header-reklam
Çocuk Gelinler ve Af…

[email protected]



Finans dünyası kara kara düşünüyor, ekonominin daha ne kadar dibe vurabileceğinin hesaplarını yapıyor.

Esnaf günü kurtarma, evine bir şeyler götürebilme arayışı içerisinde.

İç ve dış mihraklar ülke huzurunu bozacak, ülkenin bölünmesine yol açabilecek kirli tezgâhlarını örme arayışında.

Siyasiler kendi geleceklerini garanti altına alabilmek ya da emellerine ulaşabilmek için çeşitli arayış içinde.

Ülkenin tek anlayışın egemenliği altına girmesini sağlayacağı siyaset bilimcileri tarafından ayrıntılı bir şekilde dile getirilen başkanlık sisteminin gerçekleştirilmesi için yoğun bir çaba sarf edilmekte.

Yani özetle “koyun can derdinde, kasap et derdinde” iken ve ülkenin başında yukarda belirttiğimiz sorunlar var iken başımıza birde çocuklara yönelik cinsel tecavüz suçlarından bazıları için getirilmek istenen af konusu geldi.

Bu girişim toplumda büyük bir tepki yaratmıştır. Özellikle muhalefet kanadı ve sivil toplum örgütleri böyle bir af girişiminde bulunulmasına şiddetle karşı çıkarken, iktidar kanadının ise toplumu tatmin etmeyen gerekçeler öne sürmek suretiyle af girişimini savunduğu görülmektedir.

Nedir bu af konusu?.

Bazı kanun tasarılarının görüşüldüğü sırada AKP’li bazı vekillerin verdiği bir önerge ile TCK’ ya geçici bir madde eklenmesi suretiyle cinsel istismar suçundan sanık veya hükümlü olanlara şartlı bir af getirilmesi yolu açılmak isteniyor.

Meclise sunulan teklif aynen şöyle: “Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16.11.2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda, ceza muhakemesi kanununun 231. maddesindeki koşullara bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir…. Suça azmettiren veya işlenmesine yardım edenler hakkında kamu davasının düşmesine veya infazın ortadan kaldırılmasına karar verilir”.

Bu değişiklik teklifini okuduktan sonra, bırakın bir hukukçu olarak tepki göstermeyi, sade bir vatandaş olarakta en sert tepkiyi gösterme gerekliliğini hissetmeyen olamaz.

Ne demek cinsel istismar suçunu işleyen hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yolunda bir karar verilmesi zorunluluğunun getirilmesi ve ne demek bu suçtan mahkum olanların aynı gerekçe ile tahliye edilmesi?..

Bırakın Türkiye’yi, Ortadoğu’daki çocuk gelinler faciasının tüm dünyada yankı bulduğu ve bunun önüne geçilmesi için kampanyaların başlatıldığı bir sırada bu suçtan tutuklu yada hükümlü olanlar ile yardımcılarına af getirilmesini istemek ne demek?..

Serbest iradesi ile hareket edemeyecek ve karar veremeyecek olan kız çocuklarını, rızayla bile olsa ve hangi ad altında yapılırsa yapılsın bir erkekle cinsel ilişkiyle karşı karşıya kalacak bir durumda bırakılmasının, bağışlanacak, hoş görülecek yada bunlarla ilgili bir af kanunu çıkartılabilecek bir ortamın oluşmasını kabul etmek, içe sindirmek mümkün değildir.

Bu af teklifini savunanların gerekçelerini gördükten sonra tepkimizin daha da arttığına tanık olmaktayız.

Deniyor ki: “Üçbin civarında aile böylece mağduriyetten kurtulacak. Sazlı sözlü düğün yapılmış, bu düğüne birçok kamu görevlisi de katılmış, takılar takılmış… Böylesi bir durumda evlenip çocuk sahibi de olmuş ailelerden erkeğin hapse girmesi, bu evlenmeye izin veren ebeveynlerinde aynı şekilde ceza yaptırımına tabi tutulması doğru değildir. Bu nedenle bir defaya mahsus bir af çıkartılmak suretiyle mağduriyet giderilmelidir!!!…”

Böylesi bir mantığa, böylesi bir savunmaya, böylesi bir gerekçeye nasıl tepki konulamaz. Pes doğrusu, hemde milyon kere pes..

Kendi serbest iradesi ile bir erkekle beraber olmayan, kendi serbest iradesi ile evlenip çocuk sahibi olmayan, daha yaştaşları ile oyun oynama, okula gitme çağında bulunan bir kız çocuğuna karşı işlenen cinsel istismar suçunu af etmeye kimin hakkı ve yetkisi söz konusu olabilir?..

Bu mantıkla hareket edildiğinde, bundan sonraki “çocuk gelinlere” karşı işlenecek suçların failleri demeyecekler mi ki, bizden öncekiler af edildi, bizim suçumuz ne?...

Böyle giderse, bu anlayış devam ederse bu tür af teklifleri ile sık sık karşılaşma durumunda kalacağız.

Zaten benzer bir anlayış daha yaşama geçirilmek üzere.

Bir olay, bir istek, bir beklenti yasalarımıza göre engelleniyor mu?. Eğer engelleniyorsa, eğer yasak ise hemen bir yasa değişikliği ile bu engelleme, bu yasak ortadan kaldırılıyor ve suç olmaktan çıkartılıyor.

Şimdi bu uygulama “çocuk gelinler” içinde yaşama geçirilmek isteniyor.

Neresinden bakarsak bakalım bu af girişiminin savunulur bir yanı yoktur. Eğer bu af teklifi yasalaşırsa bilinmelidir ki çocuk gelinlerin sayısı hızla artacak, meclise bu konuda af teklifi sunanlar ve destek verenler vicdan azabı ile karşı karşıya kalacaklardır.

İş işten geçmeden, atı alan Üsküdarı geçti denmeden sağduyu egemen olmalı ve bu af teklifi girişiminden hızla vazgeçilmelidir…