Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,43 / Satış: 6,46
€ EURO → Alış: 7,08 / Satış: 7,11

Antakya’da Kültür-Sanat

Antakya’da Kültür-Sanat
  • 25.02.2020
  • 1.035 kez okundu

Hazırlayan: Mehmet Karasu

Haftanın Kitabı
Anadilin Toprağında/Emin Özdemir
Türkçeyi sevme, onun toprağında gezip dolaşmayı, havasını solumayı, söz değerlerini tanımayı gerektirir. Dildaşlık duygusu, anadil bilinci, anadil duyarlığı kazanma da…
Bu kitap, Emin Özdemir’in anadilin toprağını bir “kirizma”dan geçirmeyi, yabancı öğelerden arındırıp özleştirmeyi amaçlayan çalışmalar hakkında 1960’lı yıllardan günümüze değin yazdığı yazılardan bir seçmeyi içeriyor. Yazıların büyük bölümü, dil devriminin getirdiği yeni söz değerlerini betimlerken, dilimizin varsıllığı ve anlatım gücünün nereden kaynaklandığı, söz varlığımızdaki değişme ve yenileşmeyi besleyen etkenlerin neler olduğu gibi soruların odağında yoğunlaşarak okuru sorgulamaya ve düşünmeye itiyor.
Türkçeyi özleştirme ve varsıllaştırma konusu, ülkenin ana sorunlarından biri olarak varlığını bugün de sürdürmektedir. Dolayısıyla, kitapta yer alan ve yayımlanışlarının üzerinden epey zaman geçen yazıların bile içerdiği ve savunduğu gerçekler açısından güncelliklerinden hiçbir şey yitirmemiş olduğunu söylemek mümkün.
Anadilin Toprağında, dil sorunumuzu pek çok boyutuyla farklı bir açıdan ele alıp değerlendirirken, okuyanları anadilin toprağında bir geziye çıkarıyor. (Arka Kapak Yazısı)

Konuk Yazar
Çocuk Edebiyatı/Çocukların Ellerinden Tutmaktır/Ferhat İşlek
İnsan ömrü tarih çağları gibidir. Çocukluk dönemi bu çağların ilkidir. Antik çağdır. Özgür ve doğal bir süreçtir. Bu yüzden hiç bitmesin istenir. Paylaşımcı oyunlar kurulur. Çıkarsız arkadaşlıklar vardır.
Çocuklar ilköğretim yıllarında çevreci olurlar. Kent meclislerinde konuşur gibi ülkeyle, doğa ve barış ile ilgili korkusuzca düşüncelerini her ortamda dile getirirler.
Ne var ki ilerleyen yıllarda sınavlar, sorumluluklar, kaygılar çöküverir omuzlarına. Suskundurlar bu dönemde. Bir ortaçağ ağırlığı çöker üzerlerine. Bu dönem kısa sürse de sonraki açılımlarıyla, iç dünyalarından çıkaracakları nice reformlar, rönesanslar ve coğrafi keşifleri ile kişiliklerini biçimlendireceklerdir. Bu açılımlarla yakalamaya çalıştıkları çağları, kuracakları düşlerle kuracaklardır. Bu yüzden bu dönemde okudukları şiirler, öyküler, romanlar da sağlıklı olmak durumundadır.
Çocuk ve gençlik edebiyatı dediğimiz bu türden ürünler onlara daha geniş bir ufuk kazandırırken, hayatla bağlantı içinde olmalı, yakın çevreden başlayarak, daha yaşanılır bir ülkeyi, dünyayı duyumsatmalıdır.
Eleştirel okumayı sağlayacak, hayatı sorgulayacak eğitim ortamlarında kuşkusuz kitapların önemli bir yeri vardır bu dönemlerde.
Ülkelerin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelerde olduğu gibi çocuklar, fiziksel, zihinsel, ahlaki, ruhsal ve toplumsal olarak sağlıklı, normal koşullar altında özgür ve onurunun zedelenmeyecek şekilde yetişmesi sağlanabilse, her türlü istismar, ihmal ve sömürüye karşı korunsa ve sağlığını ve eğitimini tehlikeye sokacak fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişmesini engelleyecek ortamlardan uzak tutulsalar, çocukluk dönemlerini doyasıya yaşarlar ve büyüdüklerinde toplumun mutluluğuna katkı yapacak üretim içinde olurlar.
Yaşadığımız çağda önem taşıyan çocuk giysisi, çocuk beslenmesi, çocuk parkları, çocuk oyuncaklarının yanında çocuk edebiyatı özel bir yere sahiptir. Bu edebiyat türü öncelikle eğitim açısında değerlendirilmektedir. Çünkü geliştirmek-yetiştirmek istenilen bir bireydir çocuk.
O halde kitaplar onların duygusal-fiziksel-zihinsel gelişimlerine sağlıklı katkılar sunmalıdır. Öyküde, şiirde içerik buna göre düşünülmelidir.
Kemalettin Tuğcu’yu bir tarafa bırakacak olursak geçmişte, özellikle Ömer Seyfettin’de kendini gösteren, çocukları günün siyasal ve sosyal olaylarına karşı erken uyandırma kaygıları yanında, günümüzün çocuk edebiyatı yazarları daha çok, düzenli yaşamak, geleceğe ilişkin düş kurdurmak, doğru ve yanlışı ayırt etmek gibi çocukların her anlamda sağlıklı gelişimini önde tutmaktadırlar.
Bu ise günümüzün çağdaş eğitim anlayışına paralel bir anlayış… Çünkü çocuk edebiyatı yazarlarının büyük bir bölümü aynı zamanda eğitimci. Sınıflarda öğretmenlik yapmış kişiler. Olaya eğitimbilimi açısından yaklaşmaları doğal.
Bu yaklaşıma göre ister şiir olsun ister öykü, çocukları kitaptan soğutmamalı, onları birer kitap dostu yapmalıdır.
Bu yüzden çocuk kitapları, dış yüzeyinden, kullanılan dil ve sunuş biçimine kadar iyi tasarlanıyor. Ve ele alınan konuların, çocuklarda, güven duygusunu geliştirmeye, ulusal değerlere ve demokratik anlayışa uygun olmasına ayrı bir özen gösteriliyor.
Dildeki incelik, resimlerdeki titizlik ve kapak tasarımına kadar tamamen çocuğun çağına uygun düşündüğümüz bu ürünlerin ortaya çıkmasında yazar dostların giderek daha çok duyarlılık gösterdiklerini gözlemliyoruz.
Özellikle İzmir’den tanıdığım Muzaffer İzgü, Hidayet Karakuş, Hüseyin yurttaş, Savaş ünlü, Sezer Odabaşıoğlu,Tacim çiçek ,Mevlüt Kaplan,Ekrem Güneş bunlardan bazıları.
Atila Er ise, daha çok şiir ile emek veriyor bu alana.
“İlknur Büyümek İstemiyor “adını verdiği kitapta topladığı şiirlerini, gerekli özeni göstererek bir araya getirmiş.( İlknur Büyümek İstemiyor/Atila ER-Babıali kitaplığı/2011)
Kitaptaki bütün şiirler ilknurun seslenişi gibi. Sıcak, içten ve duru dilli.
“Dostluk” adını verdiği şiirde;
-az sonra bitecek bu yolculuk/aileme kavuşacağım/
martılar, balıklar ve ben/anılara karışacağım…-derken,
“Ömür aralığından” şiirinde de;
-gel zaman git zaman büyüdük/hepimiz bir yerlere savrulduk/ne o çocukluk sevdalarımız kaldı/ne de domateslerin tadı-diyor.
Aslında ilknurun toplumla, düzenle, kendisine sağlanacak olası ortamla ilgili korku, kaygı, sevinç, umut geliştirdiği görülür. Daha şimdiden hayatın elinden kayıp gitmekte olduğunu düşünürken, var olan ahlak önemli ölçüde davranışlarını etkilemektedir. Bunların yanında güçlü bir sorgulama gücüyle hayatı avuçlamak istemektedir.
Bir şairin yüreği eğer çocuk çığlığı olursa böyle oluyor demek ki…
Geçtiğimiz yıl Atila er 1990–2011 yılları arasında yayınlanmış şiir kitaplarını tek bir kitapta topladı (Babıali Kitaplığı Yayınları–2011).Sura adını verdiği toplu şiirlerini inceleyerek şiirdeki yolculuk öyküsünü ve buradaki çocuk yüreğini kolayca çözümlemek mümkün.
Çocukluğa dair tüm oyunları, yaşayarak büyümeyi, sabahlara yeniden doğmayı, mutluluk resimlerini, martıları, balıkların dostluklarını, pırıltılı yıldızları, sihirli kutuda kilitlenen savaşları, dünyaya gerekli olan barışı ve huzuru dile hakim bir şairden, üstelik çocuk yüreğinden okumak ayrı bir tat veriyor bizlere.
Çocuk edebiyatı alanında üretim yapan günümüz yazarları çocuklarda yeni ufuklar açarak, düşleterek, dillerini geliştirerek gelişmelerine önemli katkı sağlıyorlar.
Çocukların ellerinden tutarak yakalamaya çalıştıkları çağlara ulaştırıyorlar onları.

Haftanın Şiiri
Türkçe Katında Yaşamak/ Fazıl Hüsnü Dağlarca
Seslenir seni bana “sonsuz”
Der ki çoğal,
Der ki uzun mutluluğuna
Usun iyiliğin doğruluğun,
Bir bilinmeyenden bir bilinene dek
Türkçe, varolduğumuz.

Türkçe, nice desem seni,
Onca güzelim.
Görünmek derinleşmek,
Dolmak;
Seni düşünürük düşünürüm, yarı karanlıklarda, dal,
Anlarım onca.

………
Seslenir seni bana yakın uzak,
Yeryüzü mavisinden gökyüzü yeşiline,
Tutsak uluslar var ya geceler boyu
Onlar için
Yitik özgürlükler için,
Türkçe, haykırmak
………..
Seslenir seni bana bir duru su
İçinde masallar kazımış ilk yazıları ilk anıtlara,
yankılanır
Alandan alana, uçsuz bucaksız,
Evrenden akınlarının uğultusu.

Ama bağışla beni unutmuş;um,
Yıldızı güneşini ayını, utanmadan.
Öyle köksüz günlerim gelmiş bozkır çadırlarından
çırılçıplak,

Unutmuşum ana demesini bile,
Öykünmüştüm türküsünü ellerin,
Ağzıma bir kara düşmüş bağışla beni.

İşte and içiyorum,
Bütün ölüler adına
Bütün gençler, bütün doğacak çocuklar adına,
Varacağım deyişine gündüz gündüz,
Varacağım tanrıya dek,
Soluğumda soluğun

Seslenir seni bana “Ova”m, “Dağ’ım,
Nere gitsem bulur beni arınmış.
Bir çağ ki akar ötelere,
Bir ak … ki yüce atalar, bir al … ki ulu oğullar,
Türkçem, benim ses bayrağım

Haftanın Sanat Gündemi
Ataol Behramoğlu’na saygı gecesi
Şişli Belediyesi’nin “Doruktakiler” etkinliklerinin ilk konuğu, şiirleri kadar çevirileri, düz yazıları ve antolojileriyle de kültür hayatımızı zenginleştiren, gazetemiz yazarı Ataol Behramoğlu oluyor.
Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen, Dünya Gazetesi Kültür Sanat Editörü Faruk Şüyün’ün hazırladığı “Doruktakiler” etkinliklerinin ilk konuğu, günümüzün en sevilen şairlerinden Ataol Behramoğlu. Katılımı ücretsiz olan etkinlik, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde 24 Şubat Pazartesi akşamı saat 19.30’da başlayacak.
“Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var”, “Aşk İki Kişiliktir”, “Ben Ölürsem Akşamüstü Ölürüm”, “Bu Aşk Burada Biter”, “Sevgilimsin” gibi ezbere bilinen şiirleri okurlara armağan etmenin yanı sıra yaptığı çeviriler, edebiyat-kültür üzerine yazıları, antoloji ve tiyatro çalışmalarıyla da sanat hayatımıza katkıda bulunan Ataol Behramoğlu için organize edilen gecede Behramoğlu, katılımcı dostlarını sahnede bizzat ağırlayacak.
Çok yönlü ustayı seyircilere dostları, çeşitli dönemlerde birlikte çalışmalar yaptığı sanatçılar ve ailesi sahnedeki sohbetlerde daha yakından tanıtacak, şiirlerinden yaptıkları besteleri seslendirecekler.
Nebil Özgentürk’ün hazırladığı belgesel ile başlayacak olan etkinliğe; Adnan Özyalçıner, Atilla Aşut (video), Ayşe Emel Mesci, Barış Behramoğlu (video), Dilek Türker, Elif Akkaya, Figen Yılmaz, Haluk Şahin, Hasan Öztoprak, Kemal Anadol (video), Nazım Alpman, Hülya Behramoğlu, Orhan Aydın, Sali Turan, Ülker İnce, Zülfü Livaneli (video) konuşmacı olarak katılacaklar.
Ataol Behramoğlu’na Saygı gecesi müzisyen konukları arasındaysa Haluk Çetin ve Vedat Sakman yer alacak. Etkinlik, verilen kokteyl ile sona erecek.
Ataol Behramoğlu ile başlayacak “Doruktakiler” etkinlikleri, yıl boyunca her ay farklı alanlarda yeni isimlerle devam edecek. (Cumhuriyet)

13’üncü Metin Altıok Şiir Ödülü’nün sahibi belli oldu
Şair Metin Altıok’un anısına Kırmızı Kedi Yayınevi’nin düzenlediği Metin Altıok Şiir Ödülü’nün sahibi belli oldu.
Ali Cengizkan, Eray Canberk, Haydar Ergülen, Hilmi Yavuz, Salih Bolat, Şükrü Erbaş ve Doğan Hızlan’dan oluşan seçici kurul, 20 Şubat tarihinde gerçekleştirdikleri toplantıda ‘Öpülmemiş Şehla’ adlı kitabıyla Hıdır Işık’ı ödüle değer gördü.
Jüri, gerekçeli kararında “Hıdır Işık’ın bireysel olanı toplumsal olanla ilişkilendirerek, ilginç ve özgün metaforlarla örülmüş imgesel bir dille aktaran, insani duyarlılıktan kaynaklanan acıları derinden hissettirerek bir direncin sesi haline getiren, politik olan ile lirik olanı ustaca bağdaştıran, böylece modern şiir geleneğimize eklemlenebilen bir ustalığa ulaşan şiirleri nedeniyle”, Işık’ın ‘Öpülmemiş Şehla’ adlı kitabını ödüle değer gördüğünü açıkladı.
12’nci Metin Altıok Şiir Ödülü’ne değer görülen Şair Gökçenur Ç. ve 13’üncü Metin Altıok Şiir Ödülü’ne değer görülen Hıdır Işık’a ödülleri Şair Metin Altıok’un doğum günü olan 14 Mart tarihinde Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek törenle takdim edilecek. Kaynak: DHA

2019 Ankara Üniversitesi Roman, Öykü ve Şiir Ödülleri açıklandı
2018 yılı basımı olan roman, öykü ve şiirler ile (şiir dalında dosya ile katılım da olmuştur) değerlendirmeye kabul edildi.
Ankara Üniversitesi Roman, Öykü ve Şiir Ödülleri; Cumhuriyetin İlk Üniversitesi olarak yazınsal nitelikli yapıtların okurla buluşması, sanatçı-okur etkileşimine olanak sağlanması ve Türk edebiyatına yeni yapıt ve yazarların katılmasına katkı sağlanması amacıyla 2014 yılından beri düzenlenmektedir. Yazınsal nitelikli yapıtları akademik bir anlayışla değerlendirmek, bu bağlamda yazar, yayıncı ve üniversiteyi bir araya getirerek yeni ve kalıcı toplumsal bir etkileşim oluşturmak, Ankara Üniversitesi’nin bilim ve teknik alanlarında olduğu gibi sanatı da önemseyen bir üniversite olduğunu pekiştirmek amacıyla yapılan yarışmada; 2018 yılı basımı olan roman, öykü ve şiirler ile (şiir dalında dosya ile katılım da olmuştur) değerlendirmeye kabul edildi. Yarışmada Roman Ödülü Seçici Kurul Üyeleri Prof. Dr. Alemdar YALÇIN, Prof. Dr. Mukadder YAYCIOĞLU, Prof. Dr. Nazan TUTAŞ, Prof. Dr. Necdet ADABAĞ ve Prof. Dr. Ömer ADIGÜZEL, Öğr. Gör. İbrahim Dizman ve Bil. Uzm. Ali Kırkar görev alırken; Öykü Ödülü Seçici Kurul Üyeleri Prof. Dr. Aysu Aryel ERDEN, Prof. Dr. Ömer ADIGÜZEL, Doç. Dr. Sevgi Can YAĞCI AKSEL, Dr. Üyesi. Jale ÖZATA DİRLİKYAPAN ve Dr. Öğr. Üyesi Nami Eren Beştepe’den, Şiir Ödülü Seçici Kurul Üyeleri ise Prof. Dr. Gürkan DOĞAN, Doç. Dr. Erdoğan Kul, Prof. Dr. Nurullah Çetin, Dr. İhsan Metinnam ve Fuat Çiftçi’den oluştu.
İlginin yüksek olduğu yarışmada Seçici Kurulun özverili değerlendirmeleri sonucunda, 2019 Ankara Üniversitesi Edebiyat Ödülleri Roman Dalı’nda Menekşe Toprak’ın İletişim Yayınları tarafından basılan “Arı Fısıltıları” romanı birinci tercih olarak Roman kategorisinde, KKM Yayınları tarafından basılan Deniz Moralıgil İki Mükemmel Boşluk adlı eseri Öykü kategorisinde, Yiğit Ergün tarafından yazılan Halim Vaktime Küskün başlıklı dosyası Şiir kategorisinde Ankara Üniversitesi 2019 Roman, Öykü ve Şiir Ödüllerini almaya hak kazanmışlardır.

Yaşar Kemal ölüm yıl dönümünde çeşitli etkinliklerle anılacak
Yaşar Kemal beşinci ölüm yıl dönümü dolayısıyla düzenlenecek çeşitli etkinliklerle anılacak.
Yaşar Kemal beşinci ölüm yıl dönümünde anılıyor. Usta yazar için, hafta boyunca Yaşar Kemal Vakfının içinde olduğu birçok etkinlik düzenlenecek. 25 Şubat’ta Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi’nde düzenlenecek ilk etkinlikte Turan Günay’ın moderatörlüğünde; Arif Keskiner, Barış İnce ve Fahri Aral Yaşar Kemal’in gazetecilik yıllarının edebiyatına etkilerini anlatırken, o yıllara ait anılara yer verecek.
27 Şubat’ta Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezinde Burhan Sönmez’in moderatörlüğünde; Ayşegül Tözeren, Barış İnce, Hande Çiğdemoğlu ve Yavuz Ekinci kendi yazarlık serüvenleri, arayışları ve savaşımları ışığında “Kendi Yaşar Kemal”lerini paylaşacaklar.
28 Şubat’ta Maltepe Belediyesi Türkan Saylan Kültür Merkezinde düzenlenen anma programında Ahmet Ümit, Nebil Özgentürk ve Sezai Aydın Yaşar Kemal edebiyatı üzerine değerlendirmelerde bulunacak.
29 Şubat’ta Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda Güven Turan moderatörlüğünde; Aydın Uğur, Ahmet Güneştekin, Ercan Karakaş ve Zeynep Oral Yaşar Kemal’in romanlarındaki doğa teması ve yazarın öncü doğa kavrayışı üzerine konuşacaklar. (Evrensel)

Ne Okusak?
1.Gece Dersleri/Latife Tekin/Can Yayınları
2.Sil Baştan/Müge İplikçi/Can Yayınları
3.Türkan Hanımın Ölümü/Selçuk Baran /YKY
4.Baba Bak Deniz/Nedim Gürsel/Doğan Kitap
5.Çocuklar İçin Mitoloji/Haldun Taner/YKY

Etiketler: / / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ