Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 3,85 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,52 / Satış: 4,54

“Çalsın ama bana da versin…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 16.11.2017
  • 751 kez okundu

AKP döneminde “devlet malı deniz, yemeyen domuz” mantığıyla başlayan büyük huruç harekatının vardığı önemli sonuçlar var. Öyle kimsenin artık AKP’nin ilk geldiği yıllarda sık sık kullandığı ancak daha sonra “zorunlu nedenler nedeniyle terk ettiği” Allah’tan korkma, kuldan utanma gibi inanç kavramlarının ya da “Bu ülke senin değildir. Çocuklarının ve torunlarının sana emanetidir” gibi ahlaki sözcüklerin artık günümüzde hiçbir anlamı yok.

İlk olarak CHP’nin şimdiki genel başkan yardımcısı ve Hazine uzmanı İstanbul milletvekili Aykut Erdoğdu açıkladı. Aykut Erdoğdu’yu göre 15 yıllık AKP öneminde yapılan yolsuzluk miktarı 1,5 trilyon dolar (http://www.hurriyet.com.tr/chp-li-erdogdu-1-trilyon-dolarlik-yolsuzluk-yapildi-37287567).

Şöyle diyordu Aykut Erdoğdu; “AK Parti’nin yandaş müteahhitler aracılığı ile kurduğu rant sistemi sonunda 1 trilyon dolarlık yolsuzluğun ortaya çıkmıştır. Bir trilyon dolar, ülkenin bir yıllık milli geliridir. Bu para kanun değişiklikleriyle yandaşlara dağıtıldı”.

Yine eski ulaştırma ve bayındırlık bakanlarından Prof. Dr. Enis Öksüz ki kendisi uzun yıllar MHP’de siyaset yapmıştır; Halk Tv Türkiye Nereye adlı programda Türkiye’de sadece belirli ihalelerin dağıtımında 15 yılda 300 milyar dolar bir yolsuzluğun söz konusu olduğunu söyledi. Israrla ve inatla yazmaya devam ediyorum ve edeceğim Uluslararası Şeffaflık Enistütisine göre Türkiye’de son 15 yılda yolsuzluk ve usulsüzlük yüzde 600 arttı.

Şimdi millete 500 kg. yanmayan kömür, bir koli suda dağılan kurtlu makarna, ayda 350 lira avanta maaş dağıtmanın da bir bedeli var. Aile ve Sosyal yardımlar Bakanlığının aileye dağıtılan sosyal yardımlarla ilgili 2016 rakamını bir dinleyin; tam 50 milyar lira. Milli eğitim bakanlığının bütçesinin 22 milyar lira civarında olduğunu düşünürseniz belki işin vahametini biraz daha anlarsınız. Ben yoksula, kimsesize, yetim ve dula yardım edilmesin demiyorum. Ancak bu işin avantaya, yağmaya dönüştürülmesine itirazım.

Ancak el insaf dedirten haberler de var. Yılın üç ayını sadece kış havasında geçiren Adana’dan bir haber vardı önceki gün Sözcü gazetesinde. Yoksul semtlerin birine gönderilen “kömür dağıtım kamyoneti”’ne kömür yardımını hak etmeyenler tarafından saldırıda bulunmuş yani talan edilmeye çalışılmış en sonunda yardım görevlileri 155 polis imdat’ı arayarak canlarını zor kurtarmışlar. Kömürler de yağmaya uğramış tabi ki polis gelinceye kadar. Durum bu kadar içler acısı yani.

Şimdi başbakan Binali Yıldırım’ın “Yerli ve Milli” olunması gerektiği konusunda sabah akşam millete nasihat çekerken iki oğlunun, yeğenin, dayısının milyonlarca dolarlık (400 milyon dolar civarında olduğu iddia ediliyor) Armatörlük şirketini gidip Malta’da kurup, kömür yağmacılarına gidecek yüzde 30’luk vergi diliminden Türkiye’de kaçıp Malta’da yüzde 5 vergi ödemeyi seçtiği “Paradise Papers” tarafından ortaya konmuştu.

Ancak en vahimi şu haber. Aynen gazete kupürlerinden size aktarıyorum;

“Emniyet mutemedi, Maliye Bakanlığı’ndan İlçe Mal Müdürlüğüne gönderilen 639 milyon TL’yi farklı bir hesaba aktardı. 17 bin nüfuslu küçük ilçeye dev ödenek ayrılmasından şüphelenen banka memuru durumu bildirince vurguncuların planı çöktü. Daha önce 7 milyon lirayı zimmetine geçiren mutemet kayıplara karışırken Ankara ve Beytüşşebap merkezli soruşturma derinleştirildi.”

Hani rahmetli Turgut Özal’ın meşhur bir lafı vardı; “Benim memurum işini bilir, aç kalmaz” diye. Bu ondan biraz daha farklı bir olay. Eskilerin deyimiyle “Beytül Mal”’ı şimdiki deyimle devletin hazinesini soymak o kadar doğal bir hale gelmiş ki, adamlar maliye Bakanlığını bile ayarlayarak 639 milyon TL’yi soymayı göze alıyor. Yani “Zaten çalan çalana kardeşim biraz da bana düşsün” olayını çok aşmış bu iş.

Artık yolsuzluk ve usulsüzlük öyle sandığınız gibi değil. Gözünüzü kararttığınızda 639 milyon eski parayla 639 trilyon lirayı götürmekte hiç tereddüt etmiyorsunuz.

“Çalsınlar ama bana da versinler”, “Çalıyorlar ama yapıyorlar”, “Çalıyorlarsa benim malımı çalıyorlar sana ne kardeşim” sözleriyle açıklanacak durumun çok ötesine geçtik.

Ne demişti Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Artık tulumbada su bitti”.

Ona göre ayağınızı denk alın…Benden söylemesi….

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ