header-reklam
BABACIĞIM KORU BENİ

[email protected]


İyi günler sevgili okuyucu.

44 yaşında, yalnız yaşayan ve manevi değerlere sıkı sıkıya bağlı bir insanım. Evimde kurduğum özel dünya 240 metre kare. Tek başına yaşayan biri için büyük diyeceksiniz. Haklısınız. Ama kaldığım daire babamdan miras. Terası var, ki babam en çok terası severdi. Rahat rahat kebap yapmak için. Uzatmayayım... Ben bir tek 240 metre karelik evde kendimi güvende hissediyorum.

Müteahhit, apartmanı bitirdiğinde bana sordu, ‘Bu apartmanın adını ne koyalım?’ diye. Ben de babamın adını koydum: Nezih Gassan Apartmanı. Şimdi orada kendimi güvende hissediyorum. Dışarı çıktığımda korkuyorum.

Daireye ilk yerleştiğimde, kafamı çıkarıp dışa açıldığımda, çocukluğumda ezberlediğim sokaklarına daldım Antakya’nın. O günlerde Misafirlerimiz yeni gelmişti Suriye’den. Kamplar kurulmuştu dört bir yana. Sonra altıncı his midir nedir bilinmez, korktum ve koşarak evime kaçtım. Yorganın altına girip Allah’a dua ettim. Kötü şeyler olacak diye düşündüm. Nitekim Reyhanlı’da BOMBA patladı ve çok sayıda insan öldü. Ucuz atlatmıştım.

İki ay geçmedi sokaklar yangın yerine döndü. İstanbul’da Gezi olaylarında patlak veren isyan Antakya’ya sıçradı. Yeniden 240 metre kare evimde, Doğu Akdeniz Hastanesi’ne gelen Ambulansların siren sesleriyle deliye döndüm. Çok korkmuştum. Maalesef önce Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz ve Ahmet Atakan öldü. Çok severdim ben Armutlu gençlerini. Ekinci Köyü’nü. Çok üzüldüm, ama vallahi ucuz atlattım. Yine ayakta kalmayı başarmıştım.

Sonra; iş, güç ve sağlık… Ankara’nın yolunu tuttum, kimseye çaktırmadan gizli gizli hayatta kalmaya çalıştım. Önce Ankara Garı patladı, sonra Merasim Sokak ve maalesef Kızılay… Çok çok adam, kadın ve çocuk öldü. Ama ben kurtuldum. Kan ter içinde babama koştum. Nezih Gassan Apartmanı’nda yorganın altına girip hayatta kaldığım için dua ettim.

Tanrım; bu ülkede yaşamak ne kadar zor? Ayakta kalmak, ölümden uzak olmak ne kadar zor? Ben ne günah işledim? Vallahi de billahi de evimden dışarı çıkmaya korkuyorum.

E çok da haksız değilim.

Ama bir soruyu sormadan edemeyeceğim. Gerek Reyhanlı’da gerek Armutlu’da gerek ise defalarca Ankara’da, Emniyet’in başında eski Vali Celalettin Lekesiz vardı. Ne manidar bir tesadüf.

Şimdi ben Sayın Lekesiz’den rica ediyorum. Psikolojim bozuldu Sayın Valim, Emniyet Genel Müdürüm. Kendimi güvende nasıl hissedebilirim? Bana bir yol, tavsiye, çözüm gösterir misiniz? Hatay’daki zor günlerde Valiydiniz, sonra da Emniyet Genel Müdürü oldunuz. Acaba ben babamın evinden çıkıp başımı dışarıda güven içinde kaldırabilecek miyim?

Ama siz meşgulsünüzdür. Bağışlayın beni. En iyisi ben bir kez daha dua edeyim, ama babama: Babacığım koru beni. Bu kenti ve ülkeyi… Allah sonumuzu hayretsin.

İyi çalışmalar.