Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,36 / Satış: 6,38
€ EURO → Alış: 7,43 / Satış: 7,46

“Siyaset; halkın istek ve taleplerine boyun eğme sanatı mıdır…?”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 03.05.2018
  • 640 kez okundu

Türkiye zor bir seçime gidiyor. Peş peşe açıklanan ittifaklar, siyaseti birbiriyle mücadele etmekten çok yan yana durup karşıdaki blokla kavga etme sanatı olarak icra eden son dönem politika öncülerinin girdikleri ve imzasını atacakları son seçimdir bu seçimler.

Üretmeyen, üretme bilincini yetiştirdiği yeni kuşaklara aktaramayan, yaşamı “yokluk-yoksulluk-çaresizlik” üçgeni içinde zar zor sürdüren, eğitimde bilimden ve dünya gerçekliğinden kopuk, sosyal yaşamda farklılıkları belirginlikler haline getiren karman çorman bir topluluk haline geldik ne yazık ki. Tüketim konusunda son derece ısrarlı olmasına rağmen, üretim konusunda üzerine düşeni yapmaktan kaçınan, fırsatçı, avantacı, çıkarcı, bencil ve avare bir modelin “dominant” bir gerçeklik olarak gençliğe sunulan bir dönemden geçiyoruz. “Üreterek var olmak” yerine “Tüketerek yavaş yavaş yok olmak” gibi atıl bir seçeneği yaşam koçu olarak belirleyen bir genç nüfusumuz var. Her 10 üniversite mezunundan 6’sı işsiz. Sokaktaki her 5 insandan 3’ü işsiz ya da “nitelikli” bir iş gücüne sahip değil.

Siyasete yön veren isimler Türkiye’deki bu büyük travmayı görmek ve bu sorunlara çözüm bulmak yerine var olan siyasetin “prima donna”’sı olmayı sürdürmek adına ülkeye acı çektirmeye devam ediyor. Ülkenin geleceğini ilgilendiren kalkınma ve gelişimle ilgili projeler üretmek yerine; ellerindeki kısıtlı olanakları geliştirmeden, çoğaltmadan, üretmeden nasıl daha popülist biçimde paylaştıracaklarının peşindeler. “Zenginliği yaratmak ve paylaşmak, yoksulluğu ve açlığı ortadan kaldırmak tarihe gömmek” gibi bir ülküsü asla bulunmayan siyaset erbabı, safları sıkılaştırmak adına toplumdaki (aslında modern toplumlarda bir ayıraç olmayan ve anlamı bulunmayan) farklılıklardan ve ayrılıklardan bir korku tüneli yaratıp içinden kendi ve yandaşlarının oturduğu bir vagonla büyük bir keyifle geçmeye devam ediyor.

Soru şu; “Siyaset halkın istek ve taleplerine boyun eğme sanatı mıdır” yoksa; “Siyaset halka rağmen halkın taleplerini ve geleceğini kurtarmak adına topluma acı ilacı zorla içirme becerisi midir”. Bu iki anlayıştan hangisinin önümüzdeki günlerde galip geleceği Türkiye’nin geleceğinin belirleyecektir. Liderler; yerel bazda güçlü olup üretme sıkıntısı çeken feodal derebeylerinin temsilcileriyle mi siyaset yapmaya devam edecek, yoksa halka umut verip gerçeklerin aynası gibi davranmaya özen gösterip halka doğruları söyleyip çözüm arayan roll modellerle mi yoluna devam edecek.

Popülizm bu ülkenin ne derin hastalığıdır. “Üretmeden var olan konjonktürel gelişmeleri bir sırtlan zekası ve titizliğiyle ayrıştırıp kendisine leş üzerinden bir parça öngören şark kurnazı bir anlayışa mı teslim olunacak, yoksa yaratıcı üretimin gücüne inanan aydınlık yarınların peşinde inançla ve imanla koşan bir devrimci ruha sahip halk çocuklarının gücüne mi inanacak.”

İş dünyasından şov dünyasına, şov dünyasından sözde sanat dünyasına, sanat dünyasından aktif siyasete kadar hakim olan anlayışa baktığınızda şu soru aklınıza geliyor; “bayağı, değersiz ve birikimsiz bir öncü sınıfıyla mı Türkiye yoluna devam edecek, yoksa artık bir şeyler değişecek mi.”

Buna artık bugün için öncüler karar verecek. 24 Haziran Türkiye’nin sadece sistemini ve rejimini değiştirmeyecek, ülkenin bir sonraki varış noktasının neresi olacağı konusunda da önemli ipuçları verecek. Bu sadece bir “Seçim” değildir; bu bir ülkenin geleceğe nasıl taşınacağı, bu coğrafyada var olmaya devam edip etmeyeceği ve nasıl bir toplumla geleceğine köprü kuracağı ile de ilgili bir tercih olacaktır.

Liderlere büyük görev düşmektedir. Ya Türkiye’nin kaderini belirleyecek bu büyük dönüşüm ve farklılaşmaya halkın sevdiği ve güvendiği isimlerle bir büyük mücadele adına uygun adımlarla bir savaş müfrezesi gibi gidersiniz, ya da var olan dayatmalara, biçilen rollere, projenin bir parçası olmaya razı olursunuz.

Karar sizin, ama unutmayın sizin kararınız Türkiye’nin geleceğini de belirleyecektir….!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ