Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 7,65 / Satış: 7,68
€ EURO → Alış: 8,95 / Satış: 8,99

AKP’li Milletvekili; “Hatay’a Dikkat”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 17.08.2017
  • 1.393 kez okundu

Bu milletin yarısı ne zaman anlayacak bilemiyorum ama Türkiye terör konusunda çok sıkıntılı günlere gebe. Hani 16 Nisan referandum sonrası terör bitecekti, huzur gelecekti, gelirimiz artacaktı, lider ülke olacaktık, uçacaktık, kaçacaktık. Bunların hepsinin hikaye ve yalan olduğu her geçen gün biraz daha ortaya çıkıyor.

Son zamanlardaki sınırlarımızdaki en önemli iki gelişmeden biri ABD’nin YPG’ye bin 200 kamyon ağır silah ve mühimmat götürmesi ikincisi ise 2 bin “El Nusra” ve “El Kaide”’li teröristin Türkiye’nin ve özellikle MİT’in ve özel kuvvetlerin gözetim altında tuttuğu İdlib’e yerleşmesi olayıdır. İlk planda 100 otobüs dolusu terörist 5 Ağustos günü bu kente yerleştirilmiş ve bu kent bir anda terörist üssü hale getirilmişti. İşin daha acısı El Nusra olarak bilinen ve bölgedeki “Selefi” en tehlikeli gruplardan biri olan bu eli kanlı çetenin sessiz sedasız Hatay’ın Reyhanlı ilçesinden Yayladağı ilçesine kadar olan sınır bölgesine yerleşmesi.

Asıl hem ABD’nin hem Rusya’nın hem de batının dikkatini çeken bu gelişmenin en önemli detayı bölgeye her anlamda Türkiye’nin doğrudan hakim olması. Yani Türkiye izin vermeden böyle bir girişimin gerçekleşmesi söz konusu bile değil. Sorulacak soru şu; “Neden bu kadar tehlikeli bir terör grubu Hatay’ın Yayladağ-Reyhanlı sınır bölgesini kapsayacak bir biçimde İdlib’e yerleşti. Ve neden Türkiye buna bir biçimde açık olarak göz yumdu”.

Bunları neden size anlatıyorum; AKP milletvekilinin dikkat çeken bir uyarısı yüzünden. Saraya yakın ve hatta sarayın sıkı koruyucularından biri olan AKP İstanbul milletvekili Metin Külünk durup dururken bir açıklama yaptı. Aslında açıklama sözde FETÖ ile ilgiliydi ama AKP’nin bu iyi haber alan önemli ismi “Yeni bir kalkışma”’dan söz ederken sözü bir anda Hatay’a getirdi. Külünk, 14 Ağustos tarihli SÖZCÜ gazetesinin 5. Sayfasında yer alan röportajında şöyle konuşuyor;

“FETÖ ve arkasındaki emperyalist güçlerin Türkiye’de bir Alevi-Sünni çatışması çıkarmak istediğini düşünüyorum. Henüz bu örgütün özel yetiştirilmiş tetikçileri ortaya çıkmadı. Bence önümüzdeki dönemde bizi zora sokacak adımlar atmaya hazırlanıyorlar. Özellikle Hatay’a dikkat çekmek istiyorum. Senaryonun en kirli tarafında bir Alevi-Sünni çatışması var. Beraberinde 15 Ağustos’ta PKK tüm elemanlarını şehirlere indirerek ses getirecek eylemler üzerinden bir Türk-Kürt çatışması oluşturmak istiyor”.

Şimdi bu açıklamayı ne yapacağız. Peki eğer gerçekten böyle bir tehdit veya tehlike söz konusuysa neden El Nusra ve El Kaide’nin Hatay sınırına yerleşmesine göz yumuldu. ABD; Rakka’dan sonra sıranın El Nusra ve El Kaide’ye geleceğini söylemiş ve bu iki grubun terör listesinde olduğunu açıklamıştı. Eğer bu gruplara karşı bir süpürme eylemi olursa aileleri ile birlikte Lübnan sınırından getirilip İdlib’e yerleştirilen bu 2 bin kişilik terör grubu Hatay’a mı alınacak. Alınırsa bu medeniyetlerin buluştuğu nokta olan güzide ilde neler yaşanabileceğini tahayyül edebiliyormusunuz.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Madem Hatay ile ilgili böyle endişeniz var neden İdlib’teki bu gelişmelere göz yumdunuz.

Son kez; ne yazdığımı anlamayan ya da ne okuduğunun farkına varamayanlara seslenmek istiyorum. Anladınız mı şimdi; Hatay’ın gezi parkı olaylarında verdiği 3 demokrasi şehidi için “Alınları secdede mi öldü” diyen siyaset anlayışının varacağı noktayı. Bu anlayış ile “katli vaciptir” anlayışı arasındaki mesafe bir tıktır. Umarım herkes bu olaylardan gereken dersi çıkarmış ve samimi olarak Hatay’ın birlik ve beraberliği için mücadele etmeye başlamıştır.

Bu ülkenin tek çıkar yolu Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık izine yeniden geri dönmek ve Cumhuriyetin o çağdaş ilkelerini yeniden egemen kılmaktır. Ben 40 yıldır bu mücadelenin ayrılmaz bir neferiyim. Başaracağımıza olan inancım sonsuzdur.

Yazacak çok şey var, konuşacak şey var ancak bugüne kadar sevgi duyduğum kurumlara, kurullara, bu yolda emek verenlere saygımdan dolayı daha fazla konuşmak istemiyorum. Biraz belki halk dilinde argo olacak ama eğer susuyorsam;

“Suskunluğum asaletimdendir”
Demirden korkan trene binmez.
Dağdan gelen bağdakini kovamaz….!

Fatih Ertürk

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ