Reklam
Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 3,66 / Satış: 3,67
€ EURO → Alış: 4,32 / Satış: 4,34

Yarabandı

Türkan Barutçu Tümer
Türkan Barutçu Tümer
  • 09.08.2017
  • 385 kez okundu

Parmakta bir kesik oluştu mu, cephanemizden eksik etmediğimiz yara bandı hemen imdadımıza yetişir ve yaramızı sararız.

Ya yüreklerdeki kesiklere kaç kutu yara bandı sarmalıdır?

Yoksulun kalbindeki para yoksunluğu o kadar derindir ki, onun mabedine inemezsiniz! Onuru ile yaşamaya kendini adayan bu insanları altın değerinde görürsünüz, dahası hiçbir insan sarrafına kendini bozdurmaz ve siz takdir edersiniz!

Bir şehit anasının kor gibi yanan yüreğini denizlerin suyu bile söndürmeye yetmez iken, anlarsınız ki, gerçekten de aslolan ‘’İNSANDIR”. Ancak gelin görün ki, günümüz dünyasında asıl harcanan para değil de İNSAN olunca, bu çelişki girdabında öylece kalıveriyorsunuz ve sessizliğiniz de binlerce kelime konuşur da konuşur o anda.

-Eş hada? (Bu ne?)

-Band teyze, band.

-Leş hada? (Bu ne için?)

-Yaralar için, yani a cerah! diyorum yaşlı kadına…

Buruşmuş mavi gözlerinin içi ışıl ışıl oluyor bir an ve anlıyor.

-Atini band, e bos idek (Yarama ver elini öpeyim)

Yerde oturmuş, çarşının göbeğinde semizotunu satmaya çalışan bu kadının ayakları yara bere içindeydi.

Yanı başından geçen bir satıcıdan aldığım kutular dikkatini çekmişti. Elimle sardım yer yer soyulmuş, kan sızan yaralarını!
-Ahadoli! Babuc, mafi li babuc! (papucumu çaldılar, yok!) deyip, plastikten ayakkabılarını gösteriyor, biraz mahcup ve minnettar.

En sağlam duvarlar bile, “küçük küçük” çatlaklarla yıkılmaya mahkum oluyorsa, ‘BEN’ diyen insanoğlu, aslolan İNSANA yara bandı olmalıdır! Aksi takdirde, zincir halkaları misali kopan yerlerde bireyler dağılmaya mecbur bırakılır.

Türkan Davutçu Tümer

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ