Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Antakya’da Kültür-Sanat

Antakya’da Kültür-Sanat
  • 28.05.2019
  • 860 kez okundu

Hazırlayan: Mehmet Karasu

Kent Kitaplığı: Misket/ İnci Gürbüzatik /Goa Basım Yayın
“Ben buralara gelirken sokakları böyle ıssız düşlememiştim. Gördüklerimle gerçeklikten saptım. Etrafımdaki sessizlik ölüm sessizliği, yalnızlıktı. Bu sokaklar ağı, bu mahalle, saklısında hüzün veren, kurgulanmasından korktuğu yıllanmış bir öyküyü barındırıyor gibiydi. Gerçeğin böyle gündüz gündüz, aydınlıkta olmayıp gecenin, uykunun ve düşlerin derinliğinde olduğunu anlıyordum. Yalnızlaşmaktan korkup sokağın ucuna doğru kendimi kovalayıp, kaçarken durdum birden.
Naime hastalandığında, annemin genç doktoru çağırmak için geldiği evin önündeydim çünkü. Kalbim çarpmaya başladı. Nasıl da unutmuştum? Evin sakinlerini, sahiplerini, kızların kaderlerini hatırladım birden. Dolu doluydum. Böyle aniden karşıma çıkıvermesi sarsıp silkeledi beni. Kaotik, birbiri içine geçen pek çok öykü vardı bu evde. Aslında yalnızca bu evde değil bütün evlerde vardı. Hatırlamaya kimden, nereden, hangisinden başlamalıydım bilmiyordum..”

Konuk Yazar: Yazarlar Toplanıyor/ Ataol Behramoğlu
Türkiye Yazarlar Sendikası üyesi yazarlar, sendikanın 4 Şubat 1974’te kuruluşundan 45 yıl sonra, 21. Olağan genel kurul için toplanıyor.
Bu “toplanıyor” sözü iki anlamlıdır. Yazarlar ve toplanmak denildiğinde ülkemizde akla ilk gelebilecek olan, yazarların evlerinden işyerlerinden toplanarak gözaltına alınmaları olacaktır. Sendikamızın uzun tarihinde bunları da yaşadık. 12 Eylül öncesinin karanlık, sonrasının daha da karanlık günlerinden geçtik. Tek tek hepsini saymaya gerek yok. Hepsi zaten arşivlerdedir. Türkiye Yazarlar Sendikası’nın tarihi, bir cesaret, özveri, emek ve özgürlük mücadelesi tarihidir.
Sendikanın Yaşar Kemal’den sonra ikinci genel başkanı Aziz Nesin’den sonra bu sevgili örgütümüzün iki dönem genel başkanı olmanın sonsuz onurunu taşıyorum.
Zihnimde, yüreğimde, belleğimde, şu anda çoğu yaşamda olmayan nice arkadaşımızın, omuzdaşımızın, silinmez anıları, görüntüleri, sesleri, sözleri dalgalanıyor.
Genci yaşlısı, kadını erkeği, yaşayanları yaşamda olmayanları, ülkemizin bu sevgili evlatları, hiçbir karşılık beklemeksizin, emeklerini, ürünlerini, yaşamlarını ülkemizin mutluluğuna adadılar, adamaktalar.
Türkiye Yazarlar Sendikası büyük bir olgudur. Hiçbir başka ülkede bir benzeri yoktur. Bunu bilerek, görüp gözlemlemiş biri olarak söylüyorum.
Arkasında bırakın devletin desteğini, bu devletin her an saplanmaya hazır hançeri olan; başkaca da üyelerinin alçakgönüllü katkıları dışında bir desteği bulunmayan bu örgüt, bir özveri destanıdır.
Şimdi bugün, 21. Kurultay’da, en başından bugünlere kadar bu destanın yaratıcılarının en ön sırasında yer alan büyük yazar, emek savaşımcısı, toplumcu, yurtsever arkadaşımız sevgili Adnan Özyalçıner’i sendikamızın yeni genel başkanı olarak ayakta alkışlamak üzere toplanıyoruz.
Daha güzel, daha büyük, daha özgür, daha mutlu günlere doğru yürüyüşümüz durmaksızın sürecektir. (TYS Genel Kurulunda okunan mesaj)
***
TYS, Başkanını Seçiyor
Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), 45. doğum yılında yeni bir genel kurulla yazarlarını buluşturuyor.
1974 yılında Yaşar Kemal başkanlığında kurucular Aziz Nesin, Bekir Yıldız, Turgut Uyar, Tomris Uyar, Leyla Erbil, Orhan Murat Arıburnu, Adnan Özyalçıner, Adalet Ağaoğlu, Ali Özgentürk ve Nihat Behram’la ilk adımlarını atan sendika, o yıldan bugüne yazarların emeğini savunmak, örgütlemek, hukuki, sosyal, kültürel temel hak ve özgürlüklerini korumak, geliştirmek için savaşımını sürdürüyor.
Bugün, Mimarlar Odası’nın Karaköy binası toplantı salonunda yapılacak genel kurulda, sendika yine yazarların söz ve yazı özgürlüğünün korunması için yazarları güç birliğine çağıracak. Toplantı sonunda Adnan Özyalçıner TYS’nin yeni başkanı olacak.
Yaşar Kemal’den sonra Aziz Nesin, Oktay Akbal, Ataol Behramoğlu, Cengiz Bektaş, Enver Ercan ve Mustafa Köz başkanlığındaki yönetimler; ülkenin siyasal, toplumsal, kültürel süreçlerinde önemli roller üstlendi.
TYS, yazarlarını genel kurulda buluşmaya çağırıyor. (25 Mayıs 2019- Cumhuriyet)

Haftanın Şiiri
Anneler Ve Çocuklar/Sezai Karakoç
Anne ölünce çocuk
Bahçenin en yalnız köşesinde
Elinde bir siyah çubuk
Ağzında küçük bir leke
Çocuk öldü mü güneş
Simsiyah görünür gözüne
Elinde bir ip nereye
Bilmez bağlayacağını anne
Kaçar herkesten
Durmaz bir yerde
Anne ölünce çocuk
Çocuk ölünce anne

Haftanın Sanat Gündemi
Haldun Taner Öykü Ödülü, Kâmil Erdem’e verildi
Milliyet gazetesi tarafından bu yıl 30’uncusu düzenlenen 2019 Haldun Taner Öykü Ödülü, Kamil Erdem’in ‘Bir Kırık Segâh’ adlı öykü kitabına verildi.
Doğan Hızlan başkanlığında toplanan, Demet Taner, Handan İnci, Nursel Duruel, Metin Celal, Mehmet Zaman Saçlıoğlu ve Ömür İklim Demir’den oluşan seçici kurul, 30. Haldun Taner Öykü Ödülü’ne katılan eserleri değerlendirdi.
Seçici kurul, toplumsal bilinçle insanın bireysel dünyasının çatışmasını incelikle yansıtması, dile hâkimiyeti, derin duyarlılığı nedeniyle 30. Haldun Taner Öykü Ödülü’nün Kamil Erdem’in ‘Bir Kırık Segâh’ adlı kitabına verilmesini oy birliğiyle uygun gördü.
20 bin lira değerindeki ödül, düzenlenecek törenle Kamil Erdem’e takdim edilecek. (Birgün)

Türkiye Yazarlar Sendikası 21. Olağan Kongresini gerçekleştirdi
Türkiye Yazarlar Sendikası yeni yönetimi olağan kongrede yapılan seçimle belirlendi. TYS’nin yeni Genel Başkanı Adnan Özyalçıner seçildi.
Türkiye Yazarlar Sendikası yeni yönetimini belirledi. Yazarların yoğun ilgi gösterdiği kongrede düşünce ve ifade özgürlüğü için örgütlenme çağrısı yapıldı. TYS’nin yeni Genel Başkanı Adnan Özyalçıner seçilirken Ataol Behramoğlu “Toplumsal gerçekçi yurtsever yazar Adnan Özyalçıner’in başkanlığını ayakta kutluyoruz” dedi.
TYS 21. Olağan Kongresi İstanbul’da bulunan Mimarlar Odası Konferans Salonu’nda toplandı. “Dünyanın Bütün Kalemleri Birleşin Pankartı” altında toplanan kongrenin divan başkanlığını Metin Celal Zeynioğlu üstlendi. Açılış konuşmasını yapan TYS Genel Başkanı Mustafa Köz, TYS’nin iki yıllık çalışma faaliyetleri hakkında bilgi verdi. TYS’ye kardeş yeni bir örgüt kurdukları bilgisini veren Köz “Dayanışma ve yan yana olmak bu dönemde önem kazandı. Kardeş örgüt dayanışma derneği faaliyetlerine başlıyor.” dedi.
“SENDİKAMIZ ÖNEMLİ ADIMLAR ATTI”
Kongrede meslek örgütü temsilcileri ve yazarlar da konuşmalar yaptı. TYS’nin eski genel başkanlarından Cengiz Bektaş, kongrede konuşma yaparken Ataol Behramoğlu ise mesaj yolladı. Cengiz Bektaş kongreyi kutlayarak “Kötülülere karşı en zor zamanlarda sendikamız önemli adımlar attı. Buralara gelmek de çok önemli” dedi.
“YERELLERE DE AĞIRLIK VERİLMELİ”
Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk yazarlar açısından uluslararası lisans gelirleri ve telif haklarının önemine değindi. Kocaeli’den kongreye katılan yazar Çetin Güzel ise sendikanın sadece İstanbul’da değil yerellerde de çalışmalara ağırlık vermesi gerektiğini vurguladı.
YENİ YÖNETİM KURULU SEÇİLDİ
Konuşmaların ardından yapılan seçimle TYS’nin yeni yönetim kurulu belirledi. Tek listeyle girilen seçimde Adnan Özyalçıner başkanlığındaki yönetim kurulu Nalan Çelik, Cengiz Hakkı Zariç, Tahir Şilkan, Nilay Özer, Nihat Ateş, Nükhet Eren, İlhan Gülek ve Nuray Gök Aksamaz’dan oluştu.(Evrensel)

38. TÜYAP Kitap Fuarı’nın “Onur Yazarı” Adnan Özyalçıner oldu
38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın onur yazarı edebiyatımızın usta ismi Evrensel Gazetesi Yazarı Adnan Özyalçıner oldu.
38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın onur yazarı ve teması açıklandı. Bu yıl 2-10 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek fuarın “Onur Yazarı” edebiyatımızın usta ismi, Evrensel Gazetesi Yazarı Adnan Özyalçıner olurken teması ise “Edebiyatımızda 50 Kuşağı” olarak belirlendi.
Fuarın onur yazarı etkinlikleri kapsamında Adnan Özyalçıner’in yaşamı ve eserleri üzerine kendisinin de katılımıyla çeşitli panel ve söyleşiler düzenlenecek. İstanbul Kitap Fuarı boyunca “Edebiyatımızda 50 Kuşağı” teması çerçevesinde özel etkinlikler de yapılacak. “Sinemamızda 50 Kuşağı” Arif Keskiner’in yönetiminde, “Tiyatromuzda 50 Kuşağı” Zeynep Oral yönetiminde, “50 Kuşağı Dergileri” Metin Celal yönetiminde, “Yayıncılıkta 50 Kuşağı” Fahri Aral yönetiminde, “Şiirimizde 50 Kuşağı” Cevat Çapan yönetiminde, “Öykücülükte 50 Kuşağı” Doğan Hızlan yönetiminde, “Edebiyatımızda 50 Kuşağı” ise Selim İleri yönetiminde düzenlenecek söyleşi ve panellerle ele alınacak.
ÖZYALÇINER: KUŞAĞIMIN TUTUMUNU SÜRDÜRECEĞİM
Evrensel’e konuşan Adnan Özyalçıner duygularını paylaştı. İstanbul Kitap Fuarı’nda onur yazarlığına seçilme sorumluluğunun bilincinde olduğunu söyleyen Özyalçıner “Ben 1950 Kuşağı yazarlarındanım. İnsan hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığı; düşünce, sanat ve edebiyatın bugün gibi baskı altında tutulduğu 1950’li yılların yazarıyım. İlk öykü ve şiirlerimizi yayınlamaya başladığımız dönemde öncelikle Demokrat Parti iktidarının karşısındaydık. Aynı zamanda edebiyatın özgürleşmesi için siyasi sınırlamaların dışında bir taraftan sanatsal sınırlamaların -sınırlandırmaların da kalkması- kaldırılması için çaba veriyorduk. Yaşananların, yaşam gerçeğinin bütün boyutlarıyla ortaya konmasından yanaydık. Kısacası iktidarın baskılarına da; sanat ve düşüncenin baskı altına alınmasına da karşı olduk. Hem siyasal hem sanatsal olarak başkaldırıcı bir kuşaktık. O gün, bu gündür öykülerinle siyasal, toplumsal, ekonomik, yaşamsal alanda kuşağımın bu tutumunu kültürel bir başkaldırı olarak -sürdürüyorum- sürdüreceğim” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA KÖZ: EMEĞİN VE VEFANIN ÖYKÜCÜSÜDÜR
Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) Genel Başkanı Mustafa Köz, fuarın temasına ve onur yazarına dair değerlendirmelerde bulundu. Köz, “Edebiyatta 50 Kuşağı bir vefa kuşağıydı. Bu kuşağı birbirine bağlayan yalnızca dil estetiği değil, insan ve ülke sevgisiydi. Bu sevgi evrensel, hümanist ve devrimci zenginliğini de taşıyordu. Özünde kuşağının bu izleklerini sınıf bilinciyle işleyen; yoksuldan, emekçiden yana yazarıydı Adnan Özyalçıner. Hâlâ aynı tazelikle bu izlekleri çoğalttığını söyleyebiliriz. Özyalçıner edebiyatta emeğin ve vefanın 50 kuşağında ve sonrasında öncü öykücülerinden birisidir. Bu birikimin İstanbul Kitap Fuarında onur yazarlığıyla değerlendirilmesi hepimizin onuru ve sevinci olduğunu söyleyebilirim. Bir başka değerli durum Öykücüsü Memduh Şevket Esendal’ın “Ev ona yakıştı” öyküsü vardır. Bilirsiniz. Onur yazarlığı Özyalçıner’e çok yakıştı. Kutluyorum.” şeklinde konuştu.
YAZARLAR OKURLARIYLA BULUŞACAK
TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AŞ tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ile düzenlenen İstanbul Kitap Fuarı, Büyükçekmece’deki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde yapılacak. Yurt içi ve yurt dışından 800’ün üzerinde yayınevi ve kitle örgütünün katılımı beklenen fuarda, 9 gün boyunca panel, söyleşi, şiir dinletisi ve çocuk atölyelerinden oluşan kültür etkinliklerinde ve imza günlerinde yazarlar okurlarıyla buluşacak. Her sene olduğu gibi Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 29. İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilecek. Girişin öğrenci, öğretmen, emekli ve engellilere ücretsiz olduğu fuar hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Fuarın son günü 10 Kasım Pazar akşamı ise 19.00’da sona erecek. (Evrensel)

Belleğimizdeki Kadınlar: İnci Gürbüzatik
Antakya’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimimi Ankara’da tamamladıktan sonra, Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’ne girdi, Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. TRT Ankara Radyosu’nda Prodüktör olarak göreve başladı. 1989 yılında TRT Ankara Televizyonu Drama Programları Müdürlüğü’ne atandı. Çok sayıda senaryo ve kısa dramalar yazdı. Çeşitli programların yapım ve yayınını gerçekleştirdi. Ağustos 2002’de kurumdan ayrıldı. Evli ve iki çocuk annesidir.
ÇALIŞMALARINDAN BAZILARI
l990 TOBAV ve Çankaya Belediyesi’nin düzenledikleri “GENÇLİK OYUNU YAZIM YARIŞMASI’ nda “KARIŞ KURUŞ BİR YARIŞ”adlı oyun ile büyük ödül,
Yine aynı yarışmanın “ÇOCUK OYUNU YAZIM YARIŞMASIN”nda “MASAL DERİNDE, ÇİZGİ YERİNDE” adlı çocuk oyunu ile mansiyon,
1994 yılında “YUKARI-KARA-KISIK” adlı 13 bölümlük TV dizi film senaryosu TRT tarafından çekimi gerçekleştirilerek yayınlandı.
1997 yılında Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve Geliştirme Derneği’nin açmış olduğu, “KADIN ÖYKÜLERİ” yarışmasında “ÇARK” adlı öykü övgüye değer bulundu.
“DEVE BOKU SAVAŞLARI” adlı uzun metrajlı film öyküsü 1998 yılı “ORHON MURAT ARIBURNU FİLM ÖYKÜSÜ” yarışmasında ödül aldı.
“YENİ GELİN” adlı senaryo, yine TRT tarafından Ekim 1998 tarihinde Kula’da çekildi. Nisan 1999 da yayınlandı.
“MASAL DERİNDE ÇİZGİ YERİNDE” ve ‘ONLARI KAHREDEN ŞARKILAR’ adlı oyunları 1999 yılında Devlet Tiyatroları Edebi Kurul’unda kabul edildi.
“İKİ ÇIRPI KİRAZ KIZ “adlı öykü kitabı Kültür Bakanlığı yayımları arasında Haziran 1999 tarihinde basıldı.
2003 yılında Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve Geliştirme Derneği’nin, açmış olduğu “Kadın Öyküleri” yarışmasında “EKİN TEKİ” adlı öykü birincilik ödülü aldı.
Ümit Kaftancıoğlu adına 2005 yılında düzenlenen öykü yarışmasında ”KİM BİLİR KİMİN NESİ” adlı öykü ile ikincilik ödülü aldı.
Ankara’nın 50 li 60 lı yıllarını anlattığı ‘MİSKET’ adlı roman, GOA yayınevi’ nde Ekim 2009 tarihinde basıldı. İkinci baskısı Bence Kitap Yayınevi’nce 2016 da yeniden basıldı.
2013 de TRT’ye ‘PAYAS-SOKULLU MEHMET PAŞA KÜLLİYESİ’ belgesel metnini yazdı.
Bir yapımcı şirkete, TRT ÇOCUK Kanalı’nda 2014 yılında yayına giren ANİMASYON DİZİ FİLM SENARYOLARI yazdı.
Öyküleri, VARLIK, DÜŞLER ÖYKÜLER, ADAM ÖYKÜ, ÜÇÜNCÜ ÖYKÜLER, ARDIÇKUŞU, EDEBİYAT VE ELEŞTİRİ, LACİVERT, KURGU KÜLTÜR ve SANAT DERGİSİ’ adlı dergilerde ve internette çeşitli e-edebiyat sitelerinde yayımlanmıştır.

Efsanelerimiz: Musa Ağacı Efsanesi
Günlerden bir gün Hz. Musa Allah-ı Teala’ya “Dünyanın en akıllı adamı kim?” diye sorar, O da ” Hıdır Bey‘dir “diye cevap verir. Musa peygamberde onu bulmak için yollara düşer. Hıdır beyin ülkesini bulmak için elinde bir kaç ipucu vardır sadece. Onu bulunca cebindeki balıklar canlanacak, değneğini yere saplayınca bir ağaç olup kendisine gölge yapacak ve güneşli gökyüzünde bir anda yağmur yağmaya başlayacaktır. Uzun bir yolculuk sonrası bu mucizelerin hepsi Musa Peygamberin başına gelince Hıdır Bey’in ülkesine geldiğini anlar ve ilk gördüğü kişiden onu bulmak için yardım ister. (Bu arada bir gün yolunuz Hıdır Bey Köyü’ne düşerse Musa Ağacını görerek sizde bu mucizeye tanıklık edebilirsiniz.. ) Çoban olan bu kişi kendisine hiç soru sormaması karşılığında kendisini Hıdır Bey’in yanına götüreceğini söyler ve yola çıkarlar.
Asi nehri kıyısından yola devam ederken çoban kıyıdaki kayıkları deler, Musa Peygamber nedenini sorar ancak adam cevaplamaz, biraz daha giderler bu sefer adam Musa Peygamber’in engel olmaya çalışmasına karşın ufak bir çocuğu öldürür, Musa Peygamber nedenini sorar bunu da söylemez, biraz ilerleyince yol kenarındaki bir köyün duvarını onanır, Musa Peygamber yine dayanamaz nedenini sorar bu sefer çoban sinirlenir ve ona anlaşmayı bozduğunu söyler. Kayıkları düşman almasın diye deldiğini, çocuğun büyüyünce çok kötü biri olacağı için öldürdüğünü ve duvarın sahiplerinin yaşlı olduğu için duvarı ördüğünü söyler ve Hıdır Bey’in kendisi olduğunu itiraf ederek ortadan kaybolur.
işte bu andan sonra buluştukları yer olan Hatay Samandağ günümüzde de çok ziyaret edilen bir yer olur ve kutsal kabul edilir. (geziyorum.com)

Okuma Önerileri
1.Almina-Diktatörün Kızı/ Faruk Demirel/Ubuntu Yayınları
2.Hayal Divan/ Nisa Leyla/ Öteki Yayınevi
3.Yokoluş Bir Sözcükse/ Nisa Leyla/ Öteki Yayınevi
4.Dar Paçalı Dizeler/ Nisa Leyla/ Öteki Yayınevi

Etiketler: / / / / / / / / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ