Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,43 / Satış: 8,47
€ EURO → Alış: 9,93 / Satış: 9,97

Bugünün haklı olanları… Onlar konuşsun hayat deneni…

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 28.07.2021
  • 164 kez okundu

Diyen haksız mı !

Şimdilerde hepimiz, gelişine yaşıyoruz hayatı… Kırgın yüreklerimiz, yorgun bedenlerimiz, kaybedilmiş heveslerimizle… Bahtımıza ne düşerse ! İşte öylesine !

Geçen gün biri yazmış, köşeme yorum yaparken, ki o da bahtına düşenlerin hesabında kaybolanlardan anlaşılan…

Demiş ki…

“Öyle ya da böyle, ay sonunu çıkartamadık ki hiç… Bir elimde kalem, bir elimde kağıt, kafamda rakamlar, eşimin elinde alışveriş listesi, çocukların cep harçlığı, dolabın boş rafları, kaynayan tencerenin etsizliği derken… Baktım olmuyor, çıktım o rakamların beni ha bire kovalayan kalabalığı içerisinden ! ‘Ne haliniz varsa görün’ dedim kendi kendime ! ‘Sizinle uğraşsam da bir, uğraşmasam da’ diye de ekledim, aynen dediğiniz gibi !!! Vazgeçtim, anlayacağınız !!! İki yakam bir araya gelmiyor, gelmeye de niyetleri yok çünkü !!! Ben de çektim teslim bayrağını !!! Rakamlara bıraktım kendimi !!! Artık, ‘borç yiğidin kamçısıdır’ dedikçe de borçlanıyoruz ha bire !!! Kredi kartına… Bankaya… Bakkala… Kasaba…”

Şaşırdınız mı ?

Şaşırmayın…
Çok var böylesi…
Bazen en yakınımızda…
Karşı komşumuz, akrabamız…
Güle oynaya selamlaştıklarımız…

Oynuyoruz birbirimize, çokça da kendimize…

Bir diğeri, ‘aklımızı yitirmemek için’ demiş…

Haklı…

Hepsini okurken, bugün, ‘hayata dair bir şeyler söylemişler’ gelsin istedim bu köşeye, onların kelimeleri arasında dolanalım istedim… Demiş ya Şair, “İnsan, içindeyken yangının hacmini bilmiyor… Bilmek için, geride kalan küllere bakmak gerek” diye ! Bugün, birbirimizin küllerinde duralım istedim… Hem biraz sert olsun paylaşılan kelimeler, hem uyandırsın, ama düşündürsün de istedim…

Mesela…

“Kimsenin kimseyi anlamadığı bir dünyada, söz, boşluğu dövmekten başka ne işe yarıyor ki? Olanağı olsa da, insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine… Her şey daha yalansız, daha içten olurdu…” demiş, Şükrü Erbaş !

“Benim gerçekten sevdiğim insan azdır, beğendiklerim ise büsbütün az… Dünyayı görüp tanıdıkça hoşnutsuzluğum da artıyor… İnsanların içyüzünün nasıl hiç göründüğü gibi çıkmadığını, iyi ya da akıllı gibi görünenlere bile nasıl hiç güven olmadığını her gün daha açıkça anlıyorum…” diye devam etmiş, Jane Austen !

“Meltemin estiği gökyüzünde seni bekleyen özgürlük var… Gel gör ki sen, “Ya düşersem?” diye sorup duruyorsun… Peki, canımın içi… Ya uçarsan !!!” …ki haksız mı, Eric Hanson ?

Haklısınız, hayat zor, şartlar da ağır ama…
Belki bir gün biz de uçarız, kim bilir…
Kredi kartına…
Bankaya…
Bakkala…
Kasaba…
…diye devam eden hikâyenin borçluları değil de, hayattan alacakları olanlar oluveririz… Hatay’ın Samandağ ilçesindeki Milleyha Sulak Alanı için başlatılan YOKOLUŞ hikâyesi için bir araya gelen bizlerin Ankara ve Hatay nezdinde uyandırdıklarımız, yok saydığımız, unutturulan kanatlarımızın mucizevi gücüne dair, unutmayın… Mucizelerin bize, bizim de mucizelere ihtiyacı var, en çok da bunu…

Demem o ki…

Vazgeçmeyin…
Başarabileceklerinize odaklanın…
Vazgeçmediğinizde yapabileceklerinize…

O yüzden, açın kanatlarınızı ve deneyin, yine ve yine !

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ