Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,79 / Satış: 5,82
€ EURO → Alış: 6,59 / Satış: 6,62

“Ya herro ya da merro…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 21.06.2018
  • 881 kez okundu

Aslında Türkçede çok güzel deyişler ve sözcükler vardır. Kaynakları başka halkların dilinden alınmış olsa bile bir durumu özetle anlatabilmek için en güzel yöntemdir.

Size çok yazdım; Türkiye’nin ekonomik koşullarını, içinde bulunduğu darboğazları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimiyle Türkiye’nin 16 yılda nasıl bir “beka sorununa” gömüldüğünü. Böylesine bir karanlıktan nasıl aydınlığa çıkılabileceğini, kendini düşünmekten çocuklarının ve torunlarının geleceğini kaybetme riskini. Benim görevim doğru bildiklerimi; hiçbir çıkar ya da menfaat beklemeksizin olduğu gibi size aktarmaktır. Kolay olan yandaşlıktır. Halkların çıkarlarını, geleceğini, barış ve huzur içinde mutlu bir şekilde bir arada yaşamasını hiç düşünmeden var olan egemen anlayıştan yana tavır koyarak rahat bir yaşam sürmek. Yani muhalif olmak, direnmek, doğruları söylemek, Kral çıplak demek ortalama bir yurttaş için saflık hatta biraz daha ileri gideyim “geri zekalılık” ile eş anlamlı. Ama biz saflar size doğruları söylemek için var olmuşuz. Yani toplumun gelecekteki huzuru ve refahı için birilerinin bedel ödemesi gerekiyor buna aday olarak biz kendi kendimizi ilan etmişiz. Halktan bu konuda anlayış ve destek görmek (genel anlamda söylüyorum) saflıktır. Halk (özellikle de bizim halkımız) kendi günlük çıkarları dışında pek bir şeyle ilgilenmez daha doğrusu yaşamını doğrudan etkileyecek herhangi bir gelişme vermezse tepki göstermez. Son günlerde anketler yapılıyor birinci sırada ekonomi, ikinci sırada terör, üçüncü sırada işsizlik, dördüncü sırada dış politika, beşinci sırada dürüstlük ve temiz toplum, altıncı sırada adalet ve eşitlik çıkıyor. Son 16 yılda devletin kasasından bir biçimde 1 trilyon dolar kaçırılmış ya da daha doğrusu çalınmış durumda (CHP genel başkan yardımcısı Hazine Uzmanı Aykut Erdoğdu’nun basın açıklaması). Ülkenin toplam borcu 500 milyar dolar. Dolar 5 lira olmuş, borsa yerlerde sürünüyor. Emekli maaşları neredeyse 300 doların altında. Asgari ücret 310 dolara kadar gerilemiş. Afrika ülkeleri kıvamına gelmişsiniz.

Peki sizce halkın bu umurunda mı. 160 gazetecinin tutuklu olması, ülkenin bir diktatörlüğün pençesine doğru hızla sürüklenmesi, adaletin yerlerde sürünmesi, medyanın tek sesli bir borazan haline gelmesi, insanların yok yere hapislerde çürümesi, bu ülkeyi kuran ve kurtaran Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına koro halinde her gün sövülmesi, Cumhuriyetin param parça edilmesi, devletin tüm kurumları ve kurullarıyla çökmesi, Türk ordusunun Osmanlıdan bu yana ilk kez cephelerde bir başka halkın çıkarları için çarpışması, her ay onlarca şehit verilmesi, hala bu topraklarda huzur ve barışın sağlanamamış olması.

Umurunda mı dersiniz?

Anketlere göre bunun yanıtı hayır. Umurunda değil. Peki ne umurunda niye sorarsanız ; siyasetçilerin de ona oynadığına göre “bedava ve avanta” ne varsa o umurunda. Yoksa koca Cumhurbaşkanı niye çıkıp da kıraathanelerde bedava çay, çorba, kek dağıtma sözü versin ki. Niye seçimin en önemli ayağını bunun üzerine kursun ki. Sihirli sözcük burada saklı; “Bedava”.

Türkiye şimdi karar aşamasında. İktidar açık açık beyan ediyor; “Eski Türkiye’nin tabutuna son çiviyi bu seçimde çakacağız” sözleri var. Nedir “Eski Türkiye”; Atatürk, Cumhuriyet, Laiklik, İnsanca ve hakça yaşam, modernlik ve çağdaşlık, adalet, özgürlük ve eşitlik. Nedir Yeni Türkiye; “Saltanat ve diktatörlük”.

Şimdi iş sana düştü ve bir karar aşamasındasın. Hiçbir siyasi parti ve fikir ayrılığı taşımadan size söylemek isterim ki; “Bu Pazar günü seçimlerde yapacağınız tercih sadece sizin değil, çocuklarınız ve torunlarınız da nasıl bir Türkiye’de yaşam süreceğinizle ilgili son bir tercihtir. Bu seçimler son seçimler, bu sandıklar önünüze gelebilecek son sandık olabilir. Böyle bir yakın tehdit söz konusudur”.

Ha eğer tercihiniz var olan düzenin sürmesiyle ilgiliyse bir daha artık hiç kimseden yardım beklemeyin. “Elimiz kırılsaydı da vermeseydik” deme lüksünüz yok çünkü eliniz kırılsa bile bir daha oy veremeyebilirsiniz. Türkiye dönüşü olmayan bir sistem ve yola girmek üzere. Geleceğinizle ilgili hiçbir söz söyleme görüş belirtme ya da “Milli İrade”’den konuşma hakkına da sahip olmayacaksınız. Hep birileri sizin adınıza karar almaya ve vermeye başlayacak. Siz sadece kaderinize razı geleceksiniz.

Karar sizin…!

Ancak bu sefer de yanlış bir karar verirseniz artık bizi yanınızda bulamayacaksınız, bunu da asla unutmayın. Çünkü bedel ödeme sırası bizden size geçecek. Artık kendi hatalarınızın bedellerini ister istemez kendiniz ödemeye başlayacaksınız. Eski tabirle “Osmanlı’nın bizden başka askeri yok mu” sözünü ilk benden duyacaksınız.

Son karar günü yaklaşıyor….Herşey için bu sefer son kez iyi düşünün…

Yoksa “Ya Herro, ya Merro…!”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ