Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,14 / Satış: 6,17
€ EURO → Alış: 6,68 / Satış: 6,71

Biraz Laiklik… Biraz Cemaatçilik…

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 28.01.2020
  • 274 kez okundu

Bu başlığın finali, bugünün Türkiye’si mi ?

Bugünün olmasa da, dünün !

En çok da FETÖ döneminin !

Hani şu en popüler olduğu senelerin !

NE İSTEDİLER DE VERMEDİK denen yılların !

Dershanelerden üniversitelere, eğitime CEMAAT kollarının uzandığı dönemlerin !

Türkçe Olimpiyatları adı altında düzenlenen etkinliklerle, iktidarın cemaatleştiği anların !

Siyasetçi kimlikli Ankara aktörlerinin, ceket ilikleme yarışına girdikleri zamanların !

Banka kurdukları, mevduat topladıkları, devlet içinde devlet oldukları tarihlerin !

Haklısınız…
Listemiz oldukça uzun…
Teslim ettiklerimizin listesi çok uzun…

Aldıklarımız mı ?

Hani verdiklerimizin karşılığında !

15 Temmuz !
Kanlı bir darbe girişimi !

Bu hikaye sahibinin Amerika’da hala krallar gibi yaşadığı gerçeğini anlayabilen var mı peki ?

Bu hikâye, bana, dönemin Şam yönetimini ve PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bu kentte özgürce ikamet ettiği günleri hatırlattı… Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, 1 Ekim 1998 günü, Millet Meclisi’nin açılış merasiminde yaptığı konuşmasını da…

Ne demişti Demirel o gün ?


Suriye, Türkiye’ye karşı açık bir husumet politikası izlemektedir. Terör örgütüne aktif destek sağlamayı sürdürmektedir. Bütün uyarılarımıza rağmen, düşmanca tutumundan vazgeçmeyen Suriye’ye karşı mukabelede bulunma hakkımızı saklı tutuyoruz. Sabrımızın taşmakta olduğunu da, bu kürsüden bir kez daha dünyaya ilân ediyorum.

Dönemin Başbakan Yardımcısı ve Milli Savunma Bakanı İsmet Sezgin mi ?


Eğer diplomatik yolla çözmezsek, oyun, kurallarına göre oynanır !

Ve ardından Adana Mutabakatı geldi… Öcalan, baskılar karşısında Şam’ı terk etmek zorunda kaldı, ki bu da zaten yakalanma sürecinin başlangıcı oldu… Bu arada unutanlara hatırlatalım… Dönemin Hükümetinin büyük başarısı oldu, Adana Mutabakatı, ki bu Mutabakat, Şam’a, Ankara’nın uzun zamandır savunduğu gerçekleri de kabul ettirdi…

Mutabakata göre; Suriye, kendi topraklarından, Türkiye’nin güvenlik ve istikrarını tehlikeye atacak eylemlere izin vermeyecekti… Suriye, PKK’nın silâh, lojistik ve malî destek sağlamasına ve propaganda faaliyetlerine izin vermeyecekti… ve Suriye, PKK’yı terör örgütü olarak ilân etti…

Bunu niye mi konuşuyoruz ?

Bugünkü Hükümet’e, dün, Şam noktasında teröre karşı kazanılan POLİTİK zaferin aynısı adına, Washington noktasında NE yaptığını sormak için konuşuyoruz ! FETÖ denen cemaatçi ve dinci yapılanmanın, ABD siyasetine yüklü ve bol sıfırlı bağışlarla tutunduğu gerçeğinde dururken, Şam örneğinden nasıl olup da ders alamadığımızı konuşuyoruz ! Türkiye’de hala FETÖ operasyonları ile binlerin tutukluluğu ve gözaltıları sürerken, Washington ile HİÇ BİR ŞEY YOKMUŞ gibi DOST ve MÜTTEFİK ilişkisine NASIL olup da devam edebildiğimizi konuşuyoruz ! Bizdeki bir terör örgütü liderinin, bir başka ülkenin korumasında olduğunu bile bile, bu durumu DOST ve MÜTTEFİKLİK algısına nasıl olup da sıkıştırabildiğimizi konuşuyoruz !

En çok da…

Laik bir devlette…

FETÖ gibi cemaatçi bir yapılanmanın nasıl olup da bu kadar serpilebildiğini konuşuyoruz…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ