Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,69 / Satış: 6,71
€ EURO → Alış: 7,22 / Satış: 7,25

Cahilliğin Kaynağı Nereden Geliyor?

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 23.03.2020
  • 333 kez okundu

Dünyanın iflahını kesmeye bir virüs yetti. Bilimin pahasıyla, Skolastiğin boşluğuyla tekrar yüzleştik.

Virüsün dini imanı yok. Millet- uyruk tanımıyor. Erkek-kadın ayırmıyor. Zengini-fakiri kayırmıyor.

Ne namaza durur, ne duayla uyur. Ne tespih çeker ne de istavroz çıkarır. Kilise papazını tanımaz, Cami hocasını tınmaz. Havra hahamını takmaz.

Tamamen dünyalıdır. Tıbbi ilimle mücadele edilir. Kişi, sağlık tavsiyeleri ile kendini korur.

Yurdumun bazı Kahraman(!) insanlarının virüs ile ilgili söylemlerini duyunca, kulaklarıma inanmak istemedim.

Tüm dünya var gücüyle bu ölümcül virüs illetini yenmek ve insan hayatını kurtarmak için seferber olmuşken, dini referans ve ırkı özelliklere yaslanarak hiçbir şekilde olumsuz etkilenmeyeceklerini iddia etmek, en hafif tabiriyle cehalettir.

Bir o kadar vahim olanı, anlı şanlı bir yazarın(!) TV’ye çıkıp, virüse ‘’zina, faiz, içki, kumar, eşcinsellik’ gibi nedenlerden geldiğini ileri sürmesi, teamülden cehalet savunuculuğudur.

İhtiyaç duyulan her türlü bilginin anında erişilebilir olmasına rağmen, insanın bilinci nasıl ve neden bu kadar körleşir?

Aklı olup, düşünme özelliğiyle donatılmış insanın, ‘’abdest alıyorum, namaz kılıyorum, ibadet ediyorum, bundan dolayı Allah beni korur, bana bir şey olmaz’’ söylemlerinin hafife alınır tarafı olamaz.

Kusurlu eğitim sistemimizin dışa vurumun yanı sıra, din motivasyonlu hurafelere inanan vatandaşlarımızın doğru bilgilerle aydınlatılmaması çok vahim.

Atatürk’ün ‘’Dünyada en hakiki mürşit ilimdir’’ sözünün ne kadar isabetli olduğu bir kez daha kanıtlandı.

Müspet bilimi anlamak, bilgi sahibi olmanın ön koşuludur. Laik eğitim, karanlığı boğup, aydın toplum yaratan en etkili reçetedir.

Laik eğitim birey yaratır. Ufuk açıcı, vizyon geliştiricidir. Kişiden anlayan, anlatan, tartışan, yorumlayan haysiyetli kalıcı bir öz çıkarır.

Bilimsel zihniyete değinerek devam edeyim: İnsanlık tarih boyunca gerçeği aradı, bugün de arıyor. İnsanın özgür olması, doğaya ve kendine yönelmesi, bilimsel yöntemi kullanması ölçüsünde başarılı oldu ve bir ürün olarak çağdaş bilimleri oluşturdu.

Bugünün dünyasında sağlıktan tutun, teknolojik eşyalara varana kadar, konforlu bir hayat sürüyorsak; bilimsel araştırmalar ve çabalar sayesindedir.

Her bilimin temelinde laik eğitim modeli yatar.

Gerçekçilik, laik eğitimin hem temel disiplinidir hem de ilk hedefidir. Aydınlanmanın bütün temel değerleri gibi, bilimsel gerçek ve gerçekçilik anlayışını savunur. Gerçekler doğada ve deney dünyasında aranır. Gerçekçilik, düşünce ve eyleminin ilk prensibidir. Günlük yaşamdan Devlet yönetimine değin her alanda, gerçekçi tutum ve davranış ister. Çünkü güç ve gönenç ondan doğar. Bireyi ve toplumu bilime ve yarar sağlamaya götüren yol, işte bu yoldur.

Laik eğitim modeli, Skolastik düşüncenin tersine, insana büyük önem verir, onu yüceltir. İnsan; kendini tanımalı, özgür ve bilinçli olmalıdır. Eğitim bizi o büyük akımla, Hümanizmle kucaklaşmaya çağırır. Ona göre, bu dünyada her şeyin kaynağı insandır. İnsan, büyüktür, değerlidir. Doğanın verdiği her yeteneği serbestçe kullanmalı ve geliştirmelidir. Çünkü Ülkesinin kalkınması, çağdaş kimliğe kavuşması buna bağlıdır.

Laik eğitimin ruhu bizleri, hazır bilgilerin tutsağı olmamaya, onları eleştirmeye, yeni bilgileri özgürce araştırmaya, kısacası Skolastik otoriteden kurtulmaya çağırır.

Bu arada skolastik öğretinin tanımını yazmayı unuttum: “kendinden başka doğru olmadığını ileri süren din öğretisidir’’. Skolastik felsefe, düşünce ve eylemi dogmaların emrine verir. Oysa laiklik felsefesi; “hazır bilginin eleştirilmesini, her yerleşmiş kural, kurum ve yargının sorgulanmasını” ister.

Skolastik zihniyet, her dönem toplumun ilerlemesinin önündeki en büyük engeli teşkil etti. Avrupa’yı orta çağ karanlığına gömen bu akım oldu. Laik öğretinin doğmasıyla beraber aydınlanma çağını yakaladılar ve her alanda kalkındılar.

İslam aleminde Skolastik yapı maalesef cehalet üretmeye devam ediyor.

İnsanoğlu sadece biyolojik virüslerden çekmedi. Cehalet virüslerinden de çok çekti, bugün hala çekiyor.

Laik eğitimle bilim insanı sıfatını elde edenler bugün –yarın Korona virüsüne mutlaka bir çare bulacaklardır.

Fakat cehalet virüsüne kalıcı bir çare bulmak, dün gibi bugün de, yarın da mümkün olamayacak.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ