Reklam
Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 3,65 / Satış: 3,67
€ EURO → Alış: 4,30 / Satış: 4,31

Anayasa’dan başlanarak tüm mevzuat değiştirilmeli …

Anayasa’dan başlanarak tüm mevzuat değiştirilmeli …
  • 05.01.2017
  • 507 kez okundu

Bayrakdar, hazırladıkları raporu kamuoyuna sundu, ideolojik kaygıların uzağında, pedagojik ilkeler ışığında yeni bir müfredatın önemine vurgu yaptı …

 

Eğitim-Bir-Sen Hatay Şube  Başkanı İsmail Bayrakdar, 50 akademisyen ve 400 öğretmenden oluşan 9 komisyonun hazırladığı “Gecikmiş Bir Reform: Müfredatın Demokratikleştirilmesi” adlı raporu kamuoyuna sundu.

İdeolojik kaygıların uzağında pedagojik ilkeler ışığında yeni müfredatın önemine vurgu yapan Bayrakdar, “Türkiye’de eğitim sisteminin gerçek anlamda demokratikleşmesi ve böylece toplumun farklı taleplerine cevap üretebilmesi için, çağdaş gelişmeleri dikkate alan yeni bir yapıya ihtiyaç bulunmaktadır. Eğitim sistemi, bir yandan çoğulcu, demokratik, farklılıklara imkân tanıyan bir çerçeveye, diğer yandan da ortak bir kültür, millet ve vatan etrafında birleşmeyi sağlayacak şekilde yeniden kurgulanmalıdır. Bu çerçevede, eğitim sistemini düzenleyen en üst temel belge olan anayasadan başlanarak ilgili tüm mevzuat değiştirilmelidir” dedi.

Eğitimde köklü bir müfredat değişikliği şart …

Eğitime önem vermeyen bir milletin varoluş iddiasının sağlam temellere dayanamayacağına, çünkü inanç, bilgi, karakter ve başarı bakımından sağlam nesillerin ancak eğitim yoluyla yetiştirilebileceğine değinen Bayrakdar, “İçinde yaşadığımız çağda, insanlığı ilgilendiren tüm sorunlarda ve ülkemizde hiç kimsenin ‘öteki’ olmadığı kardeşlik ikliminin tesisi için eğitimde köklü bir müfredat değişikliğinin gerektiğine inanan bir sendika olarak, ‘müfredat değiştirilmelidir’ söyleminin ötesine geçerek, ‘nasıl bir müfredat’ sorusuna cevap aradık ve çok detaylı bir rapor hazırladık. Mevcut öğretim programlarının kapsamlı bir inceleme ve değerlendirmesini yaptığımız rapor, genel ve özel amaçlar, içerik, kazanımlar, öğrenme ve öğretme süreci, ölçme ve değerlendirme boyutlarını içermektedir. Bunların yanı sıra uluslararası karşılaştırmalar ışığında Türkiye’de dersleri ve söz konusu derslere ayrılan süreleri inceleyerek öneriler geliştirdik. Modern Türkiye’nin kurulma sürecinde, eğitim siyasal elitlerin elinde çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmanın, modern, seküler bir toplum ve birey inşa etmenin temel aracı olarak görülmüştür. Cumhuriyet döneminin elitleri, dini bağların güçlü olduğu maneviyatçı bir toplumdan seküler bir ulus inşa etmek hedefiyle hareket etmiş, bu amacı gerçekleştirmek için de, pozitivist bilim anlayışı çerçevesinde modernlik adı altında bir endoktrinasyon sistemi tasarlamıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yeni bir kimlik, ulus ve devletin oluşturulmasını hedefleyen bu modernleşmeci proje, Kemalizm olarak tanımlanmıştır. Kemalizm, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze eğitim sisteminin üzerindeki kurucu etkisini sürdürmüştür. Bu ideoloji, devleti bireye önceleyen, farklılıklara izin vermeyen ve tek tipçi bir eğitim anlayışını dayatmaktadır” dedi.

15 Temmuz darbe girişimi ve milletin doğrudan müdahalesiyle püskürtülmesi de öğretim programlarında yer almalı …

Yeni Türkiye ve demokratikleşme vizyonunun, öğretim programlarıyla bütünleştirilmesinin önemine değinen Bayrakdar, şunlara değindi: “Öğretim programlarımızda, Türkiye’nin özellikle son yıllarda atmış olduğu demokratikleşme adımları yeterince yer almamaktadır. Öte yandan, askeri darbe dönemlerinden sonra kurgulanmış olan temel ilkeler ve bürokratik vesayetçi anlayışlar, öğretim programları ve ders kitaplarında maalesef yerini hâlâ korumaktadır. Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı demokratik gelişme öğretim programlarıyla bütünleştirilmelidir. 1960, 1971, 1980 ve 1997’de yaşanan askeri darbelerin demokrasinin gelişimine ve hayatın olağan akışına yaptıkları olumsuz etkilere öğretim programlarında geniş yer verilmelidir. Aynı şekilde, 15 Temmuz 2016’da yaşanan melun darbe girişimi ve bu girişimin milletin doğrudan müdahalesiyle püskürtülmesi de öğretim programlarında yer almalıdır. Talim ve Terbiye Kurulu yeniden yapılandırılmalıdır. Eğitim sisteminde çoğu zaman bir vesayet kurumu olarak çalışan ve statükonun yanında, değişimin karşısında olan tutumuyla öne çıkan ve en önemlisi de eğitimi bir endoktrinasyon aracı olarak kullanan Talim ve Terbiye Kurulu’nun yapısında sivilleşme, normalleşme ve demokratikleşme ihtiyacı vardır. Kurulun katı bir ideolojinin bekçiliğini yapmak şeklindeki rolünü terk edip, gerçek anlamda çağdaş ve toplumun beklentilerini karşılayan öğretim programları hazırlama misyonunu üstlenmesi gereklidir. Ayrıntılı öğretim programları yerine standartlar benimsenmelidir. Öğretim programları her bir düzey için bir ana yeterlilik çerçevesini ve asgari standardı oluşturacak kazanım hedeflerini belirlemeli, bununla yetinmelidir.

Temel derslere ayrılan süreler azaltılmamalı …

Empatik ve eleştirel bir millî tarih/kültür anlayışı benimsenmelidir. Başta tarih dersleri olmak üzere, eğitim sistemi, kişiselleştirilmiş müfredattan ve ders kitaplarından arındırılmalıdır. Öğrencilere tarihsel konuların farklı kesimlerce farklı algılandığını gösteren çoğulcu ve eleştirel bir yaklaşım benimsenmelidir. Din eğitimi, toplumsal talepler temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Türkiye’de zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi, İslam dini ağırlıklı olmak üzere, diğer dinleri, inançları ve ahlaki öğretileri olabildiğince nesnel bir şekilde tanıtıcı bir üslupla sunulmalıdır. Bununla birlikte, seçmeli din ve değerler eğitimi dersleri ise, velilerin ve öğrencilerin talepleri göz önüne alınarak İslam dinini sevdirmeyi ve benimsetmeyi esas alan, gerektiğinde uygulamaya da yer verecek şekilde yapılandırılmalıdır. OECD ülkeleri ile Türkiye arasında görülen en önemli farklardan biri de, Türkiye’de din ve ahlak eğitimi daha geç başlamakta ve ilkokulda çok sınırlı oranda verilmektedir. Türkiye’de din ve ahlak eğitimi, OECD ülkelerinde olduğu gibi birinci sınıftan itibaren verilmelidir. Öğretim programları geliştirme süreci sürekli izlenmeli ve katılımcı bir şekilde geliştirilmelidir.

Öğretim programlarının genelinin amaç ve temel yaklaşımı bütünleşik olmalı, programlar bütünden kopuk bir şekilde geliştirilmemelidir. Başka bir deyişle, programlar bir manzumenin parçaları olmalı, gereksiz ve bütünden kopuk unsurlara yer verilmemelidir. Program tasarımlarında sürek/devam derslerinin programları, zorunlu veya seçmeli bir başka derste olan içeriklerden, sarmallığın ve konular arası dikey hiyerarşinin sonucu olmayan gereksiz tekrarlardan arındırılmalıdır. Öğretim programının ana/üst çerçevesini oluşturacak hayat becerileri, değerler eğitimi ve duyuşsal eğitim girdileri katılımcı bir şekilde belirlenmelidir. Öğretim programlarında yer verilecek konular hayatla ve ihtiyaçlarla ilişkili, öğrenmeyi özendirici ve ilgi uyandırıcı olmalıdır. Öğretim programları ve merkezi sınavlar arasında ahenk sağlanmalıdır. Merkezi sınavlar, öğretim programlarındaki amaçlar ile ölçme ve değerlendirme tavsiyeleriyle uyumlu hale getirilmelidir. Bu çerçevede, çoktan seçmeli sınavlara ek olarak gerek geleneksel gerekse tamamlayıcı ölçme ve değerlendirme yaklaşımları kullanılmalıdır. Haftalık ders saatleri ve özellikle temel derslere ayrılan süreler azaltılmamalıdır.”

Mehmet ÖZGÜN

 

Etiketler: / / /

Dünyaca Ünlü Bilim İnsanı Hatay’da
Nanoteknoloji’nin dünya liderlerinden Prof. Dr. Münir Nayfeh, İSTE davetlisi… Nanoteknoloji konusunda dünyaca tanınan bir otorite olarak kabul edilen Illinois Üniversitesi...
Vali Ata Ankara’dan döndü
TSKGV Heyetini kabul etti Vali Erdal Ata, geçtiğimiz hafta sonunda 81 İl Valileri ile birlikte üst düzey bir toplantı ve...
Teklif geri çekilsin
Kadın Avukatlar, Müftü-İmam’ın nikah kıymasına karşı… Hatay Barosu Kadın Komisyonu üyesi Kadın Avukatlar, TBMM’deki ‘müftü ve imamlara nikah kıyma yetkisi’...
Önce Kazdı, Sonra Ekti…
Atom bombası sonrası yaşayabilen tek ağaç MABET, Antakya Parkı’nda Japonya’dan özel olarak getirtilen ağaç, “barışı ve kardeşliği” simgeliyor… Hatay Büyükşehir...
Briç sezonu açıldı
Muhteşem bir açılış turnuvası yapıldı Antakya Briç Spor Kulübü Derneği, 2017-2018 Briç sezonunun açılışını geçtiğimiz hafta sonu Kulüp lokalinde geniş...
İyilik, insanlığın tek kurtuluşu…
Düşlere Koşalım mı? Üniversite öğrencilerinin eğitim hayatına maddi kaynak sunmanın yanı sıra onların sosyal ve kültürel olarak da gelişimlerine destek...
30 yıllık nikah salonu  yıkılacak!
BŞB; Meydan Projesi hazır, 8 Milyonluk işin bir hayırsevere yaptırılması gündemde… Büyük Antakya Parkı girişindeki Nikah Salonu binası yıkılarak, orada...
Nasıl Onaylandı?
Kimler Onayladı? Her aşamanın, her detayın, projelendirilen her çalışmanın Adana Anıtlar Kurulu ‘onayı’ ile halledildiği ve sonuçlandırıldığı Antakya’da Kurşunlu Han restorasyon...
Çekirdek Çitleyen ‘Eşek’…
Bize de Bu Mu Gerek? Porsuk özelinde yarattığı kentsel estetiği muhafaza etmek için ciddi çalışmalar yapan Eskişehir Belediyesi, ‘Asi’ noktasında...
Meclis Üyesi Cepni evlendi
Antakya Belediye Meclisi üyesi Esin Cepni evlenerek mutlu yuvasını kurdu. “Esin Cepni-Serdal Sıkar” çiftinin düğün töreni geçtiğimiz hafta sonunda gerçekleşti....
Defne’de asfalt
Büyükşehir Defne el ele… Defne ilçesinde Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Belediyesi el ele vererek asfalt kampanyasını sürdürüyor. Ekipler, son olarak...
Antakya’da kültür-sanat
Hazırlayan: (Mehmet Karasu) Antakya Kitaplığı Antakya Akademisi/Albert Harrent Antakya Akademisi Albert Harrent imzasını taşıyor. Her dönemde stratejik öneme sahip olan...
Taksiciler dertli
Savaş, taksici esnafla bir araya geldi Antakya şehir içi taksi esnafı, sıkıntılarını Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’a aktardı. Şehir dahili...
Kısa kısa haberler
Defne Kent Konseyi Sempozyumu Cuma Günü: Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Bireyler için İletişim Defne Belediyesi ile birlikte, Defne Kent Konseyi ve...
İSTE’de öğrencilere kahvaltı…
Tanışma ve kaynaşma fırsatı… Selim Harbiyeli: “Bizler, İMO olarak, hem iş imkânları hem de staj ve deneyim konusunda her zaman...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ