Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,61 / Satış: 5,63
€ EURO → Alış: 6,43 / Satış: 6,45

AKP Bizi Nereden Nereye Getirdi?

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 17.09.2018
  • 453 kez okundu

Ak partinin 16 yıllık iktidarının icraatlarını anlatan her ortamda sık sık vurguladığı slogan haline dönüşen kelime idi..

‘’Nereden nereye’’?

Yolları, köprüleri, inşaatları, ekonomiyi, hukuku,adaleti,sosyal devletçiliği ,iç siyaseti, dış siyaseti ;velhasıl iktidarın kanatları altında bulunan aklınıza gelebilecek ne varsa iktidarlarından önceki durumu kendi iktidarları süresince yaptıkları icraatları rakamlarla anlatınca ‘’Nereedennnn nereye’’ kelimesini adeta geleneksel slogan haline getirmişlerdi.

2011 yılında seçim çalışmaları esnasından birkaç sene öncesine kadar Akp iktidarını üç zamana ayırdıklarını kendileri sürekli söylerlerdi.

2002 yılı birinci dönemleri: Acemilik dönemi

2007 yılı İkinci dönemleri :Kalfalık dönemi

2011 yılı Üçüncü dönemleri: Ustalık dönemi.

2015 seçimlerinde dönemlere atıf yapma zemini kalmamış zira başbakanlık koltuğuna Sayın Davutoğlu ardından Sayın Yıldırım oturmuştu.

Acemilik ve kalfalık dönemlerinde olumlu gelişmelerin yanında olumsuz gelişmeler de oldu. Örneğin 2003 yılında askerlerimizin başına geçirilen çuval hadisesi yüreklerimizi sızlatan olay olarak tarihe geçti.2009 yılında yaşanan küresel ekonomik kriz ülkemizi de etkiledi. İktidar tarafından, teğet geçtiği, az zararla atlatıldığı söylendi.

Türkiye’nin en yoğun maceraları AKP’nin ustalık dönemine isabet eden süreçten sonra başladı.

Dış politikada kaymalar sonucunda Suriye’de yaşanan iç savaş ülkemize çok boyutlu çok çatallı ağır bedellere mal oldu. Savaştan kaçan 4 milyon civarında Suriyelilere kucak açtık.30-40 Milyar dolar harcadığımız açıklandı. Şimdi Afrin bölgesinde cereyan eden olaylar bizi birinci derecede etkileyecek hassasiyette. Fırat’ın doğusu ise başımıza örülmek istenen püsküllü belanın adeta röntgeni mahiyetinde. ABD tarafından silahlandırılıp eğitilen PYD/PKK teröristlerin amacı sır değil.

Hukukun hangi eller ve tercihler neticesinde belirlendiğini yakından izledik. Davaların seyri ve verilen kararların neticesinde adaletin nasıl katledildiğinin şahidi olduk. Yapılan operasyonlar sonucunda tutuklanan hakim ve savcıların sayılarından, yaşanan dehşetengiz hak ve hukuk gaspına kadar nasıl ve ne amaçla yapıldığını öğrendik.
Şimdi ekonomiden özetçe bahsedelim..

Ekonomi kendi içerisinde karmaşık bir bilim dalı. Kürsülerde günlük yaşamda pek kullanmadığımız birçok teknik kavramlar verilerle anlatılır.

Özel sektör dairesi içerisinde, sanayici, orta ve küçük ölçekli firmalar esnaf, tüccar ekonominin omurgasını oluştururlar. Omurganın sağlıklı kalması hayati önemdedir. Ufak bir sarsıntı, tahribata sebebiyet verebilir. Dolayısıyla omurgada en ufak bir rahatsızlığın acısını ilk onlar hisseder. Yaklaşık 10 yıldır bu dairede yer alan kişi ve kuruluşların birkaç istisnalar haricinde kendi çevrelerinde ekonomi ile ilgili gidişatın kötüye gitmekte olduğunu anlatır dururlardı. Bankalardan alınan kredilerin geri dönüşlerinden, kira ödemelerine kadar sıkıntılar vardı. Devlete olan SGK, vergi gibi yükümlülüklerin yerine getirilmesinde itfa zorlukları da cabası.

Darlıktan kapanan bir tesisin, borcundan mütevelli satılan fabrikanın, hacze maruz kalan işyerlerinin her gün haberleri çıkıyor. İçimiz burkularak bu travmaları öğreniyoruz.

Beton ekonomisinin beraberinde getirdiği borçlanma, otomobil kredilerini de üzerine eklersek borcu olmayan vatandaşın pekte olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bugün borçlanmada limitleri zorlayan vatandaş kara kara düşünmekte çare bulamamanın bunalımını yaşamakta.

Bütün bu olumsuzluklar bir günde veya bir yılda oluşmadı. Ekonomin olumsuz gidişatı henüz kuluçka döneminde uyarı sinyallerini veriyordu. Bu gerçek uyarıları verenler adeta linçe uğratıldı. Pembeli, janjanlı yalan haber yapanlar ise taltif edildi. Danışman kadrolarına atandı, daha yüksek mevkilere getirilirdi.
Son seçimlerde kulaklarımızda sıkça duyduğumuz tümcelerden biri ‘’Türkiye’yi şaha kaldıracağım’ ’idi. Bir diğeri ise ‘’Beni seçin hemen doları, euroyu nasıl düşüreceğimi göreceksiniz’’ idi.

Bir geldiğimiz hat, şah değil mat. Diğer hat ise, düşen Dolar, Euro değil, maalesef hepimiz.

AKP’nin ustalık dönemi icraatları bizleri bu noktalara getirdi.

O sloganı kendi penceremden ben de acı acı söylüyorum.

Neredennn nereye?!

i.karaoglan@superonline.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ