Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,31 / Satış: 5,33
€ EURO → Alış: 6,03 / Satış: 6,05

“10 imama, 8 polis, 2 istihbaratçı…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 25.10.2018
  • 464 kez okundu

Bir memleketin çivisi çıkınca tam çıkar. Başkanlık diye çığlık atıp mecliste anayasa değişikliği görüşmelerinde muhalefet milletvekillerini salon boşluğuna itip kolunu kafasını kıran ve sonra da listeye alınmayınca küsüp veryansın eden AKP milletvekilleri acaba şimdi ne kadar mutludur.

Bakın bir memleketin hesabı, kitabı, alacağı, vereceği bütçe ile belli olur. Bütçe o memleketin namusudur; çünkü borcunu veremezsen, parayı kendi yurttaşlarına hakkıyla dağıtmazsan, hatta kendi bütçeni yaparken kendine Müslüman olursan o iş olmaz.

Yeni başkanlık sistemine göre bütçeyi “Reis” yapıyor. Eğer yapılan bu bütçe Milli İrade ile meclise gelen halkın temsilcisi milletvekilleri tarafından kabul görmezse hükümet düşmüş sayılıyor du…Sırf yalakalık olsun diye anayasa değişikliği tasarlayanlar; “Olur mu öyle şey canım. Başkanın lafının üzerine laf olur mu. Reis bütçe hazırlayacak halkın seçerek meclise gönderdiği iki milletvekili mi buna karşı çakacak.

Tövbe, haşa…” deyip bütçe mecliste kabul edilmezse bile bir önceki bütçenin yüzde 10 artışıyla Reis’in bütçesi yoluna devam eder diye bir hüküm konmuş.

Bu hafta Salı günü mecliste bütçe sunuş görüşmeleri vardı. Devletin bir yıllık bütçesinin meclise sunuşu o kadar lakayt ve baştan savma idi ki son güne kadar Cumhurbaşkanlığının mecliste plan bütçe komisyonunda sunuşu yapacak kimse belli değildi. 2019 bütçesini kimin Saray adına anlatacağı, kimin sorulara yanıt vereceği açık değildi. Sonunda Cumhurbaşkanın gelip meclisteki komisyona bilgi veremeyeceği dikkate alınarak Saray’ın bütçesini damadın sunmasına karar verildi. Damat Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak meclise gelip bütçeyi sundu. Çok da sorulara izin vermeyerek öylesine söyleyip geçti. Zaten Milletin meclisi de kim oluyordu ki…

Neyse gelelim yeni bütçenin rakamlarına. Saray’daki “tek seçici”, “tek adam”, “tartışılmaz isim”, “tek hakim” kişinin oturup kendi elleriyle yazdığı bütçede bazı gariplikler vardı. Daha doğrusu bizim gibi 30 yıldır mecliste komisyon izleyen ve bütçe görüşmelerine tanıklık edenler için garip bir durum vardı. Çünkü AKP ve yandaşları için bu vakayı adiyye’den bir olaydı. Bütçedeki bakanlıklara para dağıtımında; Türkiye Büyük Millet Meclisinin 6 katı, MİT’in bütçesinin 4 katı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2 katı, Sanayi bakanlığının bütçesinin yüzde 30 fazlası, İçişleri bakanlığının bütçesinin yüzde 20 fazlası kime verilmiş biliyor musunuz. Türkiye’deki 100 bin imama. Yani Diyanet İşleri Bakanlığına.

“Diyanet İşleri Bakanlığı Bütçesi ne kadar ki…Acaba bana dağıtılan avantaları etkiler mi…!” diye düşünen naçiz halkımıza bir bilgi; Diyanet İşleri Bakanlığının bu yılki bütçesi; 10 milyar 445 milyon 979 bin lira (eski parayla 10 katrilyon 445 milyar lira). Devletin bütün istihbaratını yöneten, ulusal güvenliğin sağlanmasında kilit rol oynayan, yurt içinde ve yurt dışında ülke güvenliği için operasyonlara imza atan Milli İstihbarat Teşkilatının bütçesi ne kadar biliyor musunuz; 2 milyar 157 milyon 761 bin lira. Yani diyanet bütçesinin beşte biri. Peki; polisiyle, jandarmasıyla, personeliyle Türkiye’nin dört bir yanda güvenliğimizi sağlamak için canla başla çalışan; şehit olan, gazi olan İçişleri Bakanlığımızın bütçesi ne kadar; 8 milyar 572 milyon 166 bin lira. Yani Diyanet bütçesinden yüzde 20 eksik. Ek işlerde hizmet verenler dahil 600 bin civarında personele sahip.

Hani sanayi devrimi 4.00 falan ya. Sanayi bakanlığına ayrılan bütçe ne kadar biliyor musunuz; “7 milyar 784 milyon 793 bin lira”. Yani Diyanetin bütçesinden yüzde 30 eksik. Devletin bütün müzeleri, tarihi ören yerleri, 28 milyar dolar gelir getiren turistik ziyaret alanlarını ve ülkenin tüm kültür dünyasını yöneten Kültür ve Turizm bakanlığının bütçesi ne kadar biliyor musunuz; Diyanetin yarısı kadar 5 milyar 664 milyon 701 bin lira.

Düşünsenize Türkiye’nin tüm misyon şeflikleri, büyük elçilikleri, konsoloslukları, Türk bayrağını dünyanın her köşesinde dalgalandırmakla görevli Dışişleri bakanlığının bütçesi ne kadar biliyor musunuz: 4 milyar 615 milyon 760 bin lira. Diyanetin bütçesinden yüzde 60 eksik.
Ha herkesin merak ettiği bir şey daha var. Peki Saray’ın bütçesi ne alemde diye. Merak etmeyen 1001 odalı saray için her şey düşünülmüş. Saray’ın bütçesi MİT’in bütçesinden fazla 2 milyar 818 milyon 899 bin lira.

Ey benim saf halkım, kendini herkesten daha uyanık zanneden garip yurttaşlarım. Hala siz bu bütçe yapısıyla, bu anlayışla, bu mantıkla, bu ülkenin krizden çıkacağına gerçekten inanıyor musunuz. Farkında değilsiniz ama bu bütçe anlayışıyla ülkeniz demokratik bir Cumhuriyetten din ve din işlerinin egemen olduğu, Emir ya da Sultan modeline doğru kurgulanmış bir hilafet devletine doğru sürükleniyor. Ve kurulacak bu yeni polis ve imamla kuşatılmış din devleti modeline doğru müthiş bir yapısal ve parasal destek sağlanmaya devam ediliyor.
Hesap belli;

“10 İmam’a, 8 polis 2 istihbaratçı…!”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ