Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 3,83 / Satış: 3,84
€ EURO → Alış: 4,51 / Satış: 4,52

ARI VE SİNEK

Yüksel Coşkun
Yüksel Coşkun
  • 09.10.2017
  • 445 kez okundu

Saygıdeğer okurlar,

Bu hafta yazımın konusunu değişiklik olsun diye iki canlı yaratık üzerinde yapılan bir uygulama ile tespit edilen özelliklerine ve yapısal yaşamlarına ayırdım.

Bir grup arıyla, bir grup sineği bir şişeye koyarlar.

Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını ise karanlığa doğru yerleştirirler,

Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru üşüşür, ama şişenin cam olan tabanı, onların da yabancısı olan bir madde olduğu için çıkmayı başaramazlar.

Bu arada sinekler, şişenin ağzına doluşur ve karanlıkta dışarı çıkarak kaybolurlar,

Ağzı açık olan şişeden, karanlık tarafa doğru tek bir arı bile gelmediği gibi, camın önünde ışığa doğru çabaları devam eder

Arıların ne kadar akıllı varlıklar olduğunu hepimiz biliyoruz.

Sinekler ise malum hayvanlar,

Adı üstünde arılar ne kadar temiz ve faydalı ise, sinekler de o kadar pis canlılardır.

Bizi sokarlar diye arılardan korkarız, ama sineklerden de sürekli midemiz bulanır.

Arılar, önlerinde ne tür engel olursa olsun, çabalarını sürdürür ve gerektiğinde de bu uğurda ölebilirler.

Bunu yaptıran, yürek, azim, sevgi, dürüst ve ilkeli olmaları, kendine ve yaşadığı topluma saygıdır.

Sinekler ise, karanlıkta sıvışan kaçaklardır, şişenin ağzının karanlığa açılmasının onlarca hiçbir önemi yoktur, onlar karanlığa yürürler, korkaktırlar ve hep kaçak dövüşürler.

Çünkü onlar için sadece kendi yaşamları söz konusudur,

Sinsi, ilkesiz ve yüreksizdirler.

Arıyı kovalamak isterseniz savaşır, engellere aldırmazlar, iğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır ve değerleri için de ölürler.

Amacı sadece ışığa ulaşmaktır.

Ama sinekler kovaladığınızda kaçarlar, sonra yılışık yılışık tekrar dönerler kovaladığınız yere,

Yemeklerinize, kollarınızın üstüne tünerler, pis ayakları ile ezerler yaşadığınız her yeri,

Nerede yemek varsa, nerede rahat yaşayacaklarsa oraya giderler, onlar için açıkağızların karanlığa çıkması önemli değildir.

Evet, saygıdeğer okurlar,

Kışlarını düşündükleri için yazın sıcağında bile durmadan çalışarak aç kalmayan karıncalar,

Oturduğu yerde yiyecek geleceğini düşünüp rahatına bakıp kışın aç kalan ağustos böcekleri,

Yani tüm canlı varlıkların, kimi karanlık veya ışığı seçerek kimi de yatarak veya çalışarak kendi yaşam mücadelesine devam ederler.

İnsanları hayvanlardan ayıran en önemli özellik ise, ben sizlere akıl verdim diyen Tanrı’nın en büyük lütfu olan akıl olmasına rağmen,

Arı gibi ilkeli,
kendine ve yaşadığı topluma saygılı ışığa çıkma çabasında olan insanlar ile,

Sinek gibi yılışık ve sonunda karanlığa çıkacağını bilerek günlük düşünerek kendini ve geleceğini karanlığa mahkum eden insanlar olabilmektedir.

Ama inanıyorum ki, tarih ileri de bu insanları sorgularken hak ettikleri şekilde ödüllendirip, cezalandıracaktır.

Işığa ulaşmak için çabalayanlara, engellere rağmen ışığa doğru yürüyenlere ve bu çaba içinde yürekleri insan sevgisiyle dolu ışık saçıp etrafını aydınlatanların yolları açık olsun diyor onlara sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Diğer taraftan sinek gibi karanlığa kaçanlara, ülkemizi karanlığa sürükleyenlere ve Ulu Önder

imiz Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının yokluklar ve sıkıntılar içerisinde bizlere bıraktığı bu cennet vatanın geleceğini ipotek koyduranlara bile bile alet olanları da Allah’a havale ediyorum.

Saygılarımla,

YÖNETİM VE SİYASETTE EN BÜYÜK FELAKET
YARIM BİLGİLİ İNSANLARIN TAM YETKİLİ OLMASIDIR.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ