Eğer bu hatalar zinciri durdurulmazsa bir dönem yakından takip ettiğim ANAP’a benzer bir çöküş zinciri içine girebilir. Bu inat ve kamplaşma devam ederse, böyle bir yönetim ve liderlik anlayışı partiye egemen olmaya devam ederse CHP’nin artık işi çok zor.

AKP seçmeni iktidarı yeniden aldı memnun. MHP seçmeni iktidara ortak olup güç buldu memnun. İyi Parti seçmeni yeni kurulan bir partiyle ilk kez meclise 43 milletvekili ile girdi memnun. Saadet Partisi seçmeni zaten yakın akraba bağıyla iktidar çok da umurunda değil. Yani olan CHP’ye oldu.
CHP’nin seçmeni şimdi hemen yanı başında üzülüp duran eşine seslenmeye başladı;

“Ah Müjgan…! Gene kandırıldık…!”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ