Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,41 / Satış: 8,45
€ EURO → Alış: 9,98 / Satış: 10,02

“Ali Ertürk evlendi…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 21.06.2021
  • 368 kez okundu

Bugün sizinle geçmiş güzel günlerin anısını paylaşmak istiyorum.

Bir zamanlar Antakya’yı…

Karanlığın ve istibdatın Türkiye’yi esir almadığı, medeniyetlerin buluştuğu nokta olan Hatay’ın daha mültecilerin işgaline uğramadığı o aydınlık ve zerafet dolu güzel günleri…

Herkesin biri işinin olduğu, insanların emeğinin değerli ve kazancının insanca ve hakça paylaşıldığı o beyaz günleri.

Babam Terzi Ali Ertürk’ün babası yani dedem Muhammet Ali Ertürk (Muhammet Deyri) 23 yaşındayken teyze kızını görmeye gelmiş Halep’ten Antakya’ya. Ve gördüğü gibi de evlenmiş.Osmanlı dönemi ve Antakya Halebin bir sancağı ve Antakya Kerkük Türkmen ağzı ve lehçesiyle konuşan, tarihinde iki büyük yangın ve üç büyük deprem geçiren çok özel bir kent.

Bütün dünya 520’li yıllarda Antakya’yı “Orientis Apicem Pulcrum” adıyla tanıyor. Ya da bilinen ve tanınan adı ile “Doğunun Kraliçesi”…

Endemik bitkileriyle ve en az bin 500 yıldır süregelen Defne yaprağının yemişi ve yaprağıyla yapılan ilaç ve sabunlar, yine “Silpius” (Gümüş gibi parlayan) yani Habibi-i Neccar dağına ismini veren ve Gümüş madenlerinin işlenmesi ve dünyanın en nadide takılarının yapılmasıyla ilgili bir kent.

O yıllarda Seleukos limanına (Samandağ) açılan kapı, yani Asi nehrinin Akdeniz’e döküldüğü yerde büyük bir liman girişi vardı. Oradan Asi nehrine giren büyük yük tekneleri ve mavnalar Antakya’da bugün köprünün bulunduğu yerdeki iskelelerde mallarını indirir ve başta ok uçları, mızraklar, demircilik ürünleri, defne yağı ve sabunu, zeytinyağı ve nar ekşisini yükler yeniden Akdeniz’e açılır ve Roma krallığına doğru yelken açardı.

Zaten Selevkos İmparatorluğu (Antakya İmparatorluğu) , Makedon İmparatorluğu parçalandıktan sonra ortaya çıkan 4 Helenistik imparatorluktan biridir. Başkentleri Antakya`ydı. Anadolu`da, Doğu Akdeniz`de, Mezopotamya`da, İran`da, Türkmenistan`da, Pamir`de ve Hindistan`ın batısında egemenliklerini sürdürmüşlerdir. Roma gelene kadar Doğu Akdeniz`in hakimiydiler.

Uygarlığın, el işlemeciliği zanaatkarlığın, endemik ürünleriyle dünyanın gözbebeği bir yerdi Antakya.
Her düşüncenin, her inancın bir dönem hakimiyet kurduğu, insanların birbirlerine kimlikleriyle değil insan olmalarıyla ilgili seslenen bir kentti Antakya.En az 6 dilin iki bin yıldan beri seslendirildiği, en az 6 inancın iki bin yıldan beri birbirine saygıyla yaşadığı bir inci tanesi.

Ta ki AKP gelene kadar….

Size sadece şu kadarını söyleyeyim; “Annesi Antakya Türkmeni olan bir halep beyefendisinin Antakya’ya gelerek Ermeni terzi ustasının yanında mesleğini öğrendiği, Antakya’da yine Antakya’nın yerlisi bir Türkmen kadınla evlenerek dünyaya bıraktığı 7 çocuktan ikincisinin oğluyum.

Bir arkadaşımın söylediği gibi; “Bu topraklarda coğrafya kaderdir”.

Babam Uzunçarşı’nın güzide insanı Terziler Derneği Başkanı rahmetli Ali Ertürk’ün torunu, oğlum Ali Ertürk’ü evlendirirken aklıma bunlar geldi.

Biz bu Hatay kültürünün, Antakya kültürünün son temsilcileriyiz. Bizlerden sonra o güzel günleri hatırlayacak çok az insan kalacak.

Bu ülkenin kıymetini bilemedik, Hatay gibi bir cennetin kıymetini bilemeden, M.S. 500 yıllarında Paris yokken, Londra yokken, Berlin yokken dünyanın en büyük 3 yaşam merkezinden biri olan (Roma, İskenderiye, Antakya.Antakya’nın o dönem nüfusu 800 binin üzerindeydi) Antakya’nın kıymetini bilemedik.

Bir güzel rüyayı; kuru inatlar, din adına işlenen cinayetler ve doğa-çevre katliamlarına kurban ettik.

Bir Antakyalı olarak Adalet ve Kalkınma Partisini asla affetmeyeceğim. Bunun siyasetle hiçbir ilgisi yok.
Ama olsun yine de güzel haberler var…

Oğlum Ali Ertürk evlendi…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ