header-reklam
Vatandaş olarak soruyorum .K.O.R.K.M.A.L.I. MIYIZ ?

[email protected]



Dün sabah saatlerinde Adana Valiliği otoparkında bir araçta patlama meydana geldi. Araçlar alev aldı, Valilik binası hasar gördü, ölenler oldu ve yaralananlar…

Haber Bülteni okur gibi başladık bugüne, biliyorum ama… Eldekine giriş yapmam lazımdı, hele ki bizde de son dönem yapılan bazı şeyleri izlerken akla gelen sorulara cevap bulmam lazımdı…

Niye mi ?

Geçen gün Valiliğin ön kapısı yanından geçerken bir şey dikkatimi çekti… Koca demir kapının önüne elektronik metal bariyerler eklemek için çalışma yapılıyordu. Ardından çalışma bitti ve bariyerler eklendi… Yapılanlar, dün sabaha kadar EK güvenlik önlemiydi ama, son haberin ardından TEHDİT VAR ve BU da onun karşılığı mı diye sordum kendi kendime…

Sordum, ama her soru bir diğerini doğurdu…

Ve her doğum bir öncesinden sancılı oldu…

Ama önce şunu sorayım, ASIL korkumu…

Adana’dan cevapsızlığımıza damlayanı…

Açıkçası tehdit algısının adresi NE, bilmiyoruz… Türkiye coğrafyasını sıradan bir Ortadoğu ülkesi haline getirenlerin hayatlarımıza eklediği terör dalgasında ne zaman nerede ne olacağının bilinmezliğinde duranlar olarak hiçbir şey bilmiyoruz…

Ama korkuyoruz…

İstihbaratı alanların ÖNLEM’ini de aldığı bir kentte yaşarken BİZ NE YAPMALIYIZ’dayım o yüzden… Biz NEYE DİKKAT etmeliyiz sorusundayım… Şehrimize dolan, doldukça taşan sığınmacıların kalabalığı arasında her gün gidip gelirken HANGİ GÖZLERDE durup tereddüt etmeliyim kısmındayım… Bombalı araçların gezindiği bir ülkede tek bir resmi UYARI ya da BİLGİ olmamasının karmaşasında, kendi güvenliğimizin açmazlarını yamalama peşindeyim… Ama en çok da… Sınırın ötesindeki savaşın ne tarafında durduğunu bilmediğimiz on binlerce Suriyeli ile iç içe yaşarken, halk otobüslerinde onların BOL SAKALLI ve BOL ÖFKELİ suratlarıyla beraber gidip gelmenin riskindeyim…

Peki, korkmalı mıyız ?

Ama neyden ?
Ve kimden ?

Yok mu ?

Bir açıklama… !
Tek bir açıklama… !

ŞUNA dikkat edin, diyen… !!!
Şu olursa BUNU yapın diye ekleyen… !!!

Yok mu ?

Yok…

Peki…

Anlaşıldı…

Bu konuda da yalnızız…

Hatta BEKLE ve GÖR’deyiz…
Bariyersiz güvenliğin ortasındayız…
Kaderin teslimiyetinde nefes alanlarız…

Hiç düşündünüz mü bilmiyorum ama, tamamen tesadüfler sayesinde hayattayız. Öyle ki, kontrol edemediğimiz bir hayatın içinde planlar yapıp hayaller kuruyoruz… Bugünü bitirme telaşında yarının programında adımlıyoruz… Açlığımızın nefesinde doymak için sırtladığımız yaşamların altında ezilsek de, vazgeçmiyoruz… Ama gelin görün ki, hayatın içindeki maddi değerlerin peşinde koşarken de ölüyoruz…

Evet…

İçine düştüğümüz labirentin resmi bu, ki o yüzden soruyorum, yeni KORKUMUZUN adresinde kaybolmuşken VAR MI BİR DİYECEĞİNİZ diye, UYARINIZ NE diye, o bariyerin istihbaratında biz NE YAPMALIYIZ diye…

Var mı bir cevabınız ?