Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,37 / Satış: 5,39
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10

Neşet Ertaş Türabın Sanatçısı

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 08.08.2018
  • 313 kez okundu

Çocukluk yaşımdan itibaren ilk dinlediğim müzik türküler idi. Rahmetli babam her sabah erken saatlerinde güne radyoyu açarak başlar, türkü dinlerdi.

O günler taş plak devriydi. Birçok ses ve saz ustasının plakları çalınır mahallede konu komşu toplanır birlikte dinlenir, plak bitince tekrar tekrar pikabın iğneli kolu dikkatlice plağın başına indirilir zaman mefhumu olmaksızın kulak verilirdi. Bu ortam ve vesilelerle müzik sevgisi yüreğimize yerleşirdi.

Saz ve Sözün en büyük ustalarının isimleri, türküleri sohbet konusu olur. Kimi zaman hüzünlü, kimi zaman neşeli, kimi zaman duygulu ama her zaman hayatın hakikatleri ile yoğrulmuş, yaşanmışlıkların imbiğinden süzülmüş, doğallığıyla yakılmış bu türküler, bana hep bir kitaptan da çok öğreti katmıştır.

Aşık Veysel, Ali Ekber Çiçek, Aşık Mahsuni, Neşet Ertaş ustalardan gönül dünyasını, hak yolunu, tabiat aşkını ve Can-Canan sevgisini havalandırdıkları türkülerle bana öğrettiler.

Saydığım isimlerin hepsi rahmetli oldu. Yaşamları, sanatları, tevazularıyla bir abide idiler. Büyük sanatçı olmalarına rağmen alçak gönüllülük, samimiyet hayat tarzlarıydı.

4 gün önce başlayan ve 3 gün boyunca süren Kırşehir Neşet Ertaş Kültür Festivalini izlerken bu hatıralarla sarıldım.
Neşet Usta’ya rahmetler saldım. Nurlar içinde uyusun. O’nun sazını onlarca sazların arasından ayırabilir, sayısız türkülerini hikâyeleri ile bilirim. Garip mahlaslı GÖYNÜL adamının gönül dünyamıza dağlar kadar büyük, boran kadar etkili türküler havalandırdı. Türaptan geldiğini unutmadı, türap kadar mütevazi karakteri vardı. Sazı eline alınca halkına ‘’ayaklarınızın türabı olayım, göynüllerinizin hızmatcısı olayım efendim’’ diyebilecek ahlak yüceliği vardı.

Sohbeti aynı türküleri gibiydi. Doyulmaz. Doyulur muydu Canana kıyılır mıydı cananına kıyanlar Hakkın kulu sayılır mıydı?

Bir filozof, bir bilge, bir hazineydi. Değeri ölçülemez, paha biçilemez eşsiz bir hazine. İçinde Dostluk, Doğruluk, Dürüstlük, Bağlılık ve Vefalılık ile doldurulmuş olan bir hazine. Gönül telimizi titreten, ruhumuzu ürperten esrarlı ses, sazın ve yorumun samimi ve kendi halinde yüreğinin acıları var bu hazinede. Şan şöhretin etkisinde olunmayan sadelik, parti, mezhep, görüş, yamanış çağrışımları olmayan Garip mahlaslı eserler var bu hazinede.

Kendinden başka kimseden medet ummayan bir kişilik, her söz karşısında sanatçıya yakışır muhteşem görüşler dile getiren bilge.
Bir sohbet arasında kendini taklit etmeye gayret edenlere tavsiye niteliğinde tek bir cümle ile başkalarının sayfalar dolu anlatımlarını arka planda bırakırdı :‘’Başkasının gölgesine girenlerin kendi gölgeleri olamaz’’. Sözünün derinliğine bakınız.

Ataerkil gelenekleri olan toplumda, sevdiği kadına karşı cesurca hatalarını açık açık dillendiren bir sanatçıyı, Neşet Usta haricinde ben duymadım. Eşi olan Leyla’sına ’’ hata benim kusur benim suç benim’’ rafine haliyle diyebilen hangi bir erkeği tanıyorsunuz?

Neşet Usta hayatın kitabına en tutarlı, en doğru, en güzel en anlamlı en cesur yazıları yazan büyük bir ‘Garip’tir.
‘’Analar insan, biz erkekler sadece insanoğluyuz’’. Diyerek kadınları olmaları gereken yüceliğe konumlandırarak gösterdiği olgunluk örneklerini unutmamak gerekiyor.

Vasiyetini yazmandan olmaz..Neşet Usta ‘’Babam benim hem arkadaşım, hem sırdaşım, hem de ustam’’ derdi. ‘’Hayatı sazı, sözü babamdan belledim. Bu noktaya Muharrem Ustanın emeğiyle geldim.’’ Ben ölürsem beni babamın ayaklarının ucuna gömünüz. ’demişti. Vasiyeti yerine geldi.

Bir evladın babasına duyduğu ahde vefanın en istisna örneği olarak, nefis terbiyesinin yüceliğini belletiyor.
Neler belletmedi ki: ‘’Yalan dünya’’, ‘Neredesin sen’? ‘’Karadır bu bahtım kara’’ Sana bir sözüm var ’’Mühür gözlüm’ ve daha niceleri.

Şu yalan dünyanın, fani dünyanın toprağından kimler geldi, kimler geçti. Büyük sanatçıların hepsi kendi özgünlüklerinde birer mücevher.

Ben bugün en paha biçilmez parlak mücevherlerden Neşet Usta’yı kısaca yazmaya çalıştım. Gönlü yanık, bağrı ezik O’nun türkülerini bıkmadan usanmadan dinlemediğim gün yok gibidir.

Nurlar içinde yat büyük Ustam.

i.karaoglan@superonline.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ