Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,79 / Satış: 5,82
€ EURO → Alış: 6,59 / Satış: 6,62

Kırılgan Tiyatro

Murat Demirkol
Murat Demirkol
  • 31.03.2018
  • 377 kez okundu

“Zaman da bir kozadır ipek böceğim
Her solukta örülen
Bir dışındayız bir içinde…” Rıfat Ilgaz

Okuma alışkanlığını, heyecanını geliştirmek, kitap okurunu artırmak, okuduğunu anlamak, sorgulamak… Kütüphane deyince akla gelen birkaç söz dizimi… Yazanların nicelik olarak çoğaldığı, okurların nitelik olarak kaçıştığı bir çağda Kütüphaneler ve Tiyatro günü kutlandı.

Kütüphaneler gizemli oluğu kadar, rafları boyunca heyecan yaratan özel bir dünyaydı aslında.
Kitap ve dergi kokuları… Alfabetik sıranın o mükemmel disiplini… Tarihler Kütüphanelerin kuruluşuyla ilgi MÖ 1700’ü gösterir. Karşımıza devlet olarak Babiller çıkar… Birey olarak da İlk kütüphaneci Demetrius.

Bir Muhsin Ertuğrul Portresi ve Tiyatro…

Bir tiyatro sahnesi var ki, bir masal diyarı… Londra’daki açık hava tiyatrolarının en büyüklerinden biri olan Regent’s Park Açık Hava Tiyatrosu, 1250 koltuk kapasitesine sahip ve her akşam seyircilerine benzersiz bir deneyim sunan bir doğa oyunu…

“Oyunlar bilinçsizce doğru yaşamı prova ederler…” diye kulaklarımıza üflüyor Adorno

Tiyatro denince Muhsin Ertuğrul’u anmadan olmaz… 28 Şubat 1892’de İstanbul’da dünyaya gözünü açar Muhsin Ertuğrul. Tefeyyüz Mektebinde başlayan tiyatroya sevdası… 1909 yılında sahneye konulan Sherlock Holmes oyunundaki Bob rolü… dünya için sıradan lakin ülkemiz için ve Türk tiyatrosu için muhteşem bir adım… koca bir ülkenin tiyatroyla tanışmasının başlangıcıdır aslında bu ilk rol. Sonra tiyatro eğitimi almak için İstanbul’dan Paris’e yapılan yolculuk… İstanbul’a döndüğünde ilk kez Shakespeare’in Hamlet’ini sahneye koyar ve Hamlet’i oynar. İlk çocuk tiyatrosunun kurucusu olan Muhsin Ertuğrul, 1935-36 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatrosu çatısı altında, Darülbedayi Çocuk Tiyatrosu, Türkiye’nin ilk düzenli çocuk oyunu olan “Çocuklara İlk Tiyatro Dersi”ni sahnelemeye başlar.

Elbette bu ülkenin kültürel zenginliği Muhsin Eruğrul’dan ibaret değil… Tiyatro deyince akla Afife gelir… Takma isim olarak sahnede Jale ismini kullanmış ve sonradan Afife Jale olarak anılan ilk Türk kadın oyuncumuz…

14 yaşında İstanbul Şehir Tiyatrolarında Tiyatro oyunlarının yanı sıra “Hisseli Harikalar Kumpanyası”, “Neşe-i Muhabbet,” Şen Sazın Bülbülleri” gibi müzikallerle adından söz ettiren çocukluğumuzun Adile Teyzesi, Adile Naşit.

Galatasaray Lisesi’nin Türk Tiyatrosu’na kazandırdığı en önemli isimlerden ve yaşayan değerlerinden biri olan Haldun Dormen’i anmadan olmaz… Tiyatro eğitimini Yale Üniversitesi’nde aldıktan sonra Türkiye’ye döner. Dormen Tiyatrosu’nunda oynanan ilk oyun “Papaz Kaçtı” Ve ilk müzikal olma özelliğine sahip “Sokak Kızı İrma’yı sahneledi.

Türk Tiyatrosu’nun dahi isimlerinden biri de Ferhan Şensoy’dur. ‘Ortaoyuncuları Kavuğu’nu Münir Özkul’dan devralmıştır ve yıllardır ‘Ortaoyuncular’ tiyatro topluluğunu yönetmektedir. Roman, deneme, günlük, tiyatro, televizyon dizisi ve film senaryolarının yazarı…

Tiyatronun yanı sıra hukuk, filoloji, felsefe, psikoloji ve sanat tarihiyle anılabilecek bir sanatçı var ki çatallaşan sesine nice dirençli öyküler kazandırmış olan Tuncel Kurtiz. Dormen Tiyatrosu’nda sahne ile tanışmış ve oyunculuğa başlamıştır. Sanat yaşamı boyunca sadece tiyatro değil birçok sinema filminde de yer almış ve 48. Altın Portakal Film Festivali’nde ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’nün sahibi olmuştur.

İlk kez 1964’te Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahneye çıkan ve Olacak O kadar’la kuşağımızı taçlandıran Levent Kırca… Zeki Alasya ve Metin Akpınar
Rutkay Aziz, Müjdat Gezen, Erdal Özyağcılar, Ali Poyrazoğlu, Gülriz Sururi, Şükran Güngör, Nejat Uygur, Tekin Akmansoy, Suna Pekuysal, Nevra-Metin Serezli
Dostlar Tiyatrosu’nun kurucusu ve roman, öykü, şiir gibi değişik türlerden tiyatroya uyarlamalar yapan Genco Erkal… Tomris İncer, Erol Günaydın, Halit Akçatepe, Ayla Algan, Müşfik Kenter, Yıldız Kenter, Suna Selen, Hadi Çaman, Gazanfer Özan ve adı medyaya yansımayıp, sahnelerin emeğiyle geçinen gerçek sanatçılara…
“Hiçbir sanat, hiçbir ilim başlı başına insan ruhuna sahne kadar kuvvetli ve doğrudan etki yapmaz…” diye fısıldıyor Çehov

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ