Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 9,26 / Satış: 9,30
€ EURO → Alış: 10,73 / Satış: 10,77

30 Ağustos ve Tam Bağımsızlık

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 30.08.2021
  • 321 kez okundu

Bugün 30 Ağustos. Türk’ün istiklal ve istikbal savaşını zaferle taçlandırdığının 99.Yıl dönümü.
Bu büyük gurur günümüz tüm Milletimize kutlu olsun.

Türk Milletinin Millî Mücadelesi 30 Ağustos 1922 zaferiyle sona ermiş sayılamaz. O tarihte sona eren sadece bu mücadelenin silahlı safhası idi.

Millî Mücadelemizin o tarihten sonra başlayan silahsız safhasında alınacak çok yol vardı.
Cehalet, yokluk, yoksulluk, hastalık gibi toplum hayatını çilelerle kuşatan devasa sorunlarla karşı karşıyaydı.

Okuryazar oranı hiç yoktan halliceydi. Bacası tüten fabrika bulunmuyordu. Ticaretle uğraşan zümre iki elin parmaklarından azdı.

Tifo, dizanteri, verem gibi hastalıkların yanında kadınlarda doğum ölümleri, bebek ölümleri insanları kırıma uğratıyordu.

Ayrıca yobazlar her fırsatta din elden gidiyor yaygarasıyla halkı galeyana getirmeye çalışıyorlardı.

Askeri cephelerde mağlup olan devletler hep hinlik içerisindeydiler. Mustafa Kemal Atatürk’ün ve onun arkadaşlarıyla kurduğu düzeni yıkmak amacıyla her türlü hileye, desiseye başvuruyor, bazı bölgelerde aşiret liderlerini etnik isyanlar çıkarmaları için kışkırtıyorlardı.

Yol yok, içme suyu yok, elektrik İstanbul ve İzmir’in belli bölgeleri dışında yok.
Yetişmiş insan kaynağı yok.

Bu kadar derine işlemiş olumsuz şartları ters yüz edebilecek kimi veya kimleri tarih yazmıştır?

Tarih sadece Mustafa Kemal Atatürk’ü yazmıştır. Zira bu çileli yolda değil mesafe almak, yola çıkmak dahi çılgınlık sayılır.

Yıkılmış bir İmparatorluktan geriye külden başka bir şey kalmamışken, parolasını istiklal ve bağımsızlık üzerine kurmuş ve tebaayı millet olma şuuruyla tanıştırmış insanüstü bir kişiye en mütevazı ifadeyle dahi denir.

Mustafa Kemal Atatürk ilgi duyduğu birçok konuda çağının hem ilerisinde hem de üstündedir. Savaşta mağlup ettikleri devletlerle kısa sürede barış kurabilmesi, büyük saygı ve takdirle anılması, O’nun kimsede bulunmayan çok asil meziyetleri olduğunu gösterir.

O büyük deha; on-on beş yıl daha yaşayabilseydi, kuşkusuz kendisinin hedeflediği muasır medeniyetin üstüne çıkabilirdik. Her yönüyle daha güçlü, daha ilerlemiş bir ülke konumuna gelirdik.

Muzaffer Atatürk bize hiçbir zaman karamsar olmamayı öğretti. Akıl kullanıldığı sürece umutsuzluğa kapılmamayı, mutlaka çıkar bir yol bulunacak kudretin olduğunu öğütledi.

Bugünün dünyasında geldiğimiz yer elbette küçümsenemez. Fakat daha iyi bir yerde olmamız gerektiği hakikati görmezlikten gelmemeliyiz.

Biz bulunduğumuz yerle yetinemeyiz. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının elde ettikleri muhteşem zaferler gibi, kalkınmamızı sağlayacak tüm alanlarda da sürekli zaferler elde etmeliyiz.

Dünyada itibar görmenin ön şartı büyük Atatürk’ün belirttiği gibi tam bağımsızlıkla sağlanır. Askeri, ekonomik, politik açılardan tam bağımsız bir toplum, ülke inşa etmeden kalkınmak, müreffeh ve muteber olmak olası değildir.

Atatürk, ekonomik bağımsızlık olmadan politik bağımsızlığın gerçekleşemeyeceğini şu sözlerle ifade etmektedir: “Tam bağımsızlık için şu prensip vardır: Milli egemenlik, ekonomik egemenlikle pekiştirilmelidir Siyasi ve askeri zaferler, ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa kazanılacak başarılar yaşayamaz, az zamanda söner.”

Siyasi fanatizm hırslarından arınmak ve milli bir ülkü etrafında birleşerek daha yüksek mertebelere çıkmak öncelikli milli politik hedefimiz olmalı.

Çünkü milli hedefler yerine şahsi hedefler koyulduğu takdirde bir ülkenin varlığı her geçen gün zayıflar.

Atatürk; milli politikanın kudretine ve şahsi hedeflerin tehlikelerinde değinirken çöküşü, Osmanlı İmparatorluğu’nun ulusal bir yönetime sahip olmamasına bağlar. “Osmanlı tarihinde bütün çabalar ve bütün çalışmalar milletin arzusu, emelleri ve gerçek ihtiyaçları göz önünde bulundurularak değil, şunun bunun kişisel hırslarını, emellerini yerine getirme yönünde yapılmıştır” görüşüyle saptar.

Bugün 30 Ağustos. Kahramanlar Kahramanı Gazi Mustafa Atatürk önderliğinde Türk ordusu ve Türk milleti sayesinde tarihin akışının değiştiği, mucizeler yarattığı en soylu en asil en mutlak zaferin yıl dönümü.

Milli sevginin, milli bilincin, milli şuurun Türk ordusuyla doruklara ulaştığı tarihi bir gün.

Bu tarihi günde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle, özlemle, şükranla yâd ediyor, bu vatan uğruna şehit düşen tüm kahramanlara Allahtan rahmet diliyorum.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ