Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,32 / Satış: 5,34
€ EURO → Alış: 6,09 / Satış: 6,11

Hitabetin İnce Etkinliği

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 07.11.2018
  • 261 kez okundu

İnsan önce çıkardığı ses tonlarıyla iletişim kurmaya başladı. Evrimleşen insan, figürlerle, gravürlerle, düşüncesini, meramını kazımaya çabaladı.

Ses tonlarının yerini sözcükler, figürlerin yerini yazılar aldı.
Bugün gelişen İnsanın niteliğinin ipuçlarını; söylemlerinde duyuyor, yazılarında okuyabiliyoruz.

Son teknolojik imkânlarla nice insanların konuşmalarını, kâh bilgilendirme toplantılarında kâh tartışma ortamlarında canlı izleme olanağına sahibiz.

Ses tonundan vücut diline kadar, konuşma ölçüsünden hüküm cümlesine kadar sergiledikleri performans sayesinde kamuoyu nitelik payesi veriyor.

Bazı şartlandırılmış televizyon kanallarında sergilenen temelsiz ve gülünç konuşmalara girmeyeceğim. O alanlarda sahnelenen oyunun niteliksizliği akıllara zarar verecek boyutlarda olduğunu söylemekle yetineceğim.

Toplumuma karşı sorumluluk taşıyan guruplar arasında birinci derecede siyasetçiler ve devlet yöneticileri yer alır.

Devleti yöneten üst düzey bürokratların mülkiye temelli başarılı eğitim almış olmaları kanuni zorunluluktur. Üst düzey bürokratların iyi eğitim aldıklarına dair görüş genel hatlarıyla kabul edilir.

Fakat siyaseti betimleyen kurallarda iyi ‘’eğitim kuralının’’ geçerliliği yoktur. Hal böyle olunca da siyasetin niteliği yıllardır tartışma konusundan kendini kurtaramamıştır.

İster genel seçimlerde, ister yerel seçimlerde aranan nitelik ile ortaya çıkan profil arasında belirgin fark olduğunu gösteren örnek var.

Bu örneklerin başında hitabet kabiliyetinden bahsedebiliriz.
Toplantılarda yerli-yersiz öfkelenen bir siyasetçinin ağızından çıkanı, sözlerin anlamını bilemeyenin eğitimli olduğunu söyleyebilir miyiz?

Öfke, bir hitabet sanatı değil, tam aksine ciddi bir hitabet ve siyaset zaafıdır.

Konuşurken gürleyen, şimşekler çaktıran siyasetçiyi hatip sanmak yanıltıcıdır. Konuşmacı belki de kendini kahraman zanneden duygu seline kaptırabilir. Bu sahte kahramanlık tavrıyla, gülünç deryasında bir isimle daha karşılaşılmış olunur.

Oysa hitabet müzik gibi bir sanattır, öfke ise hırçın bir gözdağıdır.

Öfke saldırganlık, kızgınlık, hışım, gazap anlamına gelir. Eski Türkçede bunun karşılığı asabiyettir.

Asabilerin genel geçer yöntemlerinden biri de fart-ı gayret’ir. Yani bir konu etrafında aşırı gayretkeşlik gösterip dikkat çekmektir. Dikkat çeken kurnazlığın altında kocaman bir hiç’in olduğunu tahmin etmek için kahin olmaya gerek yoktur.

Siyasetinin önemli öğelerinden birisinin hitabet olduğunu yazdım. Hatibin kelime hazinesinin derinliğini gösteren usul, etkileyicidir.

Seçmen hitabeti, kahramanlık gibi yüceltir. Gerçek hatibi el üstünde tutar. Toz kondurmaz. Kurtarıcı edasıyla her nefeste takip eder.

Türkiye’de seçmen iyi hatiplerle öğünmüş ve onları hitabet başarıları ile değerlendirmiştir.

Türk siyasi tarihi Parti mücadelelerinde hitabet, son derece yönlendirici bir siyasi tercih kriteri olmuştur. Çünkü siyasette hitabet bir kabiliyet sergilemesidir, fikrin sunulma sanatıdır. İkna edebilme becerisidir.

Hitabet sanatının beş türlü tanımları vardır. Belagat, talakat, fasahat, selaset ve natıka… Beşi de söz söyleme sanatının maharetini yansıtır ve çok farklı değerleri oluşturur…

Belagat, idrak edilecek kavramı söyleme sanatıdır. Düzgün düşüncenin ürünüdür. Görgü zenginliğinin dışa vurumudur.
Talakat, aklın ve inancın anlamlı ve dürüst ifade edilmesidir. Duyguları coşturan ahengi vardır. Kalplerde iz bırakır.
Fasahat, fikrin söz ve anlam ahenginde aktarılmasıdır. Açık ve güzel ifadeli konuşmadır. Sedası gönüllere oturur.
Selaset açık, kolay, akıcı ve ahenkli konuşmadır. Kulağa çok hoş gelir. Sonsuz bir lezzeti vardır.
Natıka, dokunaklı söz söyleme sanatıdır. Siyasi mitinglerinde pek işe yarar. Seçmeni hedefe kilitler.

Önümüzdeki günlerde bizleri yönetecek belediye başkan adaylarının şahsiyetleri açıklanacak.
Nitelikleri hitabete olan hâkimiyetleri ile ortaya çıkacaktır.
Bakalım gönül kazanımlarının sanatsal doruğunda dolaşabilen, eşit hizmet ve üretkenlikle anılan gerçek hatiplerimiz olacak mı?

Temennim; hitabetin beş türlü kompozisyonuyla beraber, şehircilik maharetlerini kentimizin en ücra köşelerine kadar hoş seda bırakacak estetik, zarafet; irade ile yönetebilme yeteneği ortaya koymalarıdır.

i.karaoglan@supeonline.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ