Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,35 / Satış: 6,38

Cumhuriyetimizin Asaleti

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 28.10.2019
  • 351 kez okundu

Paramparça olmuş bir İmparatorluğun yıkıntılarından zaferle çıkıp yepyeni bir devlet kurabilme dehasına erişmiş kaç kişinin ismini verebilirsiniz?
Tek bir isim vardır dünyada; Mustafa Kemal Atatürk.

Başka liderler de savaşmış, kazanmış devlet kurmuşlardır. Bunlar da yetenekliydi elbette. Ama hiçbiri Atatürk kadar zor şartlarda mücadele etmedi.
Tarihçiler Mutafa Kemal’i büyük İmparatorlar ve komutanlarla kıyaslamaya çalışırlar. O, tarihe biçim vermiş komutanların en büyüğüdür.

Makedonya Kralı II. Filip’in oğlu olan büyük İskender, babasının güçlü askeri mirasının üzerine yeni bir düzen kurdu. Hindistan’a kadar yürüdü.

Napolyon Bonapart; Fransa’yı bir hattan geniş bir hatta ulaştırdı, Mısır’a kadar uzandı. Lakin onun düzenli bir ordusu, silahları erzakı vs. vardı.

George Washington; Amerika’da eyaletlerinin bağımsızlığı uğruna savaş verdi, galip geldi birleştirdi. Onun birlikleri, teçhizatı, parası, altınları vs. vardı.

Mustafa Kemal’in nesi vardı? Çocukluğundan itibaren yetim büyümüş, koca yokları olan biriydi. Ordusu, silâhı, teçhizatı ve erzakı yoktu. Üstelik rütbeleri sökülmüş, boynunda idam fermanıyla sahadaydı.

Düşman memleketi dört bir yandan sarmış, toprakları parsellemiş. Hainler her yerde cirit atıyordu.

Bu şartlar altında değil Anadolu’yu arşınlamak, kongreler yapmak; başını pencereden uzatmak dahi çok tehlikeliydi.

Bunun için Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı başlı başına benzersiz bir destandır. Bu destanı Nâzım Hikmet ‘in ‘Kurtuluş Savaşı Destanı’, kitabında okuduğunuzda ‘’Dehanın’’ ne olduğunu, “Dâhinin’’ kim olduğunu yüreklerinizde bir kez daha hissedersiniz.

Tarihte her destan, bir gerçeğin şiirsel anlamını insan belleğine yazar. Türk insanının belleğinde bu destan doruklaşır, gurur ve onur abidesi haline gelir.

Atatürk ‘ü destansı kimliğinden soyutlamak olanaksızdır; o, tarihimizin güzelliği, uygarlığa atılım ve katılımın en büyük simgesidir. Özgür ve bağımsız faziletli yönetimin en yüksek burcudur.
Yarın Büyük Atatürk’ün kurduğu ve en büyük eserim dediği en erdemli, en faziletli yönetim biçimi olan Cumhuriyet’imizin 96.yılını coşkuyla kutlayacağız.

Cumhuriyet’in 96. yıldönümünü yaşadığımız bu mutlu günde, övgülerle bayramı kutlarken, Ulu önderin ‘’muasır medeniyetin” üstüne çıkma hedefinin anlamını düşünmekte yarar var.

Cumhuriyet idealinin ruhunu anlamını ve önemini ancak bu zaviyeden bakınca kavrayabiliriz. Eğitim, iktisat, kalkınma bu ruhun temel özellikleridir. Bu temel dinamikler diğer dinamikleri beraberinde getirir. İyi bir eğitim, çağı yakalamanın ana omurgasıdır. Eğitimin niteliği zihni geliştirir, bu zihnin yaratacağı katma değerlerle ülke iktisadi ve içtimai kalkınır, güçlü ve müreffeh bir toplum oluşur.

Cumhuriyet’in temel projesi ilmin ve bilimin yoluna odaklanmış, her açıda kalkınmış özgür birey yetiştirme üzerine kurulmuştur. Bilim, Atatürk’ün değişiyle en ‘’hakiki mürşit’’ yani en gerçek yol göstericidir. Cumhuriyetin karakteri bu yüce değerlerle bezenmiş; sanatı, kültürü hayat damarı gibi değerli kılmıştır.

Bu fazilet cevherinin en ihtişamlı tarafı, devrimlerle elde edilen demokratik laik ilkelerinin varlığıdır. Millet ve eşit olma bilincinin en görkemli hazinesi laikliktir.
Cumhuriyetin erdemleri yazarak bitmez, kazanımları anlatarak tükenmez.

Cumhuriyetimizin kendine özgü yüksek karakterini haklı kılacak ufuk ötesini görebilme yetisi muazzamdır. Büyük Atatürk tarafından ‘’Yurtta sulh, cihanda sulh’’ vecizesi, ufuk ötesini görmenin tezahürüdür.
Hayatının çoğunu cephelerde geçiren savaş ustasının tüm dünyayı sulha çağırmasının önemini anlayabiliyor musunuz? Cumhuriyet, aynı zamanda sulh içinde yaşamayı içselleştiren şuurumuzdur.

Yarın en büyük bayramımızı kutlayacağız. Çılgın Türkler mucizesini, Türkün ateşten imtihanını yeniden benliğimizde tazeleyeceğiz. Bizi biz yapan büyük devrimleri hafızalarımızda tekrar canlandıracağız.

Cumhuriyetin uygarlık yolunda konumu, hedefi bellidir; Atatürk devrimleri üstüne yükselmiş Cumhuriyetimiz; kurucusunun sevgisi ve minnetiyle beraber ilelebet payidar kalacaktır.
Her kim ki O’nun varlığına kastetme hezeyanına kapılırsa, O’nu var eden bir çift mavi gözün ışığında, ilelebet muhafaza ve müdafaa emri alan asil Türk gençlerinin karşısında yok olmaya mahkûm olacaklardır.

Muhtaç olduğumuz kudreti, Eşsiz Deha Ulu Önderimizden ve kurduğu Cumhuriyetin asaletinden alıyoruz.
Vatan uğruna şehit düşen tüm kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.
Cumhuriyetimizin 96.Kuruluş yıl dönümü bir kez daha kutlu olsun.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ