Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,69 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,30 / Satış: 6,33

ASLA… BİLMEYENLE TARTIŞMA !

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 01.11.2019
  • 380 kez okundu

Bu hataya hepimiz illa ki düşeriz…

Bu, öyle bir tartışma biçimidir ki, konuya hakim olan sizde dahi KELİME tükenirken, bilmeyen tarafın kelime kalabalığından KORKAR hale gelirsiniz, ki DURMASI gereken yerde durmaz, bunu da fark edersiniz…

Buna dair bir hikayem var bugün…

Bir bilen…
Ve biraz ötesi…

Başlayalım mı ?


Hindistan’da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş… ve ona, “renklerin ustası” anlamına gelen, “Ranga Guru” derlermiş.

Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi, artık eğitimini tamamlamış. Son resmini yaparak Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan, resmini değerlendirmesini istemiş. Ranga Guru, “Sen artık ressam sayılırsın, Raciçi. Artık senin resmini halk değerlendirecek” diyerek, resmi, şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yere koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak, halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş.

Raciçi denileni yapmış. Birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve yaptığı resim neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo, kırmızıdan bir duvar sanki!

Resmi alıp Ranga Guru’ya götürmüş ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru, üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Raciçi, resmi yeniden yapmış ve yine ustasına götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş, Ranga Guru. Ama bu defa, yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya ve birkaç fırça ile birlikte. Ve yanına… İnsanlardan, beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazıyı da bırakmasını istemiş.

Raciçi denileni yapmış.

Birkaç gün sonra meydana gittiğinde, resmine hiç dokunulmadığını görmüş. Fırçalar da, boyalar da hiç kullanılmamış. Çok sevinmiş. Koşarak Ranga Guru’ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış.

Ranga Guru, “Sevgili Raciçi, sen, birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi, gelip senin resmini karaladı. Oysa ikinci konumda, onlardan hatalarını düzeltmelerini, yapıcı olmalarını istedin.

Yapıcı olmak, eğitim gerektirir. Hiç kimse, bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi.

Sevgili Raciçi, mesleğinde usta olman yetmez. Bilge de olmalısın. Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. Onlara göre senin emeğinin hiçbir değeri yoktur. Sakın, emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma.

Güzel bir tavsiye…

Bu hikaye, bana, Sosyolog Jean Baudrillard’ı hatırlattı…

Der ki, Baudrillard…


Bizler, bilginin sürekli arttığı, ama irfanın sürekli azaldığı bir dünyada yaşıyoruz…

Sanırım, eldeki bu tür hikayelerin artması da buna dair… Zaten bu sayfa da buna dair… Şair Sylvia Plath, buna dair… “Yazıyorum; çünkü içimde susturamadığım bir ses var…” demiş… ve sanırım, bu da bana dair…

SUSMAMAK da gerek belki de…
Bilmeyenlerin kalabalığında,
KONUŞMAK gerek…
BURADAYIM
demek gerek…

Aksi halde, bir gün, ne yazacak sayfalar bulabileceğiz, ne de içinde okunası sayfaların olduğu gazeteler…

Siz de… SUSMAYIN, KONUŞUN ve BURADAYIM deyin !

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ