Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,04 / Satış: 6,06
€ EURO → Alış: 6,73 / Satış: 6,76

1 Mayıs, Meşakkatlerle Dolu Bir Tarih…

Mehmet Özgün
Mehmet Özgün
  • 02.05.2019
  • 424 kez okundu

1 Mayıs İşçi Bayramı, Emek ve Dayanışma Günü, işçilerin; meşakkatlerle dolu bir tarihi sürecin de adıdır …

1 Mayıs süreci, diğer bir deyişle de, işçilerin, geçmişten günümüze kadar, bir türlü rahata kavuşamadığının, gün yüzü görmediğinin de göstergesidir …

İşçilerin, mücadeleyi acılarla harmanlandığı, ağır bedeller ödediği 1 Mayıs sürecine şöyle bir göz atalım …

Genellikle beden gücünün kullanıldığı, çalışma şartlarının çok kötü olduğu 1880’li yıllarda, küçük çocuklar dahi karın tokluğuna 14-15 saat çalıştırılıyor, şirketler palazlanıp büyürken, işçiler, işyeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev gibi en temel haklarını dahi tanımayan bir siyasi ve hukuki sistem ile karşı karşıya kalıyorlardı…

1881 yılında yarım milyon işçiyi temsilen kurulan Örgütlü Meslek ve Emek Birlikleri Federasyonu “8 saatlik iş günü” mücadelesini ülke geneline yaymak ve işçilerin kararlılıklarını göstermek amacıyla mücadele sürecini başlattı. ABD’nin Şikago kentinde 40 bin tekstil işçisinin gerçekleştirdiği eylem kanla bastırıldı. Aynı kentte, bir fabrikada 8 saatlik işgünü için greve çıkan 1.400 işçi işten atıldı. Dört işçi önderi Albert Persons, Adolph Fıscher, George Engel ve August Spıes, 1 Mayıs 1886 yılında 8 saatlik iş günü mücadelesinde önderlik yaptıkları gerekçesiyle idam edildi. İşçi önderlerinin cenaze törenine yüz binlerce insan katıldı. ABD’de yaşanan bu olaylar uluslararası işçi örgütlerini harekete geçirdi. II. Enternasyonal 1889’da Paris’te düzenlediği kongrede, Amerikan işçilerinin mücadelesini desteklemek amacıyla dünya çapında gösteriler düzenledi. 1890’dan başlamak üzere 1 Mayıs’ı da, “Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olarak kabul etti.

Ülkemizdeki duruma bir bakalım …

Memleketimizde, ilk defa 1 Mayıs kutlaması 1912 yılında İstanbul’da yapıldı. 1923 yılında 1 Mayıs günü yasal olarak “İşçi Bayramı” ilan edildi. 1924’te hükûmet kitlesel 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı. 1925’te çıkan Takrir-i Sükun Yasası, İşçi bayramını kutlamayı yasakladı ve uzun yıllar bu yasak geçerliliğini korudu. 1935 yılında 1 Mayıs’a “Bahar ve Çiçek Bayramı” adı verildi ve ücretsiz tatil günü ilan edildi. 1977 yılında İstanbul Taksim Meydanı’nda yaklaşık 500 bin kişiyle en geniş katılımlı 1 Mayıs toplantısı düzenlendi. Ancak, göstericilerin üzerine ateş açıldı ve göstericilerden 34’ü, yaralanarak ve üstlerine ateş açılması sonucu çıkan izdihamda ezilerek öldü. 1977 yılının 1 Mayıs günü, tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti. 1981’de Milli Güvenlik Konseyi 1 Mayıs’ı resmi tatil günü olmaktan çıkardı. 2009 Nisan’ın da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilen önergeden sonra 1981’den sonra tekrar resmi bayram olarak kabul edildi. 2013 1 Mayıs dan 4 ay önce Taksim’i Yayalaştırma Projesi adı altında 1 Mayısın Taksim’de kutlanılması yasaklandı ve buna rağmen bazı gruplar Taksim’de kutlamaya çalıştı polis izin vermedi ve göstericilerle karşı ateşli ve ateşsiz silah kullandı hastanelere gaz bombası atarak ambulansları durdurdu 1977 den sonra olaylı 1 Mayıs olarak tarihe geçti…

Evet …

Yazının başında da belirttiğim gibi, işçiler, insanca çalışma koşulları ve güvenli gelecek talepleri karşısında, tarih boyunca, sürekli badireler yaşamış, kayıplar vermiş, ağır bedeller ödemiş, yasaklara maruz kalmış ve maalesef bir türlü gün yüzü görememiş …

Ekonominin belkemiği konumundaki işçiler, acılarla dolu bu tarihi geçmişi hak etmemiştir …

Kapitalizm, bir nebze insaflı olabilseydi bu bedeller ödenmeyebilirdi …

Yazık …
İşçilerin, emekçilerin makus talihlerinin değişmesi, taleplerinin karşılanması ve artık gün yüzü görebilmeleri dileğiyle …

Sağlıcakla kalın …

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ