Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,32 / Satış: 5,34
€ EURO → Alış: 6,09 / Satış: 6,11

CHP’de Ön Seçim Şart…

Cemil Yıldız
Cemil Yıldız
  • 16.10.2018
  • 215 kez okundu

Yerel seçim tarihi yaklaştıkça, siyasi partilerdeki hareketlilik de aynı paralelde kendini gösteriyor. AKP kulislerinde, Hatay Büyükşehir için siyasetin dışından yabancı bir ismin başkan adaylığından söz edilirken, MHP’nin ise Genel Merkez’in vereceği işarete göre ya adayıyla çıkacağı ya da ittifak doğrultusunda AK Parti adayını destekleyeceği konuşuluyor.

CHP-Hatay’da ise belirleyici olan, ‘önseçim’ olup olmayacağı… CHP, Hatay’da Büyükşehir ve mevcut 3 ilçe belediyesine ilave birkaç ilçe belediye seçimini kazanmak istiyorsa, üye bazında ön seçim yapmalıdır. CHP Genel Merkezi, Parti kulislerinde dillendirilen Lütfü Savaş’ın Büyükşehir adaylığı dahil 15 ilçede de ön seçim yapmadan üye belirlemeye kalkarsa, Parti tabanına bunu anlatamaz.

CHP’de aday dayatmasına Parti tabanını ikna etmek çok zor. Seçmen ya oy vermez, başka bir arayışa girer ya da sandığa gitmez. Bu da oy hanesi bakımından kayıp demektir.

CHP’de başkanlık ve meclis aday adaylığı başvuruları hafta sonunda sona erecek. Genel Merkez, şimdiden, Hatay için hazırlıklarını Büyükşehir dahil 15 ilçede de ön seçimle adayları belirleme yöntemine göre yapmalı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ‘Lütfü Savaş’ın Hatay adayı olacağı’ şeklindeki açık mesajı da esasen Genel Başkan’ın Parti tabanına, seçmenine, yöneticilerine, seçilmişlerine, delegelerine dayatma değil mi?

CHP’de Büyükşehir için Lütfü Savaş ismi banko gibi, ancak yine de sandık kurulması seçmene saygıdır, daha şık olur.
İlçelere gelince…

Arsuz, Samandağ ve Defne hariç, diğer ilçelerde CHP’de beklenen hareketlilik hemen hemen yok gibi. CHP’nin bazı ilçelerde belediye başkan adayı çıkarmada güçlük çekeceği bile gerçek bir vakıa. Buna rağmen, CHP 15 ilçede de önseçim yapmalı ki, parti tabanında canlılık ve hareketlilik yaşansın. Partinin en sade üyesinden delegesine, kadın ve gençlik kolu başkan ve yöneticisinden il ve ilçe yöneticilerine, eski-yeni milletvekillerinden belediye başkanlarına kadar tüm 6 ok gönüllülerini bu demokratik uygulamanın içine katmalı ki, Parti tabanında canlılık ve hareketlilik yaşansın. Bu, her iki şekilde de sandığa yansır…

CHP’yi diğer partilerden ayıran en önemli özelliklerinden birisi örgüte saygı, parti tabanına ve seçmene saygı değil mi? Partili delegeler ve üyeler özgür şekilde adaylarını kendileri belirlesin, şaibelere imkan tanınmasın, parti içi demokrasi işlesin ki, şehir ve ülke yönetimine istekli adaylar da yönetimlerinde demokrasiyi egemen kılsınlar.

CHP, atanmışların değil, örgüt tabanının seçtiği kişilerin işbaşına geldiği bir parti olmalı. ‘Halka, tabana rağmen siyaset’ anlayışının CHP’de yeri olmamalı.

Şunu buradan açıkça söylüyorum ki, CHP eğer Hatay’da, özellikle Arsuz, Samandağ ve Defne’de belediye başkan adaylarını genel merkez yoklaması ile belirlediği takdirde, aday kim olursa olsun belki seçim kazanılabilir, ancak parti bu üç ilçede de büyük yara alır, kırgınlıklar ve küskünlükler yaşanır, büyük oy kayıpları kaçınılmaz olur. Bu, Büyükşehir seçimlerine de yansır.

CHP kurmaylarının, 24 Haziran Hatay seçim sonuçlarını önlerine koydukları takdirde, sonuçtan ders çıkartarak böyle bir yanlışa düşmeyeceklerini ummak istiyorum. Aksi halde, CHP, Hatay tarihinde hiç de beklemediği ve ummadığı hezimet bir sonuçla karşılaşabilir. Onun içindir ki, Hatay’da büyükşehir dahil 15 ilçede de, gerekirse Seçim Kurulu gözetiminde önseçim yapılmalı. Bunun için, 24 Haziran’da olduğu gibi “zaman yok” bahanesine kimse sarılmasın! Yeterli zaman var…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ