08.09.2010


New Page 1
  DİNDE DUYGUSALLIĞIN GERİSİNDE BEKLEYEN GERÇEKLER

      

Dinde, duygusallığın gerisinde bekleyen önemli gerçekler vardır. Bunların başında, insanı sevmektir. İnsana değer vermektir. Onu eğitmek… Onun enerjisini yararlı alanlara çekmek… Ona, sorumluluk yüklemek… Ve onu, Salih amellere yönlendirmek… Onu üretici kılmaktır. (Asr suresi ve Bakara suresi… Ayet(177) ***

Dinde HAKK gerçeği, büyük önem kazanır. Dinde, insan haklarının ihlalı yasaklanmıştır. Dinde, adalet ve eşitlik vardır. (Lokman suresi… Ayet/30 ve Zümer s…Ayet/2) *** Dinde abartı ve şişinmek yoktur. Dinde, kötülüklerden arınmış bir kişilikle gerçek mutluluk vardır… Çevreye faydalı iş üretmek ruhuyla, yaşamak onuru vardır. (Kasas suresi… Ayet/83) *** Dinde, ağlamak ve sızlanmak yoktur. Dinde, sabır, ümit, düşünce ve yarına güvenle bakmak şartı vardır. (Hûd suresi… Ayet/115) Dinde taklitçilik ve “ o yapıyorsa, ben de yaparım” diye bir saldırganlık zihniyeti yoktur. Onun yerine, akıl ve gelişmeleri beklemek dirâyeti vardır. *** Dinde, şiddet ve yüksek sesle, gerçekleri bastırmak, gerçekleri örtmek ve sağduyuyu çiğnemek yoktur. Yüksek ses, hakk sesini bastırır, belki de susturur. Belki susturur ama, kimseyi de mutlu etmez. *** Din, enerji ve cesarettir. Din, birlik, kuvvet ve dayanışmadır. Din, kitle iletişimidir. Camilerde okunan Cuma Hutbeleri de, kitle iletişimini sağlar, dayanışmayı arttırır ve ortak düşünceleri geliştirir. Ancak, bu büyük etkinliğin para ve iane talepleriyle karıştırılması, o ihtişama uygun düşüyor mu? Hutbelerde, Allah'ın (C.C.) erişilemez yücelikte sözlerine küçük ihtiyaçların eklenmesi, kâinatı kaplayan o büyük Makama uyar mı? Halkı düşündüren bu soruya, ancak yetenekli ulema cevap verebilir. *** Dinde, gösteriş yoktur. (Mâûn suresi) Camilerde: “Senin, beni görmeni… Benim de, burada olduğumu bilmeni…” diye kapalı mesajlar olmamalıdır. Kalabalık yerde, öne çıkmak… Orada görünmeğe çabalamak: “Ben de buradayım…” telaşı, doğru olabilir mi? Ne okunduğunu anlayan ve ne yazılanlara inanan, kendi yerlerini de bilmeyenlerin, gösterişle bir mevki kapmağa dönük gayretlerinin topluma bir şey kazandırdığı görülmemiştir. *** Dinde, iki yüzlülük yoktur. Seviyor gibi görünerek insanları aldatmak ve sömürmek… İnsanları küçümsemek terbiyesi yoktur. (Lokman suresi… Ayet18) *** Yüce din: Ahlâk… Hakk… Ve sevgidir. Yüce Allah (C.C.) yarattığı insanın mutlu olmasını istiyor. Bu amaçla da, bir emirle, görevlerin EHLİNE verilmesini buyuruyor. (Nisâ suresi… Ayet/58) Dinde, kutuplaşmak ve bölük bölük olup hiziplere parçalanmak de yoktur. Bunu yapanlara yüce Allahın cezası gelecektir. (En'am suresi… Ayet/159 ve Al-i İmrân suresi… Ayet/103) *** Dinde kolaylık vardır. (Bakara suresi… Ayet/185) Yüce Kur'anda, Duhân suresinin 58.nci ayeti (mealen) şöyle bir açıklama ile geliyor: “Biz Kur'anı, öğüt alsınlar diye, senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık” diye buyururken, zor olan Arapça Kur'an Kursaları yerine, kolay anlaşılması bağlamında, Türkçe Kur'an Kurslarının önünü açmıyor mu? *** Yüce Din, bilimin hakim kılınmasını istiyor. Kur'anı Kerimde, Zümer suresinin 9.ncu ayeti (mealen) şöyle buyuruyor: “(Resûlüm) de ki: Hiç bilenle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu, ancak akıl sahipleri, bunları hakkıyla düşünür” diye açıklıyor. İbrahim suresinin 7.nci ayeti de (mealen) şöyle uyarıyor: “Hatırlayın ki, Rabbiniz size: Eğer şükrederseniz, elbette size nimetimi arttıracağım ve eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım şiddetli olacaktır” diyerek şükretmenin bir ibadet olduğunu bildiriyor. Ve yüce Allahın (C.C.) kanunlarında bir değişikliğin söz konusu olamayacağını açıklıyor. (Ahzâb suresi… Ayet/62) Doğru yoldan ayrılmayan müminlere ne mutlu…

Bu Sitede Yayınlanan Haber ve resimlerin Tüm Hakları Antakya Gazetesi' ne aittir izinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.