Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 4,46 / Satış: 4,48
€ EURO → Alış: 5,26 / Satış: 5,28

Anayasa’dan başlanarak tüm mevzuat değiştirilmeli …

Anayasa’dan başlanarak tüm mevzuat değiştirilmeli …
  • 05.01.2017
  • 756 kez okundu

Bayrakdar, hazırladıkları raporu kamuoyuna sundu, ideolojik kaygıların uzağında, pedagojik ilkeler ışığında yeni bir müfredatın önemine vurgu yaptı …

 

Eğitim-Bir-Sen Hatay Şube  Başkanı İsmail Bayrakdar, 50 akademisyen ve 400 öğretmenden oluşan 9 komisyonun hazırladığı “Gecikmiş Bir Reform: Müfredatın Demokratikleştirilmesi” adlı raporu kamuoyuna sundu.

İdeolojik kaygıların uzağında pedagojik ilkeler ışığında yeni müfredatın önemine vurgu yapan Bayrakdar, “Türkiye’de eğitim sisteminin gerçek anlamda demokratikleşmesi ve böylece toplumun farklı taleplerine cevap üretebilmesi için, çağdaş gelişmeleri dikkate alan yeni bir yapıya ihtiyaç bulunmaktadır. Eğitim sistemi, bir yandan çoğulcu, demokratik, farklılıklara imkân tanıyan bir çerçeveye, diğer yandan da ortak bir kültür, millet ve vatan etrafında birleşmeyi sağlayacak şekilde yeniden kurgulanmalıdır. Bu çerçevede, eğitim sistemini düzenleyen en üst temel belge olan anayasadan başlanarak ilgili tüm mevzuat değiştirilmelidir” dedi.

Eğitimde köklü bir müfredat değişikliği şart …

Eğitime önem vermeyen bir milletin varoluş iddiasının sağlam temellere dayanamayacağına, çünkü inanç, bilgi, karakter ve başarı bakımından sağlam nesillerin ancak eğitim yoluyla yetiştirilebileceğine değinen Bayrakdar, “İçinde yaşadığımız çağda, insanlığı ilgilendiren tüm sorunlarda ve ülkemizde hiç kimsenin ‘öteki’ olmadığı kardeşlik ikliminin tesisi için eğitimde köklü bir müfredat değişikliğinin gerektiğine inanan bir sendika olarak, ‘müfredat değiştirilmelidir’ söyleminin ötesine geçerek, ‘nasıl bir müfredat’ sorusuna cevap aradık ve çok detaylı bir rapor hazırladık. Mevcut öğretim programlarının kapsamlı bir inceleme ve değerlendirmesini yaptığımız rapor, genel ve özel amaçlar, içerik, kazanımlar, öğrenme ve öğretme süreci, ölçme ve değerlendirme boyutlarını içermektedir. Bunların yanı sıra uluslararası karşılaştırmalar ışığında Türkiye’de dersleri ve söz konusu derslere ayrılan süreleri inceleyerek öneriler geliştirdik. Modern Türkiye’nin kurulma sürecinde, eğitim siyasal elitlerin elinde çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmanın, modern, seküler bir toplum ve birey inşa etmenin temel aracı olarak görülmüştür. Cumhuriyet döneminin elitleri, dini bağların güçlü olduğu maneviyatçı bir toplumdan seküler bir ulus inşa etmek hedefiyle hareket etmiş, bu amacı gerçekleştirmek için de, pozitivist bilim anlayışı çerçevesinde modernlik adı altında bir endoktrinasyon sistemi tasarlamıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yeni bir kimlik, ulus ve devletin oluşturulmasını hedefleyen bu modernleşmeci proje, Kemalizm olarak tanımlanmıştır. Kemalizm, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze eğitim sisteminin üzerindeki kurucu etkisini sürdürmüştür. Bu ideoloji, devleti bireye önceleyen, farklılıklara izin vermeyen ve tek tipçi bir eğitim anlayışını dayatmaktadır” dedi.

15 Temmuz darbe girişimi ve milletin doğrudan müdahalesiyle püskürtülmesi de öğretim programlarında yer almalı …

Yeni Türkiye ve demokratikleşme vizyonunun, öğretim programlarıyla bütünleştirilmesinin önemine değinen Bayrakdar, şunlara değindi: “Öğretim programlarımızda, Türkiye’nin özellikle son yıllarda atmış olduğu demokratikleşme adımları yeterince yer almamaktadır. Öte yandan, askeri darbe dönemlerinden sonra kurgulanmış olan temel ilkeler ve bürokratik vesayetçi anlayışlar, öğretim programları ve ders kitaplarında maalesef yerini hâlâ korumaktadır. Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı demokratik gelişme öğretim programlarıyla bütünleştirilmelidir. 1960, 1971, 1980 ve 1997’de yaşanan askeri darbelerin demokrasinin gelişimine ve hayatın olağan akışına yaptıkları olumsuz etkilere öğretim programlarında geniş yer verilmelidir. Aynı şekilde, 15 Temmuz 2016’da yaşanan melun darbe girişimi ve bu girişimin milletin doğrudan müdahalesiyle püskürtülmesi de öğretim programlarında yer almalıdır. Talim ve Terbiye Kurulu yeniden yapılandırılmalıdır. Eğitim sisteminde çoğu zaman bir vesayet kurumu olarak çalışan ve statükonun yanında, değişimin karşısında olan tutumuyla öne çıkan ve en önemlisi de eğitimi bir endoktrinasyon aracı olarak kullanan Talim ve Terbiye Kurulu’nun yapısında sivilleşme, normalleşme ve demokratikleşme ihtiyacı vardır. Kurulun katı bir ideolojinin bekçiliğini yapmak şeklindeki rolünü terk edip, gerçek anlamda çağdaş ve toplumun beklentilerini karşılayan öğretim programları hazırlama misyonunu üstlenmesi gereklidir. Ayrıntılı öğretim programları yerine standartlar benimsenmelidir. Öğretim programları her bir düzey için bir ana yeterlilik çerçevesini ve asgari standardı oluşturacak kazanım hedeflerini belirlemeli, bununla yetinmelidir.

Temel derslere ayrılan süreler azaltılmamalı …

Empatik ve eleştirel bir millî tarih/kültür anlayışı benimsenmelidir. Başta tarih dersleri olmak üzere, eğitim sistemi, kişiselleştirilmiş müfredattan ve ders kitaplarından arındırılmalıdır. Öğrencilere tarihsel konuların farklı kesimlerce farklı algılandığını gösteren çoğulcu ve eleştirel bir yaklaşım benimsenmelidir. Din eğitimi, toplumsal talepler temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Türkiye’de zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi, İslam dini ağırlıklı olmak üzere, diğer dinleri, inançları ve ahlaki öğretileri olabildiğince nesnel bir şekilde tanıtıcı bir üslupla sunulmalıdır. Bununla birlikte, seçmeli din ve değerler eğitimi dersleri ise, velilerin ve öğrencilerin talepleri göz önüne alınarak İslam dinini sevdirmeyi ve benimsetmeyi esas alan, gerektiğinde uygulamaya da yer verecek şekilde yapılandırılmalıdır. OECD ülkeleri ile Türkiye arasında görülen en önemli farklardan biri de, Türkiye’de din ve ahlak eğitimi daha geç başlamakta ve ilkokulda çok sınırlı oranda verilmektedir. Türkiye’de din ve ahlak eğitimi, OECD ülkelerinde olduğu gibi birinci sınıftan itibaren verilmelidir. Öğretim programları geliştirme süreci sürekli izlenmeli ve katılımcı bir şekilde geliştirilmelidir.

Öğretim programlarının genelinin amaç ve temel yaklaşımı bütünleşik olmalı, programlar bütünden kopuk bir şekilde geliştirilmemelidir. Başka bir deyişle, programlar bir manzumenin parçaları olmalı, gereksiz ve bütünden kopuk unsurlara yer verilmemelidir. Program tasarımlarında sürek/devam derslerinin programları, zorunlu veya seçmeli bir başka derste olan içeriklerden, sarmallığın ve konular arası dikey hiyerarşinin sonucu olmayan gereksiz tekrarlardan arındırılmalıdır. Öğretim programının ana/üst çerçevesini oluşturacak hayat becerileri, değerler eğitimi ve duyuşsal eğitim girdileri katılımcı bir şekilde belirlenmelidir. Öğretim programlarında yer verilecek konular hayatla ve ihtiyaçlarla ilişkili, öğrenmeyi özendirici ve ilgi uyandırıcı olmalıdır. Öğretim programları ve merkezi sınavlar arasında ahenk sağlanmalıdır. Merkezi sınavlar, öğretim programlarındaki amaçlar ile ölçme ve değerlendirme tavsiyeleriyle uyumlu hale getirilmelidir. Bu çerçevede, çoktan seçmeli sınavlara ek olarak gerek geleneksel gerekse tamamlayıcı ölçme ve değerlendirme yaklaşımları kullanılmalıdır. Haftalık ders saatleri ve özellikle temel derslere ayrılan süreler azaltılmamalıdır.”

Mehmet ÖZGÜN

 

Etiketler: / / /

Bugün 19 Mayıs
Bugün, Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın 99.Yıldönümü. Antakya’daki kutlamalarda, saat 10.00’da liseli gençler Vali Ürgen Alanı’ndan Cumhuriyet Anıtı’na kadar...
Milli Sporcular Valilik’te
Uluslararası yarışmalarda başarı elde eden ilimiz sporcularından oluşan bir heyet, dün Vali Erdal Ata’ya, “Gençlik Haftası” ve 19 Mayıs Atatürk’ü...
MHP’de M. Necmettin Ahrazoğlu yok!
Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Hatay Milletvekili adayları listesinde halen Milletvekili olan M.Necmettin Ahrazoğlu ismi bulunmuyor. Ahrazoğlu’nun, Genel Merkez’e muhalif isimlerden...
MKÜ’lü öğrenciler İsrail ve ABD’yi kınadı
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde (MKÜ) öğrenciler ve bazı çalışanlar dün Cuma Namazı sonrası Kudüs’e destek yürüyüşünde bulundu. Yürüyüş sonrası MKÜ...
MHP’nin Hatay Milletvekili Adayları belli oldu
İlk sırada: Lütfi Kaşıkçı var Milliyetçi Hareket Partisi’nin 24 Haziran Milletvekili Genel Seçimi’nde ilimizden göstereceği adaylar belli oldu. İlk 2...
Samandağlı genç virüs kurbanı
Samandağ ilçesi Yeni Mahalle sakini 16 yaşlarındaki lise öğrencisi, virüs bulaşması sonucu geçirdiği rahatsızlık nedeniyle vefat etti. Ali Baytar adlı...
Kısa kısa haberler
RAMAZAN İMSAKİYESİ BUGÜN YARIN İmsak : 03.44 03.43 Güneş : 05.19 05.19 Öğle : 12.38 12.38 İkindi : 16.25 16.25...
CHP’li Gençler Anıtkabir’de
Cumhuriyet Halk Partisi Spor Kurulu’nun 19 Mayıs Anıtkabir Yürüyüşü, CHP Genel Sekreteri Akif Hamzaçebi başkanlığında gerçekleştirildi. Türkiye’nin çeşitli illerinde gelen...
Hatay Barosu’ndan 19 Mayıs Mesajı:
19 Mayıs, Tarihin Yeniden Yazıldığı Gün Hatay Barosu’nca yayınlanan mesajda, 19 Mayıs 1919’un, tarihin yeniden yazıldığı gün olduğuna vurgu yapıldı....
İş makineleri çalışıyor
Ön Cephe Yıkıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Adana Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü kontrolünde, Ankara merkezli MBD İnşaat tarafından gerçekleştirilen...
24 Haziran’ı beklerken,
Merak Edilenler Cumhurbaşkanı seçimi ile Milletvekili genel seçiminde yurtiçinde 56 milyon 342 bin 263, yurtdışında da 3 milyon 49 bin...
Sautoğlu Hediyesi Tablo
Hatay Fotoğrafçılar Derneği Başkanı Can Sautoğlu, yaptırdığı Antakya Köprübaşı Fotoğraf Tablosu’nu Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’a hediye etti. Önceki gün...
343 coğrafi işaret tescil edildi…
419 Başvuru İşlemde! Antakya Simidi mi? Hatay ve diğer illerdeki çalışmalara işaret eden ve yılın ilk çeyreğinde coğrafi işaret tescillerinin...
SGK Ziyareti ATB’ye
Sosyal Güvenlik Haftası kutlama etkinlikleri kapsamında, SGK’nin en üst düzey heyetinin resmi kurum ve STK ziyaretleri kapsamında bir ziyaret de...
Gökdemir: 19 Mayıs, imkansızın başarıldığı tarih…
CHP’de Milletvekili aday adayı olması üzerine Antakya CHP İlçe Başkanlığı’ndan istifa eden H.Ramiz Parlar’ın yerine getirilen Gökay Gökdemir, yayınladığı 19...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ