Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,79 / Satış: 5,82
€ EURO → Alış: 6,59 / Satış: 6,62

CHP’de Yine Bir Kurultayın Ayak Sesleri

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 18.07.2018
  • 259 kez okundu

Türk siyasi tarihinde en uzun ömürlü partisi CHP’dir. 9 Eylül 1923 yılında kuruldu bu yıl Eylül ayında 95 yaşına ulaşmış olacak. Tek parti dönemini bir yana bırakırsak, çok partili sisteme geçtiğimiz 1946 yılından itibaren genel seçimleri tartıştığımız kadar CHP’nin yönetimini tartışmışızdır.

Bu gün yine 72 yıldır tartışılan, bazen de kişisel kavgaların gölgesinde geçen kurultay sesleri taraflarca yükseliyor, yükseltilmek isteniyor. Şu an itibarıyla Kurultayın çağrısı için kurultay delegelerinin kaç imza topladığını bilmiyoruz. Kurultay çağrısının nasıl bir karşılık bulacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Hemen hemen her seçim ardından partinin yenilenmesi fikri ortaya çıkar. Yenilenme ihtiyacının kaçınılmaz olduğu söylenir durulur.
Gürültüler, patırtılar, kısır çekişmeler adeta CHP kimliğinin bir parçası haline gelmiş.72 yılda alınan mesafe ortada. İktidar olamamanın röntgeni ya iyi çekilememiş, ya da sorunlu siyasete doğru teşhis konulamamış. Başka bir ihtimal ise iktidar olma derdine düşülmemiş.!.

Sebep nereden kaynaklanırsa kaynaklansın seçmen başarı sonuca odaklanır. Başarıyı seçim sonuçları belirler.

Seçmen belirli bir süre sabredebilir, tahammül edebilir. Sonuç değişmezse küser, kırılır. Çoğu zaman da kendini aldatılmış hisseder.

24 Haziran seçimlerinde farklı fazlarda seçmen deneyimlerini yaşadık. Birincisi Parti Milletvekilliği seçimi. İkincisi Cumhurbaşkanlığı seçimi.

CHP’nin Sayın Kılıçdaroğlu başkanlığında Milletvekilliği seçimlerinde 11 milyon küsur %22,6 alırken, Cumhurhurbaşkanı adayı Sayın İnce 15,milyon oy %30,7 oran aldı.

Seçim sürecinde Sayın İnce’nin ‘’kazanamazsam kurultaya gitmem’’ sözü, seçimden sonra geçerliliğini yitirmiş görünüyor. Kendisinin partisinden 4 milyon daha fazla % 8 oranında yükselmiş olmanın karşılığını siyaseten almak isteyecektir.

Her ne kadar ‘’ben imza toplamayacağım’’ dese de. Türkçe karşılığını şu şekilde okumak mümkün: Ben Genel başkanlık yarışına girmeyeceğim. Beni Cumhurbaşkanı adayı gösteren Kılıçdaroğlu’nun karşısında mücadele etmeyeceğim. Fakat seçmenler hezimetten sonra Kılıçdaroğlu’nun patronajlığında başarıyı yakalamanın imkânsız olduğunu görmekteler. Seçim kazanmanın yeteneklerimde var olduğunu keşfettiler. Ben sözümün arkasındayım kurultay toplanması için gayret etmeyeceğim ama arkadaşlar imza toplarlarsa hayır demem.

Siyasetin gölgeli alanında görebildiğim kadarıyla, bu göstergeler CHP’yi kaynama sınırına getiren faktörler olacağına işaret ediyor. Bir taraftan Sayın Kılıçdaroğlu’nun statik kadrosu, diğer taraftan Sayın İnce’nin mobilize kadrosu Genel başkanlık yarışına girecekler.

Türkiye’de mevcut bir yönetimi yenmek pek kolay değildir. Bu sadece bir siyasi partinin üzerinden yorumlamıyorum. Sendikaların, sivil toplum örgütlerinin oligarşik delege (seçmen) yapılarından kaynaklanıyor. Daha açık anlatımla; Mevcut seçilmişler koltuklarını sağlamlaştırma yöntemlerini çok iyi öğrenmişlerdir. Hele siyasi partiler daha geniş imkânları itibariyle oligarşik yapıyı en ince detayına kadar nüfuz ettirdikleri her zaman görülmüştür.

Öte yandan CHP’de kurultay sonucunun nasıl tezahür edeceğini hep beraber yaşayacağız. Bu güne kadar kurultaylar amacına uygun yapılmadı. Kurultaylar ne CHP’ye ne de Türkiye’ye katkı sunmadı.

Nedenini kısaca açıklayayım: Kurultaylara esas olan temel düşünce, sadece parti yönetimini seçmek değil. Yönetimi seçmek kurultayın teknik işlevi. En önemli görevi parti vizyonunu belirlemek, çağcıl olmayan yöntemleri terk etmek, daha demokratik yapı tesis etmek. Güncellenmek. Teknik tabirle Versiyon atlatmak.

Bununla beraber dünyanın ve ülkenin değişen koşullarını objektif tahlil-tespit ve bu bağlamda politikalar üretmek, söylemler geliştirmek. Diğer başka işlevi dinamik enerjik kadrolar oluşturmak.

Ancak bunlar yetmez. CHP’nin ihmal ettiği birçok etmen ve eylem var.

En basiti; Üye sayısı.16 Yıllık AKP’nin üye sayısı 10 milyonu üzerinde..95 Yıllık CHP’nin üye sayısı sadece 1,2 milyon kişi. Salt bu rakamlardan yola çıkarak CHP’nin kazanma yöntemlerinin nasıl nakıs olduğunu görmek mümkün. Partinizi büyütmeden güçlenemezsiniz. Güçlü olmadan seçim kazanamazsınız. Güçlü olmak için sizi güçlü kılacak insanların kapısını çalacaksınız. Ellerini sıkacaksınız. Partinin vizyonunu anlatacaksınız. İnandıracaksınız.

Kapınızı ve gönlünüzü her görüşten vatandaşlara açacaksınız.

Yoksa seçimden sonra değil, her yıl kurultay yapıp kimi genel başkan seçerseniz seçin, parti içindeki fosilleşmiş zihni yapılarda inkılap yapılmadan, çağın icaplarına uygun temeller oluşturmadan, değil seçmenleri, kendi partilerini dahi küstürür.

Sonuç. Sittin sene daha iktidar yolu bekleyen parti olmaktan kendini kurtaramaz. Kendi kendine iktidarcılık oynar durur.

i.karaoglan@superonline.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ