Reklam
Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 3,59 / Satış: 3,60
€ EURO → Alış: 3,79 / Satış: 3,81

Anayasa’dan başlanarak tüm mevzuat değiştirilmeli …

Anayasa’dan başlanarak tüm mevzuat değiştirilmeli …
  • 05.01.2017
  • 228 kez okundu

Bayrakdar, hazırladıkları raporu kamuoyuna sundu, ideolojik kaygıların uzağında, pedagojik ilkeler ışığında yeni bir müfredatın önemine vurgu yaptı …

 

Eğitim-Bir-Sen Hatay Şube  Başkanı İsmail Bayrakdar, 50 akademisyen ve 400 öğretmenden oluşan 9 komisyonun hazırladığı “Gecikmiş Bir Reform: Müfredatın Demokratikleştirilmesi” adlı raporu kamuoyuna sundu.

İdeolojik kaygıların uzağında pedagojik ilkeler ışığında yeni müfredatın önemine vurgu yapan Bayrakdar, “Türkiye’de eğitim sisteminin gerçek anlamda demokratikleşmesi ve böylece toplumun farklı taleplerine cevap üretebilmesi için, çağdaş gelişmeleri dikkate alan yeni bir yapıya ihtiyaç bulunmaktadır. Eğitim sistemi, bir yandan çoğulcu, demokratik, farklılıklara imkân tanıyan bir çerçeveye, diğer yandan da ortak bir kültür, millet ve vatan etrafında birleşmeyi sağlayacak şekilde yeniden kurgulanmalıdır. Bu çerçevede, eğitim sistemini düzenleyen en üst temel belge olan anayasadan başlanarak ilgili tüm mevzuat değiştirilmelidir” dedi.

Eğitimde köklü bir müfredat değişikliği şart …

Eğitime önem vermeyen bir milletin varoluş iddiasının sağlam temellere dayanamayacağına, çünkü inanç, bilgi, karakter ve başarı bakımından sağlam nesillerin ancak eğitim yoluyla yetiştirilebileceğine değinen Bayrakdar, “İçinde yaşadığımız çağda, insanlığı ilgilendiren tüm sorunlarda ve ülkemizde hiç kimsenin ‘öteki’ olmadığı kardeşlik ikliminin tesisi için eğitimde köklü bir müfredat değişikliğinin gerektiğine inanan bir sendika olarak, ‘müfredat değiştirilmelidir’ söyleminin ötesine geçerek, ‘nasıl bir müfredat’ sorusuna cevap aradık ve çok detaylı bir rapor hazırladık. Mevcut öğretim programlarının kapsamlı bir inceleme ve değerlendirmesini yaptığımız rapor, genel ve özel amaçlar, içerik, kazanımlar, öğrenme ve öğretme süreci, ölçme ve değerlendirme boyutlarını içermektedir. Bunların yanı sıra uluslararası karşılaştırmalar ışığında Türkiye’de dersleri ve söz konusu derslere ayrılan süreleri inceleyerek öneriler geliştirdik. Modern Türkiye’nin kurulma sürecinde, eğitim siyasal elitlerin elinde çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmanın, modern, seküler bir toplum ve birey inşa etmenin temel aracı olarak görülmüştür. Cumhuriyet döneminin elitleri, dini bağların güçlü olduğu maneviyatçı bir toplumdan seküler bir ulus inşa etmek hedefiyle hareket etmiş, bu amacı gerçekleştirmek için de, pozitivist bilim anlayışı çerçevesinde modernlik adı altında bir endoktrinasyon sistemi tasarlamıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yeni bir kimlik, ulus ve devletin oluşturulmasını hedefleyen bu modernleşmeci proje, Kemalizm olarak tanımlanmıştır. Kemalizm, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze eğitim sisteminin üzerindeki kurucu etkisini sürdürmüştür. Bu ideoloji, devleti bireye önceleyen, farklılıklara izin vermeyen ve tek tipçi bir eğitim anlayışını dayatmaktadır” dedi.

15 Temmuz darbe girişimi ve milletin doğrudan müdahalesiyle püskürtülmesi de öğretim programlarında yer almalı …

Yeni Türkiye ve demokratikleşme vizyonunun, öğretim programlarıyla bütünleştirilmesinin önemine değinen Bayrakdar, şunlara değindi: “Öğretim programlarımızda, Türkiye’nin özellikle son yıllarda atmış olduğu demokratikleşme adımları yeterince yer almamaktadır. Öte yandan, askeri darbe dönemlerinden sonra kurgulanmış olan temel ilkeler ve bürokratik vesayetçi anlayışlar, öğretim programları ve ders kitaplarında maalesef yerini hâlâ korumaktadır. Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı demokratik gelişme öğretim programlarıyla bütünleştirilmelidir. 1960, 1971, 1980 ve 1997’de yaşanan askeri darbelerin demokrasinin gelişimine ve hayatın olağan akışına yaptıkları olumsuz etkilere öğretim programlarında geniş yer verilmelidir. Aynı şekilde, 15 Temmuz 2016’da yaşanan melun darbe girişimi ve bu girişimin milletin doğrudan müdahalesiyle püskürtülmesi de öğretim programlarında yer almalıdır. Talim ve Terbiye Kurulu yeniden yapılandırılmalıdır. Eğitim sisteminde çoğu zaman bir vesayet kurumu olarak çalışan ve statükonun yanında, değişimin karşısında olan tutumuyla öne çıkan ve en önemlisi de eğitimi bir endoktrinasyon aracı olarak kullanan Talim ve Terbiye Kurulu’nun yapısında sivilleşme, normalleşme ve demokratikleşme ihtiyacı vardır. Kurulun katı bir ideolojinin bekçiliğini yapmak şeklindeki rolünü terk edip, gerçek anlamda çağdaş ve toplumun beklentilerini karşılayan öğretim programları hazırlama misyonunu üstlenmesi gereklidir. Ayrıntılı öğretim programları yerine standartlar benimsenmelidir. Öğretim programları her bir düzey için bir ana yeterlilik çerçevesini ve asgari standardı oluşturacak kazanım hedeflerini belirlemeli, bununla yetinmelidir.

Temel derslere ayrılan süreler azaltılmamalı …

Empatik ve eleştirel bir millî tarih/kültür anlayışı benimsenmelidir. Başta tarih dersleri olmak üzere, eğitim sistemi, kişiselleştirilmiş müfredattan ve ders kitaplarından arındırılmalıdır. Öğrencilere tarihsel konuların farklı kesimlerce farklı algılandığını gösteren çoğulcu ve eleştirel bir yaklaşım benimsenmelidir. Din eğitimi, toplumsal talepler temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Türkiye’de zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi, İslam dini ağırlıklı olmak üzere, diğer dinleri, inançları ve ahlaki öğretileri olabildiğince nesnel bir şekilde tanıtıcı bir üslupla sunulmalıdır. Bununla birlikte, seçmeli din ve değerler eğitimi dersleri ise, velilerin ve öğrencilerin talepleri göz önüne alınarak İslam dinini sevdirmeyi ve benimsetmeyi esas alan, gerektiğinde uygulamaya da yer verecek şekilde yapılandırılmalıdır. OECD ülkeleri ile Türkiye arasında görülen en önemli farklardan biri de, Türkiye’de din ve ahlak eğitimi daha geç başlamakta ve ilkokulda çok sınırlı oranda verilmektedir. Türkiye’de din ve ahlak eğitimi, OECD ülkelerinde olduğu gibi birinci sınıftan itibaren verilmelidir. Öğretim programları geliştirme süreci sürekli izlenmeli ve katılımcı bir şekilde geliştirilmelidir.

Öğretim programlarının genelinin amaç ve temel yaklaşımı bütünleşik olmalı, programlar bütünden kopuk bir şekilde geliştirilmemelidir. Başka bir deyişle, programlar bir manzumenin parçaları olmalı, gereksiz ve bütünden kopuk unsurlara yer verilmemelidir. Program tasarımlarında sürek/devam derslerinin programları, zorunlu veya seçmeli bir başka derste olan içeriklerden, sarmallığın ve konular arası dikey hiyerarşinin sonucu olmayan gereksiz tekrarlardan arındırılmalıdır. Öğretim programının ana/üst çerçevesini oluşturacak hayat becerileri, değerler eğitimi ve duyuşsal eğitim girdileri katılımcı bir şekilde belirlenmelidir. Öğretim programlarında yer verilecek konular hayatla ve ihtiyaçlarla ilişkili, öğrenmeyi özendirici ve ilgi uyandırıcı olmalıdır. Öğretim programları ve merkezi sınavlar arasında ahenk sağlanmalıdır. Merkezi sınavlar, öğretim programlarındaki amaçlar ile ölçme ve değerlendirme tavsiyeleriyle uyumlu hale getirilmelidir. Bu çerçevede, çoktan seçmeli sınavlara ek olarak gerek geleneksel gerekse tamamlayıcı ölçme ve değerlendirme yaklaşımları kullanılmalıdır. Haftalık ders saatleri ve özellikle temel derslere ayrılan süreler azaltılmamalıdır.”

Mehmet ÖZGÜN

 

Etiketler: / / /

FETÖ’de tutuklu sayısı 931’e çıktı
Hatay’da devam etmekte olan Fetullahçı Terör Örgütü ile Paralel Devlet Yapılanması soruşturmaları kapsamında tutuklu sayısı 931’e çıktı. Son bir hafta...
Minibüs ve otobüslere kamera
Hatay Valiliği; Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne bir yazı göndererek, ilimizdeki tüm dolmuş, minibüs ve otobüslerde kamera ve ses kayıt cihazı bulundurulması...
BŞB ve Defne dayanışmasına devam
Defneli muhtarlar, ilçeye gelen hizmetlerden memnun…. Defne Muhtarlar Derneği Başkanı Muhsin Demirel, Büyükşehir ve Defne Belediyeleri tarafından ilçeye sağlanan hizmetlerden...
İMO, üyelerine vefalı…
25. ve 40.yıl plaketleri İnşaat Mühendisleri Odası Hatay Şubesi, meslekte 25 yıl ile 40 yılını tamamlayan üyelerine “Şükran Plaketi” verdi....
HAGİAD yönetimi ATB’de
Hatay Genç İşadamları Derneği Başkan ve Yöneticileri dün sabah toplu halde Antakya Ticaret Borsası’na ziyarette bulundu. Başkan Mehmet Ali Kuseyri,...
Savaş’a çiçekli karşılama
Dün konuk olduğu köprübaşı esnafı tarafından Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’a çiçekli karşılama yapıldı. SAVAŞ, dün sabah, Köprübaşı Meydanı...
Neden mi koşuyorum?
Ali’nin ‘düşleri’ için 5 Mart’taki RunAtolia Maratonu’nda Alikev için koşmaya hazırlanan Ali İsmail Korkmaz’ın Annesi Emel Korkmaz, atacağı her adımın...
Baro semineri
Hatay Barosu yönetiminin üyelerine yönelik mesleki seminerler uygulamasına bir yenisi eklendi. Baro Başkanlığı etkinliği, geçtiğimiz Cumartesi günü gerçekleşti. Adliye binası...
Sümerler O.O. şampiyon
Hatay Ortaokullararası Kızlar Basketbol Şampiyonu olan Defne ilçesi Sümerler Ortaokulu Kız Basketbol Takımı, Hatay’ı temsilen Aksaray’daki Türkiye Grup Şampiyonası’ndaki tüm...
ADD yönetimi ziyareti Yaman’a
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Yönetim Kurulu üyesi bir heyet, geçtiğimiz hafta sonunda Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman’ı ziyaret etti. ADD...
2 kardeşin masa tenisindeki başarısı:
Hatay’a 2 Türkiye şampiyonluğu Antakyalı iki kardeş, masa tenisinde Hatay’a 2 Türkiye Şampiyonluğu kazandırdı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Cemil...
Kamu Sen’den memur’a mesaj:
Tercihin bizden olsun, biz hep seninleyiz Türkiye Kamu-Sen Hatay İl Başkanı, aynı zamanda Türk Sağlık-Sen Hatay Şube Yönetim Kurulu Başkanı...
Dede oldu
Hatay SMMO başkanı’nın iyi günü Hatay Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Tahsin Kırık, büyükbaba oldu. Tahsin Kırık ve eşi...
Hatay gemisi
Hatay, artık denizlerde ve okyanuslarda… Hataylı İşadamı İbrahim Güler, satın aldığı yük gemisine “HATAY-Habib-i Neccar” adını verdi. Hataylı İşadamı-Nakliyeci İbrahim...
Kurumlar el ele
Ortak kaygı, trafik kazaları ve sonuçları… Hatay Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Daire Başkanlığı, Samandağ Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Samandağ Emniyet Müdürlüğü...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ