Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 4,80 / Satış: 4,82
€ EURO → Alış: 5,59 / Satış: 5,61

BALIK mıyız yoksa APTAL mı ? Belki de hem BALIK hem APTAL !

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 15.12.2017
  • 367 kez okundu

Albert Einstein’nın, “Aslında herkes dahidir… Ama siz kalkıp da bir balığı ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını APTAL olduğuna inanarak geçecektir…” ifadesine bakıp da eldeki eğitimin SİSTEMSİZLİĞİ noktasında durmamak ve düşünmemek mümkün mü ?

Değil !
Mümkün değil !

Peki, madem DEĞİL ! Hayatlarımızı birer oyun hamuru gibi şekilden şekile sokan, aldığımız her son şekilde de OLMADI BAŞTAN diyenlerin ülkesinde mutsuzluklarımıza neden olanlara niye bu kadar MECBURUZ, hiç sorguladık mı ? Kendimizi APTAL hissettirenlerin ülkesinde zekamızdan hangi ara bu kadar UZAK düştük, bir kez olsun sorduk mu ?

Yanıtları aramaktansa, soruların arasında dolaşmak özgürleştirirmiş çoğu zaman…

Durumumuz bu mu ?
Bu şekilde daha mı özgürüz ?
Kendimizi kurtardık mı sanıyoruz ?

Cevaplardan kaçarak rahatlamayı mı seçiyoruz ?

Bir yazarın dediği gibi…

Kendimizi o kadar akıllı sanıyoruz ki, okumadan her şeyi biliyor, görmeden tahmin ediyor, işitmeden duyuyoruz… Öyle sanıyoruz… Oysa gerçek tamamıyla farklı… Akıllılık iddiası bir yana, aslında çoğu zaman ‘akılsız’ olduğumuzun da farkına varamıyoruz… Her yaptığımız işte bir hikmet arıyoruz, kendimizi çok önemsiyoruz… Bu yüzden de hiçbir zaman gelişemiyor, KENDİMİZE olan yürüyüşümüzü başlatamıyor ve yan yollarda, tali yollarda KAYBOLUP gidiyoruz…

Oysaki itirafımız Fernando Pessoa’nun dediği kadar net…

“Hayatla aramda ince bir CAM var…
Açıkça görmeme ve anlamama rağmen, dokunamıyorum hayata!”

Net olan bir şey var ki, sistem de bunu istemiyor…
Hayata dokunan bireyi kendisine rakip görüyor…
Dokunulan hayatın anlaşılmasından korkuyor…
Anlaşılıp da gardın alınmasından en çok da…
Bu ise düşünen bireyin yolu demek oluyor…
En çok da, açılan yola girenlerin çokluğu…
Ve yaşama dokunanların ayağa kalkışı…

O yüzden…

O baştaki BALIK hikayesi hep çok revaçta !
Ağaca tırmanmaya zorlanan o balıklar hep çok revaçta !

Aptal olduğumuzdan değil, aptal gibi hissetmemiz istendiğinden !

Sonuç mu ?

Camı kırmak yerine, arkasındayız…
Arkasında durup, nefes alıp veriyoruz…
Gerisinde kaldığımız o yaşamı izliyoruz…

Açıkça görmemize ve anlamamıza rağmen…

Susuyoruz…
Müdahale etmiyoruz…
Ve akıntıda sürükleniyoruz…

Oysaki hayat SONSUZ bir gezi ve bizler, bu yolculukta aldığımız MESAFE kadar özgürüz…

Nasıl mı ?

Hiç denediniz mi bilmiyorum ama, kendinizi YOL gibi düşünün… Tüm şeritleri size ait olan koca bir YOL… Adımlarınızı bekleyen bir YOL… Hatta delicesine koşmanızı… Şart yok ! Çıkacağınız yolculuğun mesafesini siz belirleyeceksiniz ! Kendi içinizde ne kadar derine inebileceğini de ! Çünkü o YOL hayatın da özü… Ve o ÖZ sizsiniz ! O yol boyunca kendinizi keşfettiğiniz kadar da hayatı keşfedeceksiniz… BALIK ya da APTAL olmak da buna dair ! Size BALIK ya da APTAL olduğunuzu söyleyenlerin cesareti de !

Madem durum bu, o YOL’a çıkın !

Çıkın, en başında durun ve görün !
NE KADAR UZUN demeyin, görün !
NE KADAR GENİŞ de demeyin, görün !
En uzakta sizi BEKLEYEN kendinizi görün !
Hala görebildiğiniz bir noktada duruyorken hele ki !

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ