header-reklam
Sağduyu ve Ortak Akıl...

[email protected]



Terör kirli yüzünü göstermeye devam ediyor. Dolmabahçe’deki maç sonrası gerçekleştirilen terör eylemini, geçtiğimiz hafta Kayseri’deki hafta sonu iznine çıkan askerlere yönelik eylem izledi. Suriye’den gelen şehit haberleri ise yüreklerdeki yangını daha da arttırıyor.

Bu eylemler sonucu verilen şehitlerin yürekleri dağlayan, ocakları söndüren ateşi nedeniyle tüm ülke ağlar iken, bu kez de Ankara’da bir siyasi suikast gerçekleştirildi.

Pazartesi günü çağdaş sanatlar merkezindeki bir sergi nedeniyle orada bulunan Rusya’nın Ankara büyükelçisi, Türk dostu, Andrey Karlov bir suikast sonucu katledildi. Büyükelçi konuşmasını yaparken arkasında bir koruma gibi durmakta olan polis memuru tarafından öldürdü.

Türkiye terör sarmalı içerisinde bulunmaktadır. Bu terör belasını sonlandırabilmek için büyük çabalar saf edilmektedir.

Terörün içe yönelik eylemlerine ek olarakta bu kez Rus büyükelçisinin katledilmesi suretiyle dış ilişkilerimizi etkileyecek eylemlere yöneldiği anlaşılmaktadır.

Elbette ki soğukkanlılığımızı muhafaza etmek, sağduyu ile hareket etmek ve diplomasiyi devreye sokmak suretiyle, yaşanan son eylem dahil, tüm terörist hareketlere karşı gereken tavır takınılmalı, önlemler alınmalı, adımlar atılmalıdır.

Rus büyükelçisinin katledilmesi ile Türk- Rus ilişkilerinin hangi aşamaya geleceği, bu ilişkilere ne gibi olumsuz etkiler yapacağını zaman gösterecektir. Ancak görünen o ki, gerek Türk ve gerekse Rus diplomasisi soğukkanlı hareket etme, ortak aklı devreye sokma suretiyle, ilişkilerin zarar görmemesi için, mümkün olanı yapma gayretinde olduklarını daha ilk günden belli etmişlerdir. Umuyoruz ki bu alçakça suikast iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da bozulmasına daha da gerginleşmesine neden olmaz.

Zaman içerisinde bunun sonuçları görülüp anlaşılacaktır.

***


Sık sık yazdığımız ve hatırlatmak gereğini duyduğumuz üzere, terörle mücadele edebilmek için, birlik ve beraberlik içerisinde hareket etme zorunluluğu bulunmaktadır. Bunun içinde herkesin, başta siyaset dünyası olmak üzere, tüm kurum ve kuruluşların bu doğrultuda hareket etmesi, birlik ve beraberlik içinde bulunulduğunu gösterecek olumlu ve inandırıcı adımları atması zorunludur.

Ülkemiz bulunduğu coğrafya nedeniyle çok kritik bir yerdedir. Komşularımızda iç savaş bütün hızıyla devam etmektedir. O ülkeler alev alev yanıyorlar. İç savaşın bulunduğu ülkelerde terör beslenir, palazlanır ve sadece beslenip palazlandığı ülkeye değil, komşu ülkelere de yayılmaya, oralarda kendini geliştirecek bir ortam yaratmaya çalışır.

Ülkemizin 30 yılı aşkın bir süredir PKK terör eylemleri ile mücadele ettiği bilinmektedir. Bunlara bir de IŞİD ve FETÖ terör örgütleri ile bezerlerinin yaptıkları eylemleri de ilave edersek, ülkemizin terör sarmalı ile ne denli karşı karşıya kaldığını görmek ve tehlikenin farkına varmak mümkün olur.

İşte nedenle herkesin şapkasını önüne koyup uzun uzun düşünmesi, vicdan muhasebesi yapması, ülkenin bütünlüğünü koruyabilmek, terör bataklığını tamamen kurutabilmek için neler yapılması gerektiğini görmesi, anlaması ve bunu gerçekleştirmek içinde alınması gereken kararlara destek vermesi gerekir.

Bunun gerçekleşebilmesi için de herkesin sadece ve sadece ülkenin içinde, bulunduğu başta terör belası olmak üzere, ekonomik sorunlar, komşularımızla olan ilişkilerin düzeltilmesi konusuna odaklanması ve var olan sorunların çözümü için birlik ve berberlik içinde olunduğunu iç ve dış kamuoyuna duyurması ve inandırması gerekir. Bu nedenle herkesin : “ Her türlü beklentinin ötelenmesi ya da bir yana bırakılması suretiyle sorunların çözümü konusunda birlik ve beraberlik içinde olunduğu” kanısını uyandıracak adımların atılması zorunluluğunu görmeleri gerekir.

Bunlar nasıl gerçekleşir?.

Gerçekleşebilmesi için: “ Sağduyu ile hareket edilmesi, Liyakate önem verilmesi, her türlü ihtiraslardan, beklentilerden, belli bir amaca yönelik olarak atılmak istenen adımlardan vazgeçilmesi yada bunların ötelenmesi, akıl tutulmasına uğramadan ortak akılla hareket edilmesi, ülke sevgisini, vatan aşkını, birlik ve beraberlik anlayışını ön plana çıkartma suretiyle, bataklık haline gelmiş bulunan sorunların çözülerek bataklığın kurutulması konusunda ortak karara varıldığını ve böylece parlamenter rejim içerisinde, laik demokratik sosyal hukuk devletinin ve üniter devlet yapısının korunup kollanacağına, olan beklentiyi” gerçekleştirecek inandırıcı kararlar alınmalı , adımlar atılmalıdır.

Bunları yapabilmek içinde sağduyuya, ortak akla, birlik ve beraberlik anlayışına, ihtirasların, hırsların kişisel beklentinin ötelenmesine ihtiyaç vardır.

Bu ihtiyaçları karşılayacak sağduyunun ve ortak aklın bulunabilmesi, diplomasinin devreye sokulması, Liyakatin esas alınmasını gerçekleştirebilmek için gereken kararlar hızla alınmalı, yanlıştan dönülmeli, tehlikenin farkına varılmak suretiyle doğruya yönelik olumlu adımlar atılmalıdır. Zira zaman hızla ilerlemekte ve yarın çok geç kalındı denilme durumu ile karşı karşıya kalma tehlikesi ufukta belirmektedir.

Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz:“Sağduyu, ortak akıl, birlik ve beraberlik anlayışı öne çıkartılsın, hırslar, ihtiraslar,kişisel beklentiler ötelensin yada unutulsun….”