Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,74 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,38 / Satış: 6,40

CHP Seçim Başarısını Dönüşüme mi Borçlu?

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 08.07.2019
  • 484 kez okundu

CHP Türkiye’de en fazla tartışmaların odağında olan bir parti. Kurultaylarda yaşanan olaylar hararetli tartışmalar gündeme gelir. Kurultay süreci her zaman tansiyon dozu yüksek şekilde geçer. Genel başkanlar tartışmaların merkezini oluşturur. Özellikle genel başkanlara karşı direnç gösteren bir damar her zaman kendini gösterir

Hele seçim beklenen sonuçları doğurmamışsa, ana hedefe genel başkanlar konulur. Eleştirilerin sonu gelmez. Rahmetli İsmet İnönü’den Bülent Ecevit’e; Deniz Baykal’dan Kemal Kılıçdaroğlu’na kadar her genel başkan için CHP’li bu damar ‘’Bu genel başkanla olmaz’’ görüşünü sürekli öne sürerler. Sanki genel başkan değişince; yenisinin elinde sihirli değnek varmış, bir hareketle seçim kazanarak iktidara yükselecekmiş gibi beklenti içinde olurlar.

Hiçbir siyasi partinin genel başkanında sihirli değnek yoktur. Genel başkanın vizyonu, yeteneği, bilgisi vs. elbette çok önemlidir. Lakin tüm bunlar seçimde başarı getiren yeterli şartları oluşturmuyor. Halkın siyaseti okuma biçimi ve tercihlerini çok iyi idrak ederek anlamak gerekiyor. Başka bir ifadeyle daha fazlasına ihtiyaç var. Sosyolojik merkezi kendine yakın hissettirmek ve onlara güven telkin etmek siyaset felsefesinin altın kuralıdır. Sadece genel başkanın tek başına altın kurala uymasıyla başarıya yaklaşılamaz. Partinin bir bütünlük içinde sağlam bir iradeye topyekûn bu kurala uygun çalışma yürütmesi, kendini ispatlaması ve sınavdan geçer notu alması gerekir.

CHP uzun yıllar kendi açmazlarıyla boğuştu. Kendi temel felsefesini dahi iyi okuyamadı. Halkın hissiyatına cevap veremedi.
CHP adından da anlaşılacağı gibi Cumhuriyet Halk Partisi. Kendi isminde Cumhuriyet var, Halk var. Cumhuriyet ile ilgili bakış açısı son derece tutarlı ve istikrarlı. Ama ‘’Halk’’ denince, burada yıllarca hatalar yapıldığı görüşündeyim.

Halk demek türlü türlü bakış açısı, farklı yaşam biçimi, değişik ideolojik düşünce yapısını kendi içinde yaşayan vatandaşlar demek. Bu yapının içinde muhafazakârda, modern, dindar, laik milliyetçiye kadar uzanan çok zengin bir kompozisyon var. İşte bu zengin kompozisyonu kendi tarafına çekip kazanmak ile ilgili sınavlarını uzun yıllar veremedi.

Çünkü seçimlerde merkeze doğru, doğru oyunu iyi kuran rakip partiler CHP’nin eline şans vermeden sınavlardan başarı ile çıktılar. CHP’yi sınıfta kalmaya mahkûm ettiler. Başka bir ifadeyle CHP sınıfı geçecek nitelikte derslerine çalışmadı.

Ne zamana kadar? Son yerel seçimlere kadar.

Son yerel seçimlerde CHP derslerine asıldı, halkın sosyal kimyasını doğru okudu. Her görüşü potasında tutabilecek adaylarla yola çıktı. Adayların performansları örgütlerin disiplinli çalışması başarıyı getirdi.

1974 yılında Kıbrıs barış harekâtında Rahmetli Bülent Ecevit’in CHP liderliği bütünleşmiş takdir edilmişti. Bugün Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı 11 yıllık hasretin ardından ilk defa karnesinde geçer not yazıldı ve başarı kürsüsüne çıktı.

CHP’nin elde ettiği başarı sadece Kılıçdaroğlu’nun çabasıyla sınırlı değildir. Seçimleri kazanan belediye başkanlarının her türlü hileye karşı gösterdikleri performansları olağan üstüdür. Ankara ve İstanbul’da kurulan kumpaslara karşı istikrarlı ve demokratik direnç göstermek takdire şayandır.

Rakip partilerin İstanbul’da tezvirat, karalama, aşağılama provokatif senaryoları karşısında takındığı üslup, kullandığı dil hepimizin özlemini duyduğumuz, hasretini çektiğimiz özümüze getirdi. Bu dil ve bu üslup Halk ’da karşılık buldu.

Çünkü bu dil, bu tavır muhafazakârdan, milliyetçiye, dindara, laike; kuzeyden güneye, doğudan batıya kadar her kesime umut veren güven telkin eden, kendine yakın hissettiren bahar havası yarattı.

CHP yıllar sonra moral üstünlüğünü son seçimle birlikte ele geçirdi. AKP eskisi gibi doğru oyun kurma ustalığını yitirdi. CHP’yi her zaman başarısızlığa zorlayan hamleleri bu seçimlerde atamadı. Bilakis hata üzerine hatalar ekleyerek halkın tepkisine neden oldu. Büyük kentlerde bu sefer AKP sınıfta kaldı. AKP, her seçimde doğru oyun kurar ve sınıfı geçer efsanesi çöktü.

Buna karşılık CHP her seçimde oyuna düşer ve sınıfta kalır ön yargısı yıkıldı.

Nitekim CHP son seçimlerde kendini dönüştürerek ‘’Halk’’ tabirini nihayet anlayabildi.

CHP’nin genel manada başarıyı istikrarlı sürdürebilmesi sosyolojik merkezin hissiyatını, beklentilerini, özlemlerini gidermeye yönelik politikalar üretmekten geçiyor. Halkla bütünleşik güvenilir ilişkiyi kaçınılmaz kılıyor.

Metropollerde, özellikle İstanbul özelinde doğru hamlelerin, örgüt kabiliyetinin, organizasyon yeteneğinin bu seçimlerde nasıl etkileyici olduğu görüldü.

Umarım Belediye Başkanları hizmet sürelerinde başarılı olurlar. Onların başarısı, kendi hanelerine yazılacağı gibi CHP’nin büyük defterine de yansıyacaktır.

Yıllar sonra ilk defa CHP’de seçim sonrası kazan kaldırılmadı, genel başkan tartışma konusu yapılmadı. CHP de yeni yıldızlar umut vaat etti.

CHP’nin elde ettiği bu başarının kodlarını iyi okuyacağını umarım. Halkın verdiği oyların kıymetini bilerek hassasiyetle yönetmesini dilerim.

Türkiye’mize Hayırlı Olsun.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ