header-reklam
Endişeye gerek yok…

[email protected]



ABD başkanlık seçimleri geçtiğimiz hafta yapıldı. Tüm kamuoyu beklentilerini ve anketleri alt üst eden bir sonuç çıktı. Cumhuriyetçilerin adayı olan Donald Trump ABD’nin 45. Başkanı olarak ipi göğüsledi. Gerçi sandığa atılan oylar hesaplandığında demokratların adayı Hillary Clinton’un Donald Trump’tan yaklaşık 200 bin oy fazla aldığı seçim sonuçlarının açıklanması ile anlaşılmış ise de, ABD seçim sistemine göre Başkanlık koltuğu Cumhuriyetçi aday Trump’un oldu.

Seçim kampanyaları sırasında Hillary Clinton’un mevcut statükoyu koruyacak bir biçimde politika izleyeceğini açıklamasına karşın, Cumhuriyetçi aday Donald Trump ise radikal söylemleri ile ortalığı karıştırmış idi.

Trump’un başkan seçilmesi üzerine herkeste bir telaş, bir endişe ve ne olacak, bu söylemler yaşama geçirildiği takdirde dünyada ne gibi yararlar yada zararlar oluşabilecektir sorularının sorulmaya başlandığı günler yaşandı.
Ancak ABD seçimlerindeki söylemlerin bir propaganda konuşması olduğu, seçim yarışından kim galip çıkarsa çıksın sonuç itibariyle o kişinin etrafındaki uzmanların ülkeleri yararına olmayan ve dünyayı tehlikeye sokacak kararlar alınmasını, adımlar atılmasını engelleyeceği gerçeğini görenler ve bilenler, daha sağduyulu düşünmeye, daha az endişe duymaya başlamışlardır.

Bundan önceki birçok örneklerde görüldüğü ve yaşandığı üzere ABD başkanlık seçimleri propagandalarında radikal söylemlerde bulunan, radikal kararlar alacağını ve bunu hızla uygulamaya koyacağını söyleyen adaylar, seçimden galip çıktıktan sonra etrafındaki yardımcıların ve uzmanların uyarıları, yol ve yön göstermeleri sonucu bu radikal söylemlerinin çoğunu yaşama geçirmemişler, aksine sağduyulu hareket etme yoluna girmişlerdir. Bunun tipik örnekleri Başkan Regan ve George W. Bush dönemlerinde yaşanmıştır. Her iki başkanda seçim propagandaları sırasında radikal söylemlerde bulunmuşlarsa da seçimi kazandıktan sonra, danışmanlarının uyarıları ve gösterdikleri yol doğrultusunda hareket etmek suretiyle oluşan endişeleri bertaraf etmişlerdir.

Şimdi Ocak ayında Donald Trump dönemi başlayacaktır.

Herkes seçim propagandaları sırasında söylenen sözlerin, yapılacağı ilan edilen eylemlerin ve atılacak adımların gerçekleşmesi halinde gerek, ABD’nin, gerekse dünyanın diğer ülkelerinin bundan nasıl etkileneceğinin telaşı içinde. Ancak bize göre fazlaca telaşa kapılmaya, endişe etmeye gerek yoktur. Zira tarihsel gelişmeleri göz önünde tuttuğumuzda, seçim propagandaları sırasında söylenen sözlerin önemli bir kısmının uygulamada yaşama geçirilmediği bilinen bir gerçektir.

Seçmenin oyunu alabilmek için ona hoş görünecek söylemlerde bulunulmasına rağmen, iş başına geçildiğinde o söylemlerin artıları ile eksileri sağduyulu bir anlayış ile değerlendirilmek suretiyle kararlar verilmekte, adımlar atılmaktadır.

Gerek ekonomik yönden, gerekse siyasi açıdan alınacak kararların, atılacak adımların neler olabileceği, başkanın yardımcıları olan uzman kişiler tarafından değerlendirilecek ve varılacak sonuca göre bir yol haritası çizilecektir.

Yapılacak değerlendirmenin, çizilecek yol haritasının seçim alanlarında söylenenlerle taban tabana zıtlık teşkil edebileceği, yaşananlar göz önünde tutulmak suretiyle hatırdan çıkartılmamalıdır.

Bu nedenle Trump’un, gerek ülkemiz ve gerekse bölgemiz açısından da seçim atmosferi içerisinde söylediği sözleri fazlaca ciddiye almamak ve telaşa kapılamamak gerekir. Zira ABD’de tek adam egemenliği söz konusu değildir”

Ocak ayında Trump göreve başladığında sular durulmuş, fırtına dinmiş, herkes gözünün önünü görecek bir duruma gelmiş olacaktır.

Bu nedenledir ki endişeli bekleyiş yerine, ABD’nin yeni başkanı ve ekibi ile nasıl bir diyalog kurulacağı, ortak sorunların en olumlu bir şekilde çözümü için neler yapılabileceği arayışına girmek gerekir. Eğer sağlıklı bir biçimde bu arayış gerçekleştirilir ve doğru bir yol haritası çizilmek suretiyle bunun uygulamaya konulması için sağduyulu bir şekilde adımlar atılma yoluna gidilirse, ülkemizin bundan büyük yararlar sağlayacağından şüphe etmemek gerekir.

Bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: “ABD seçim sistemi, seçimlerde söylenen sözlerin tamamının yaşama geçirilmesinin söz konusu olmadığı, ABD’ye hakim olan güçlerin ülkelerinin aleyhine olacak adımların atılmasını engelleyecekleri, başkanın danışmanlarının sağduyulu hareket edecekleri hatırdan uzak tutulmadığı ve ortak akılla hareket edildiği takdirde önümüzdeki günler gerek ülkemiz ve gerekse tüm dünya için güzel ve aydınlık olacaktır…”