Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 4,80 / Satış: 4,82
€ EURO → Alış: 5,59 / Satış: 5,61

“At’ı alan Kapıkule’yi bile geçti; kurultayı toplamasan ne yazar…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 06.07.2018
  • 461 kez okundu

İki gün önce bir kararname yayınlandı. Başbakanlığın fesh edilmesi ve yetkilerinin tümünün Cumhurbaşkanlığına geçmesiyle ilgili. Kararnamenin diğer maddelerinde de bakanlıkların yetkilerinin Cumhurbaşkanına devredildiği ve Başbakanlık gibi bakanlıkların da feshedildiğiyle ilgili. Ardından iki önemli olay geldi; “İçmesinler kardeşim” mantığıyla içkiye yüzde 15,5 ÖTV zammı geldi. Yetmedi Berna Laçin’e savcılık “İdam çözüm olsaydı Arap kentlerinde tecavüz rekoru kırılmazdı” sözlerine karşılık “Halkın dini değerlerini aşağılama” suçlamasıyla sadece twitter mesajı yüzünden soruşturma açıldı,

Bu daha başlangıç. Yetkilerin tamamen Cumhurbaşkanlığına geçmesinin hemen ardından neler yaşanacağını siz tahmin edin biz tespit edelim. Çıkarcı, bencil, kendi beklentilerini ülkenin çıkarlarını üzerinde gören, hırsı aklının önüne geçmiş bir muhalefet anlayışıyla nereye kadar. Ülkeyi tek adamlığa götürecek totaliter bir yönetim zihniyetindeki narsist bir siyaset etme biçimine mevcut muhalefet tarafından bir ülke teslim edildi. Siz bu saatten sonra; “Aman bizim koltuklara dokunmayın. Küçük olsun benim olsun. Olmadı etnik siyaset partisi oluruz” mantığıyla cumhuriyetle yaşıt bir partiyi koltuğunuza çivi olarak kullanmaya kalkarsanız artık sizin için yapacak hiçbir şey yok.

Ne anlamı var, kime ne faydası var bu saatten sonra “yerel seçimlere hazırlanıyoruz bizi rahat bırakın” sözlerinin. Umut denizinde kulaç atmaktan yorulup boğulan bir büyük seçmen kitlesine karşı; “Biz böyle iyiyiz. Ne güzel idare ediyoruz. Sen,ben, bizim oğlan. Ülkeyi AKP yönetiyor zaten. Siz ona bakın. Bizi bize bırakın” deme lüksüne sahip misiniz.

Yazıyoruz, konuşuyoruz ama bir türlü anlatamıyoruz. Son bir kez daha anlatalım…

24 Haziran 2018 seçim sonuçları. Seçmen sayısı 59 milyon 354 bin 480. Geçerli oy 50 milyon 125 bin 400. AKP’nin aldığı oy 26 milyon 900 bin 096. Yüzde 42,6. CHP’nin aldığı oy 11 milyon 348 bin 899. Aradaki oy farkı; “15 milyon 552 bin”. Yani CHP’nin aldığı oyun iki katından fazla AKP’nin oy oranı.

1 Kasım 2015’e göre; CHP’nin oy kaybı yüzde 2,5. Peki 1 Kasım 2015’te oy kullanan seçmen sayısı neydi; 56.965.099. 24 Haziran’da seçmen sayısı ne kadar; 59.345.480. Ne kadar artmış seçmen sayısı; 2 milyon 380 bin. Yani; 16 yıldır iktidarda bulunan ve milletin artık “illallah” dediği bir iktidar partisiyle yarışa giriyorsun seçmen sayısı da 2 milyon 380 bin artmış ki bunların çoğu genç seçmen, peki sen ne yapmışsın; 1 Kasım 2015 CHP’nin oy oranı; yüzde 25,31. Aldığı oy ne; 12 milyon 109 bin 985. Peki seçmen sayısı 2 milyon 380 bin artmasına rağmen CHP’nin 24 Haziran 2018 seçimlerinde aldığı oy miktarı ne; 11 milyon 348 bin 899. Yine söylüyorum oy veren seçmen sayısı 2,5 milyona yakın artarken senin 2018’de aldığın oy ile 2015’te aldığın oy arasındaki fark ne kadar; eksi 761 bin oy.

Seçmen sayısı 2 milyon 380 bin artmasına rağmen sen 700 bin oy kaybetmişsin son seçimlerde kardeşim…!

Peki Muharrem İnce’nin aldığı oy oranı ne; yüzde 30,6. Ne kadar oy almış; 15 milyon 386 bin 861 oy. Muharrem İnce ile CHP arasındaki oy farkı ne; 4 milyon oy. Peki her parti kendi adayını çıkarmışken Muharrem İnce’nin aldığı bu oy kime yazılır; sadece Muharrem İnce’ye.

Anlayamadığım şu; eğer siz gerçekten bu ülkeyi seviyorsanız, gerçekten ülkenin dikta yönetimine gitmesinden endişe ediyorsanız, gerçekten halka bir umut sunmak bir alternatif yaratmak istiyorsanız yapacağınız tek şey; “Gel Muharrem partiyi sen götür ben de sana destek olurum” demektir.

Haa…! Eğen bunu yapmıyorsanız; ( bu partiyi 30 yıla yakındır izleyen bir gazeteci olarak söylüyorum) ülkenizi değil kendi kişisel çıkarınızın hesabını yapıyorsunuz derim, ya da yaklaşan yerel seçimlerin her türlü getirisinden uzak kalmamak için etrafınızın baskısına karşı direnemiyorsunuz derim. Bakın bu yerel seçimlerde sadece 16 bin kişi bir yerlere seçilecek. Türkiye tam 81 milyon. Kişisel ikbali bir yere bırakıp şimdi gerçeklerin peşinde koşmak zamanıdır.

Ha direnirsek ne olur derseniz…!

En kötü ihtimalle ki bunu düşünmek bile istemem ama CHP bölünmenin eşiğine gelir…!

Karar CHP’yi yönetenlerin omuzunda yüklü…

Yoksa; At’ı alan Kapıkule’yi bile geçti iş işten geçtikten sonra kurultayı toplasanız ne yazar, toplamazsanız ne yazar…!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ