Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Üç Silahşorlar Paparazzilerden Sıyrılmaya Çalışıyor

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 03.04.2019
  • 356 kez okundu

Dünyada bize ilmen öğretilenleri sorgularımızla teşhir edebilecek disiplini sağladığımız kanaatini taşıyamıyorum. Bir saatin neden altmış dakika olduğunu, derece açılarındaki üç yüz altmış sayısının nereden geldiğini sorgulayanların sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Koşullu doğrular bizlere aklımızın yavaşça geliştiği dönemden itibaren öğretilir. Ama bunlar kimin doğruları, başkalarının iddialarını bu kadar kesin sorgusuz sualsiz kabul etmemizin sebebi ne olabilir?

Biz insanlar özünde sorgulayan bir varlık değil miyiz?

Bireysel olarak hayatta her hareketi, her olayı kendi gözlem ve deneyimlerimiz ile bilmemiz mümkün değildir. Başkalarının keşiflerinden faydalanır, bunları beynimizle kabul eder ve onları doğru kabul edip, bir daha sorgulamamak üzere belleğimize yerleştiririz. Ve hayatımızı bu bilgilerin doğruluklarında devam ettiririz.

Maceralar hayatımızın en canlı öğretileridir. Üç silahşorların kurgusal mizah mahreçli maceraları hayatımıza bir tutam daha renk katan özellik taşıyor.

Sosyal medya fenomenlerinin kurban ettikleri iki isimle yetinmedikleri açıktı. Cemil’in onları ikna çabası sonuç vermedi.

Fenomenlerin akıllarında fikirlerinde sadece canlı yayınla tıklanma ve beğeni rekorlarına ekleme yapmanın düşüncesi yatıyordu.

Bizim düştüğümüz tuzağa Sabri düşmeyecekti. Üstüne sardığı yatak çarşafıyla kendini tanınmaz hale getirmişti. Sabri’nin planında fenomenler ne yaparlarsa yapsınlar, avuçlarını yalarlardı.

Acaba öyle miydi? Fenomenler kolayca pes edip bizleri takip etmekten vaz geçecekler miydi? Çok emin değildim. Eğer direkt eve gidecek olsaydık evet, bizim yakamızdan düşebilirlerdi. Ama Sabri, illa ki hamama geri gidip rüyasının hayra tecelli etme ısrarında diretiyordu.

Sabri’ciğin inatçı yapısını kırk yıldır kıramadım. Keçinin meşhur inatçılığının Sabri’nin yanında esamisi okunmaz.

Hamamda hafif yaralanan Sabri’ciği eve götürme niyetindeydik. Bu kadar yük biraz fazla gelmişti bize. Bir taraftan hayatın normal akışı içirişinde yaşadığımız dirençler, öbür taraftan sıra dışı enstantaneler bizleri ziyadesiyle yormuş, hatta hırpalamıştı. Bu yaşta, Cemil ve ben üstümüz çıplak vaziyette peştamalla yerkürenin en ücra köşesine kadar komedi meşrepli şöhretin Antakiye’li isimleriydik.

Şöhret tanrısına bir isim daha kurban etmek üzere Sabri’nin hastane odasından üstü çıplak sadece peştamalla çıktığı anda canlı yayın düğmesine basacaklardı. Ama Sabri’cik en azından burada bizim gibi, ne adak ne de kurban olacak, tuzağı da bozacaktı.

Bak Cemil, dedi. Sen ve İsmail önden arabaya doğru yürüyün, o paparazzi fenomenlere eve gideceğimizi söyleyin. Böylece bizi takip etmekten vazgeçsinler. Bu canlı yayın işi buraya kadar ikinizle başladı ve ikinizle bitti. Üçüncü kişi olmadı, olmayacak. Benim ancak bu çarşaflı halimle sadece gözlerimi ve ayak parmaklarımı çekebilirler. Başka görüntü almalarının imkânı yok. Siz arabayı çalıştırınca, arabaya doğru depar atarak bir koşuda geleceğim ve buradan uzaklaşacağız.

Sabri’nin düşüncesi belki de bazılarına makul gelebilirdi. Ama bana göre havaya giden karavana atışı gibiydi. Zira Sabri’nin düşünemediği bazı hamleler vardı.
Olmaza Sabri, dedim. Senin bu planın tutmaz.

Neden diye sordu.

Tut ki, dedim. Ben ve Cemil arabaya gittik ve seni bekledik. Her halükarda senin de şöyle veya böyle bir şekilde arabaya geleceğini bilecekler. Şimdi bunlar beni tanıyorlar mı, evet. Cemil’i tanıyorlar mı, evet.

Üçüncü şahıs olarak sen çarşafa dolansan bile, bu çarşafı senin üstünden bir çırpıda soyarlar. Seni bizim gibi dünyaya çıplak teşhir ederler.
Yapılacak bir tek şey var. Onlara hedef şaşırtacağız. Başka yol yok. Cemil ve Sabri bir ağızdan nasıl diye sordular.
Ben kendim çarşafa dolanacağım, dedim. Çarşafın içinde Sabri’nin olduğu haberini onlara uçuracağız. Onlar çarşaflının peşine düşecekler. Biliyorsunuz ben aktif sporcuyum. Çok hızlı hareket ederim.

Bu odadan çarşaf içinde önce koşarak çıkacağım. Paparazziler benim Sabri olduğumu zannedecek ve peşimden koşacak. Siz bir dakika sonra odadan her ihtimale karşın yine çarşafa dolanarak çıkın. Ama emin olun ben onları otoparkın en tenha yerine kadar peşime takacağım. Sizlerde fırsattan istifade edip arabayla hamama gidersiniz.
Siz uzaklaştıktan sonra ben çarşafı soyacağım ve paparazzilere nanik yapacağım. Zaten dünya bu paparazziler sayesinde benim kim olduğumu biliyor, bir kez daha bilmesinde mahzur yok.

(Haftaya Çarşamba devam edecek)

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ