Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,41 / Satış: 8,45
€ EURO → Alış: 9,98 / Satış: 10,02

Adaletin Ahlakı

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 21.06.2021
  • 304 kez okundu

Türkçede acınacak olaylar karşısında etkilenen masum insanlar için ‘’ yazık’’ sözcüğünü sıkça kullanırız.

Son günlerde su yüzüne çıkan olağanüstü ahlaksızlıklar karşısında ‘’yazıklar olsun’’ kelimesini dilimizden düşürmüyoruz.

Şeytanın aklına gelmeyecek suiistimaller zincirine hemen hemen her gün yeni halkalar ekleniyor. Mafya lideri Sedat Peker’in iddialarında ortaya saçılan şeytani tezgahlar üzerinde kurulan pis ilişkilerle vurgunların nasıl yapıldığını küçük dilimizi yutarak öğreniyoruz.

Sade vatandaşları hayretlere sevk eden bu rezaletler karşısında, hukuk kanadında ve iktidar cenahında gereğinin yapılmaması, kuşku atmosferinin parlamasına sebep oluyor.

Demokratik hukuk devletinde mekanizmalar sağlıklı işler ve böyle rezaletler zincirine bir halka dahi eklenmesine müsaade edilmez. Hukuka aykırı bir halka eklemeye kalkışanların alınlarına hukukun hüküm mührü vurulur.

Hukuk devleti olmanın kılıçtan keskin, saçtan ince hassasiyetleri vardır. Hiç bir kurum bu hassasiyetten münezzeh değildir.

Peki; bizlerde böylesi hassasiyetler neden köreldi?

Hani bizler yedi kıtaya hükmetmiş koca imparatorluğun torunlarıydık. Güçlüydük. Karada ve denizde küffara diz çöktüren ecdadımızın mirasçılarıydık.

Çok sade bir dil ile anlatayım: hamasetten keramet bekleyerek aklımızı zehirledik. Ahlakımızı çökerttik, vicdanımızı kanattık.

Dini inançlarla tek bir kişinin iradesiyle ülke yönetilebilir sandık. Garibanların sefaletinden rahatsız olmadan, fakat kul hakkı edebiyatıyla 3 dolgun maaşlı-5 kalın maaşlı bürokratlar türettik.

Haramı helal sertifikalarla kapattık. Adaletsizliğin kitabını yazdık adeta.

Varılan yer: Hüsran.

Çünkü bir ülke hamasetle yönetilemez. Dünyada hiçbir demokratik ülke hamaset ile kendini içeride ve dışarıda gülünç hale düşürmeyi aklından geçirmez. Ortadoğu ülkelerinde hamaset prim yapabilir. Devlet terbiyesinin zayıf tezahür ettiği yerlerde hamaset devreye sokularak işlenen kusurların üstü örtülür.

Açık toplumlarda şeffaflık toplum yararına sayısız faydalar sağlar. Her adım kamuoyunun gözü önünde atılır. Sistem külliyen kamuoyu yararına kurulmuştur ve bu şekilde işler.

Siyaset kurumu, bürokrasi geleneğinin temelini imtiyazsız şekilde sağlam atmıştır. Torpil kavramı olmadığından her görevli vazifesini sorumlulukla ifa eder.

Batıda kısaca, adalet ahlakının yüceliği topluma nüfuz etmiş. Ahlaka, adalete aykırı kalkışanları yakalar, kamuoyuna teşhir edip hukuka teslim eder.

Saygıdeğer okuyucular son zamanlarda şahit olduğumuz ayıplı trafiğin büyüklüğünü daha iyi anlamak için izninizle Cumhuriyet tarihimizde yaşanan bir olayı sizlere aktarmak istiyorum.

Bazılarının dudak bükerek karalamak istedikleri 3.İsmet İnönü hükümetine götüreceğim.

1 Kasım 1927 tarihinde 3. İnönü hükümeti istifa etti; aynı gün 4. İnönü hükümeti kuruldu.

Çünkü 3.İnönü hükümetinde denizcilik bakanı İhsan Bey görevini kötüye kullanarak kişisel menfaat temin etmekle suçlanıyordu. Bu yüzden hükümet istifa etti İhsan Bey’ siz 4.Hükümeti kurdu.
İnönü konuyu derhal Atatürk’e açmış ve talimatını almıştı. İddialar süratle TBMM’ye taşındı.

Başbakan İsmet İnönü, eski Bahriye Nazırı İhsan Bey’in Yüce Divan’a sevk edilmesi için “meclis soruşturması” açılmasını istedi. İhsan Bey, “Elinde inkılap bayrağı, cebinde banknot destesi taşıyanlardan değilim” savunmasını yaptı.

İsmet İnönü: “Yazık. Savaşlarda kazandığımız şerefleri kendisine emanet etmiştik. Vatanın müdafaası, Cumhuriyetin kanunları ve şereflerimiz suikasta maruz kalmıştır. Büyük mahkemeden ibret bekleriz” ifadesiyle Yüce Divan’a gidilmesini istedi.

Sonunda Bahriye Nazırı 2 yıl hapse mahkum oldu. Gerekçenin özeti, İhsan Bey’in hukuk ve ahlâka uygun olmayan yoldan çıkar sağlamış olmasıydı.

Cumhuriyetimiz henüz yeni kurulmuşken hukuka ve ahlaka aykırı olanlara geçit vermeden tertemiz ruhunu ortaya koyarak mücadele etti.

94 yıl sonra ahlak ve adalet konusunda elimizi yükseltmemiz gerekirken baktık ki; ellerimizi de, vicdanlarımızı da, adaletimizi de, hukukumuzu da batırmışız.

Bunca emeğimize ‘’yazık’’

Bizi bu hale getirenlere ‘’yazıklar olsun’.

[email protected]

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ