Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,43 / Satış: 6,46
€ EURO → Alış: 7,08 / Satış: 7,11

CHP’nin Hatay İl Kongre Seçim Sürecinde Neler Oluyor?

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 03.02.2020
  • 635 kez okundu

En baştan belirteyim: Genelde Türkiye’de demokrasinin olgunlaşmasını, özelde Hatay’da demokratik ruha uygun mesafe alınmasını arzulayan sade bir vatandaşın düşüncelerini yansıtmaktır niyetim.

Hiçbir partinin mensubu değilim. Her partide çok sevdiğim saydığım fikirlerinden, tecrübelerinden fevkalade istifade ettiğim kıymetli dostlarım var. Yazılarımda ağırlıklı genel siyaset üzerine değinirim. Ancak İlimizde CHP’de yaşanan fırtınaları izleyince hakkaniyet merkezinden sapmadan yerel bazda izlenimimi paylaşmak istiyorum.

Malum, her siyasi seçim öncesi dedikodu kampanyalarının ardı arkası kesilmez. Bu yazıyı kaleme almadan önce; doğruları öğrenmek amacıyla; hem Sayın Halil İbrahim Özgün’ü, hem de Sayın Servet Mullaoğlu’nu telefonla aradım İl Başkanlığı seçimi için hem soru sordum hem de kişisel düşüncelerini aldım. Elbette tüm siyasetçilerin ortak alışkınlıkları gibi, yaptıklarının doğruluğunu anlattılar. Bazı konularda kendi şikâyetlerini, bazı konularda onlara dışarıdan yöneltilen şikâyetleri konuştum. Sayın Halil İbrahim Özgün ile kısa, Sayın Servet Mullaoğlu ile uzunca görüştüm.

Özellikle Servet Bey’le sohbetimde uzunca bilgi alışverişinde bulundum.

Politika netameli uğraştır. Güven esasının en kırılgan zemininde tatbik edilir.

Özellikle orta doğuya özgü olan bu kırılganlık, kişisel beklentilerin, kişisel hesapların eşliğinde kapılar aşındırır. Gün gelir kapısını sonuna kadar açar, gün gelir o kapıyı yüzüne kapatır.
Siyaset kapısının önünde partililerin, makam kazanma, görev alma gibi süreçlerinde doğal olarak yığılmalar hızlanır.

İlimizde CHP ilçe kongreleri ile ilgili delege seçimlerinde yarışan iki liste arasında bazı hararetli tartışmaların ardından, sükûnetle tamamlandığını söyleyebiliriz. Eski İl Başkanı Servet Mullaoğlu’nun verdiği destekle, on beş ilçe başkanlığı ile ilgili süreçler mevcut İl başkanı Halil İbrahim Özgün’ün öncülüğünde gerçekleşti.

Buraya kadar olanlara, yaşandı bitti dendiği andan itibaren, sürpriz şekilde sahnenin rengi değişti. Mullaoğlu’yla beraber seçim çalışmalarında beraber yürüdüğü İl Başkanı’nın doğal olarak tekrar aday olması beklenirken, Antakya eski ilçe Başkanı Ramiz Parlar’ ı destekleyeceklerini kamuoyuna açıkladılar.

Hayırlı olsun.

En sakininden en hararetlisine varıncaya kadar etrafta olup bitenleri medya aracılığıyla sıcağı sıcağına takip etmek günümüzde artık çok daha kolay hale geldi. Yaşananlardan ilgili olan herkes anında haberdar oluyor.

Gerek mevcut İl Başkanı ile ilgili olarak, gerekse, adaylığını deklare eden Sayın Ramiz Parlar’ın sergilemiş oldukları ve bizlere yansıyan görüntüleri, birçok yönleriyle bizlere bu partide aslında hangi noktaya gelindiği ile ilgili bazı ipuçlarını veriyor.

İzin verirseniz zaman itibariyle biraz geriye gidelim: .2018 Haziran genel seçimlerinde Milletvekilleri listeleri kamuoyuna açıklanmış ve Servet Mullaoğlu’nun ilk sıradaki yeri genel merkez tarafından gizemli bir şekilde liste dışı bırakılmıştı. Bunun sebebinin Sayın Lütfi Savaş olduğu yönünde iddia edilmiş ve Servet Mullaoğlu ile birlikte mevcut İl Başkanı Sayın Halil İbrahim Özgün’le beraber bazı partililerin katılımıyla protesto eylemi gerçekleşmişti.

Açık söylemek gerekir ki Sayın Mullaoğlu’nun hakkı elinden alınmıştı ama protestonun etkisi bazılarının hafızalarından düşmedi.

Aradan zaman geçti, siyasette küslük olmaz, olmamalı. Ama her insanın yapısı ve hesabı farklıdır. Eline bir koz gelince, bunu siyaset erbabı kullanmaktan çekinmez.

Şimdi iki değerli siyasetçi ile yaptığım görüşmelerle devam edeyim: Halil İbrahim Özgün’e CHP içinde kamuoyunda bir kutuplaşma görüntüsünün olduğu ve bu konuda düşüncelerini sordum.

Cevabında; kendisinin bu kutuplaşma görüntüsünün hiçbir yerinde olmadığını ifade etti. Kendisine karşı başka bir adayın çıkarılmasına ne dediği sorusuna karşılık, “Ben mevcut İl Başkanı olmam dolayısıyla doğal adayım. Her kesimin üzerinde uzlaşacağı bir aday olduğumu düşünüyorum. Her kesime eşit mesafede duran biriyim. İnsanlarla iletişim devam ediyor. Genel merkezle görüşmelerim oldu. Çalışmalarımı aksatmadan devam ediyorum. Genel Merkezin ortak uzlaşı adayı ile ilgili görüşlerimizi ileteceğiz. İşaret edeceğiz. Genel Merkezin bu yöndeki kararlarına saygı duyarız. Bu süreçte gelişmelerin seyrine göre değerlendirmelerimiz olacak. Gerektiğinde adaylığımızı gözden geçiririz, devam da edebiliriz. Genel merkezin adayına destek te verebiliriz. Genel merkezle iletişimim devam ediyor, vaziyet şimdilik bu’’

İbrahim Bey kendini bekle gör pozisyonuna konumlandırmış gözüküyor. Gelişmelerin seyrine göre tavrını takınacak. Önümüzde ki süreçte neler olur şimdiden kestirmek şu an itibariyle olası değil.

Siyaset ruhunun düzeyi bozuktur. Beraber çıktığınız yolda yalnız da kalabilirsiniz, yalnız olduğunuzu sandığınızda bir talimatla etrafınızdan destekler de alabilirsiniz.

Sayın Servet Mullaoğlu’nun süreçle ilgili görüşleri

Kişisel olarak her zaman uzlaşıda bir keramet olduğunu anlatırım. Kavgaların, hırçın tavırların hatta daha ötesi kutuplaşmanın insanlara uzun vadede değerlerini kaybettirdiklerini gözlemledim.
Siyasette maalesef alaturkalıktan kendimizi kurtaramamanın bedelini yaşadık, hala yaşıyoruz. Demokrasinin erdemlerinden dem vurduğumuz binlerce sayfalık görüşlerimiz var. Ama iş seçime gelindiğinde, makam ve mevki söz konusu olduğunda, hep kendimize yontma kurnazlığı kimseye kaptırmayız.

Çok partili sisteme geçtiğimizden bu yana tüm parti teşkilatlarının demokratik yollarla seçildiğini düşünmemizi isterler.

Ama gerçeklerin öyle olmadığı nice örnekler sayılabilir. Kimi zaman genel merkezin işaret ettiği adaylar, delegeler veya seçmenler tarafından kazandırılmıştır, kimi genel merkezler tarafından atanmıştır.

Yıllarını partinin başarısına adayan, gece gündüz emek verenlerin dışlandığı, yukarıdan adeta paraşütle indirilip zirvelerde makam verilenleri hafızalarımızda yokladığımızda eminim sizlerin de hatıranızda canlanmalar olacaktır.

Bu yüzden tartışmalar, kavgalar, küslükler, dargınlıkların sonu gelmedi. Kayıkçı kavgaları ile dümeni ele geçirme fırsatçılığını siyaset sahnesinden temizlemeye kimsenin gücü yetmedi. Çünkü ister milletvekili ister belediye başkanı, ister başka mevki veya makama gelmek isteyenlerin tahkimatları, bin bir çeşit hesapları her şeyin üzerinde tutuluyor.

Genel siyaset ile ilgili kasıtlı olarak böyle bir giriş daha yaptım. Çünkü niyetim; her ne kadar umutlu olmasam da siyasetin demokratik değerleriyle ilgili küçük hatırlatma ihtiyacını hissetmemden kaynaklanıyor.

Efendim malumunuz CHP il yönetimi seçimi kapıya dayandı.23 Şubatta İlimizde CHP kongre yapacak ve örgütünü seçecek.

Şimdi Servet Bey’le yaptığım görüşmenin özetini aktaracağım: Servet Bey’e süreci genel manasıyla değerlendirmesini rica ettim ve ardından bazı sorular yönelttim. Açık söylemekte fayda gördüğüm benim kişisel görüşlerimi de ona ilettim.

Önce kamuoyunda kamplaşma algısının varlığından bahsettim.

Böyle bir algının yersiz olduğunu, kendilerinin tamamen demokratik ortamda cereyan eden delege tercihlerine saygı duyulması gerektiğini söyledi. Tamamen örgütün özlemini gidermeye yönelik çalışmalar yaptığını dile getirdi.

Bir siyasi örgütün; partisinin Belediye Başkanı ile bütünleşmesi ve senkronize şekilde çalışmasının temel kural olması gerekliliğine vurgu yaptıktan sonra, istişarenin önemine dikkat çektim.
Siyasetin mücadele olduğu kadar nezaket ile yapılmasının daha uygun olacağından bahisle; kamuoyuna deklare ettiğiniz İl Başkanı adayınız Sayın Ramiz Parlar’ı, öncesinde veya sonrasında nezaketen de olsa Sayın Lütfi Savaş’la paylaştınız mı? Benim elde ettiğim bilgiler bu konuda hiç görüşüne müracaat etmediğiniz yönünde.

Gerçek öyle değil dedi.’’ Hem ben hem de Ramiz Bey defaatle randevu talep ettik. Bir türlü randevu alamadık. Telefonlarımıza çıkılmadı. Ramiz Bey mesaj çekmesine rağmen hiçbir geri dönüş olmadı. Biz siyasi nezakete uzaktan bakan birileri değiliz. Ama taleplerimize cevap alamayınca bizim de yapacağımız pek bir şey kalmadı.’’

‘’Delege tespit çalışmalarında karşı karşıya mücadele ettik. Delegeler bizim liste üzerinde tercih hakkını kullandılar. Dolayısıyla bize gösterilen bir demokratik teveccüh söz konusu. Bu bize bazı noktalarda aksaklıklar olduğunun mesajını veriyor. Biz bu mesajı aldık. CHP’yi bütünleştirmek, kucaklaştırmak için çabalarımızı sürdürmeyi amaçlıyoruz.’’

‘’Kamuoyunda bizden yana herhangi bir kutuplaşmanın aksine, dostane duygularla kardeşliği öne çıkarmaya kilitlendik.’’

‘’Sayın Savaş bu ilin seçilmiş belediye başkanı. Seçilen her kese sonsuz saygımız var. Ama bizim ricamız hizmette ayrım, kayrımın yapmaması yönünde. Ben evveliyattan beri CHP’liyim. Hizmet ihtiyacı olan vatandaşlar bize geliyor, üzülerek söylemeliyim ki; vatandaş adına belediyemiz taleplerimizi dikkate almıyorlar. Bizim hayal ettiğimiz belediyecilik bu olmamalı. Biz yerine gelince, partimiz ve vatandaşımız lehine tecelli edecek eleştiride bulunacağız, elbette bu bizim vazifemiz. Eğer var olan yanlışlara dikkat çekmezsek, siyaset sahnesinde ne işimiz olacak ki?’’

Devamında ben, unutmadan bugün, gazeteci Ali Yolcu arkadaşıma, Günışığı gazetesinde verdiği demeci okuduğumda ciddi siyasi hatayla malul demecini hatırlattım. Demecinde ancak siyaseten acemilere özgü içerik olduğunu söyledim. Ramiz Bey uzlaşı aday olmadığını bunun gerekli olmadığını, delegelerin tercihiyle zaten seçildiğini, bu saatten sonra bunun üzerinde durmanın manasının olmadığını söylemişti.

Bu demecin şimdiden Ramiz Bey’in hanesine eksi puan aldığını, siyasete yakın duranlardan eleştiri aldıracak hata olduğunu söylediğimde; “Evet Ramiz Bey’in hanesine negatif düşen talihsiz beyanatı ben de kabul ediyorum. Ben eleştiriye açığım. Aynı duyarlılığı karşı taraftan da beklerim.’’

Şimdi belki de en acı veren soruya geldi: Servet Bey 2018 Haziran seçimleri sürecinde listede birinci sıradayken sizi liste dışı bırakan gizemli elin Sayın Lütfi Savaş olduğunu söylemiştiniz. Dolayısıyla İl Başkanlığı seçimine bu kadar abanmanızın arkasında sizin Lütfi Başkan’a karşı bilendiğiniz ve rövanş alma isteğiniz olduğu iddiası sıcak tutuluyor.

‘’Lütfi Başkan’ın beni liste dışı bıraktığı doğrudur. Yıllardır siyasetin içindeyim, asla kin tutmam, tuttuğumu kimse söyleyemez. İleride elbette imkân bulduğumuz anda Lütfi Başkan’la görüşmek isterim. Dediğim gibi o seçilmiş belediye başkanımız. Yeri gelmişken ince bir sitemde de bulunmadan geçemeyeceğim. İsmail abi, sen hep siyasi nezaketten bahsediyorsun. On beş ilçe başkanımız seçildi. Seçilen her başkana hayırlı olsun, tebrik mesajını en azından bir telefonla yerine getirmeyi Belediye Başkanımdan beklerdim. Örgüt için iyi bir motivasyon kaynağı olurdu. Üzülerek söylüyorum, şimdiye kadar kimseyi hayırlı olsun amacıyla aramadı.’’

Efendim, İlimizde CHP’nin İl Başkanlığı yarışında manzara umumiyesi kısmen böyle.

Sayın Lütfi Savaş’ı destekleyenlerin mutlaka karşı görüşleri olacaktır. Onların da görüşlerini tarafsızlık ilkesiyle yazmaya açık olduğumu bildirmek isterim.
Burada sadece İl seçim sürecinde iki ismin görüş ve düşüncelerini aktarmaya çalıştım.

Yıllardır, hemen hemen tüm siyasi partileri ve gelişmeleri hem genelde hem de yerelde yakından izlerim.

Takip ettiğim CHP ile ilgili naçizane çıkardığım sonuç: İlk göze çarpan diyalog eksikliği.. Monolog hakim. Karşılıklı diyaloğun olmadığı yerlerde sorunlar birikiyor. İstişare kanallarının kapalı olması, affedilmez zafiyet yaratıyor. Her partilinin önce kendini garantiye alma gibi sığ bir siyaset güttüğü göze çarpıyor. Bu irade ile CHP özlem duyduğu başarının çıtasını yakalayamaz. Bugünden tezi yok; uzlaşarak, bütünleşerek, birleşerek ortak güç elde etmenin yollarını bulmak zorundalar. Aksi takdirde söylemler, görüşler, demeçler vs. kuru lakırdının ötesine geçmez.

CHP’lilere dostane bir hatırlatma daha yapmama müsaade edin: Belediye başkanlığı seçimlerinde Sayın Lütfi Savaş 120 bin gibi açık farkla seçimi aldı. Ama şunu akıldan çıkarmamak lazım; karşısında AKP’nin çok büyük bir hata yapıp, çıkardığı adayın çok zayıf olduğu gerçeğidir.

AKP de kongre süreçleri başladı. Kimlerin aday olacağını bilmemekle beraber, Sayın Yeloğlu’ nun tekrar İl Başkanı seçilmesi durumunda Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olur mu, olursa potansiyeli ne olabilir sorusunu CHP’liler iyi irdelemeleri gerekir.

Tekrar edeyim: Uzlaşarak, birleşerek, bütünleşerek dağlar aşılır; kavgayla cepheleşmeyle düz ovada şaşılır.

Saygılarımla efendim.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ