header-reklam
Kim bilir… ! Belki UYANIRIZ !

[email protected]



dostum dostum güzel dostum
bu ne beter çizgidir bu
bu ne çıldırtan denge
yaprak döker bir yanımız
bir yanımız bahar bahçe

Hasan Hüseyin Korkmazgil’in şiirlerini hiç okudunuz mu bilmiyorum ama, ben özellikle 1973 yılında yayınlanan ACIYI BAL EYLEDİK kitabında mola veriyorum, hem de sık sık… Kelimeleri o kadar BİZ ki, o kadar samimi ki ve o kadar acı dolu ki, anlatılanların yaşandığı coğrafyada toprağın dili olsa da konuşsa diyorsunuz, KONUŞSA ve hiç susmasa, çığlığı ile gökleri delse, ARTIK YETER dese, bizi birbirimize kırdıranları fark ettirse, yoksulluğumuzu kelepçeleyenlerin yüzündeki perdeleri açsa ve UYANIN dese…

Zor, biliyorum…
UYANMAK çok zor…
Hele ki bunca sene uyumuşken…
Uyumayı UYANIK olmaya tercih etmişken…

Biraz da bu yüzden, bugüne biraz Hasan Hüseyin katalım istiyorum, verdiğimiz molaların bu defakine sizleri de davet etmek istiyorum, o kelimelerin gücünde durup eldekini omuzlamanızı bekliyorum, ki kim bilir, belki UYANIRIZ !

Başlayalım mı okumaya…

Hadi…

*

kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne

ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne

ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu

*

Tek başına hayata direnmek zordur, bilirim… O yüzden KELİMELERLE direniriz çoğu zaman… O kelimelere TUTUNURUZ düşmemek için… İnandığımızın mücadelesinde ayakta kalmak için… Dizlerimizin üzerine çöktüğümüzde bile onlara el uzatırız… YENİDEN demek için… BURADAYIM diye eklemek için…

Aslında tüm o KELİMELER birer yolculuk…
Bitmesini hiç istemediğimiz bir yolculuk…
Acı dolu, keyif dolu, yenilgi dolu…
Mutluluğun kendisiyle dolu…

“Nehirler boyunca git ve gör, nehirlerin nasıl yol aldıklarını! Sen de bir nehirsin ey yolcu!” diyen Hasan Hüseyin Korkmazgil’i iyi dinleyin o yüzden ve kendi yolculuğunuzun kelimelerini iyi biriktirin… Çünkü tüm o kelimeler sizin yaşam hikâyeniz… Hikâyenize sahip çıkın… Bir gün okumak isteyenler için saklayın… Ama saklanası kelimelerle yazılsın o hikâye… Başkalarına umut versin… Bugün olduğu gibi paylaşılsın…

Gelin bugünü Korkmazgil bitirsin…
Beni anlatsın, seni ve onu…
Umudu, umutsuzluğu...
Asla vazgeçmemeyi...

*

Bir sen eksiktin sarıyıldız, hoşgeldin
Geç bakalım karşıma, benimle içer misin
Ağlar mısın içince, burnuna çeker misin
Gözyaşların yakabilir mi dudaklarımı
Ama neden titriyorsun öyle sarıyıldız

Bak ben su taşıyorum ince elekle
İğne deliğinden dünyayı geçiriyorum
Bak ben aklıma uyup sarıyıldız
Durmadan aklımı şaşırıyorum
Sen beni kaçıncı binden tanıyorsun ki

Hadi bana çelik mavisi bir gece getir
Hadi dostlukları tek tek koparıp getir
Alnımdan öp beni e mi, yitik sıcaklığımı getir
Gençliğimi çılgınlığımı deli günlerimi getir
Ne o sarıyıldız, sen de mi ağlıyorsun