Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 7,80 / Satış: 7,83
€ EURO → Alış: 9,23 / Satış: 9,27

Ders Aldık mı?

Mehmet Özgün
Mehmet Özgün
  • 22.08.2020
  • 345 kez okundu

Geçtiğimiz hafta 17 Ağustos Gölcük merkezli depremin 21. yıldönümüydü…

Bu felakette 18.873 insanımız yaşamını yitirdi, 23.781 insanımız yaralandı, 328.113 ev ve işyeri yıkıldı …

Bir gün anmalar yapıldı ve yoğun ülke gündemine dönüş yapıldı …

Peki, bu büyük acıdan gereken dersi aldık mı?

Rant uğruna, plansız, çarpık kentleşmeye göz yumulduğu, yeşil alanların yok edildiği, dikey mimarinin mantar gibi türediği günümüzde pek de ders aldığımız söylenemez…

32 binden fazla insanımızın hayatını kaybettiği 1939 Erzincan depreminden, 1966 Varto, 1967 Adapazarı, 1970 Kütahya-Gediz, 1971 Bingöl, 1973 Elazığ, 1976 Çaldıran-Muradiye, 1983 Erzurum-Ilıca, 1992 Erzincan, 1995 Afyon-Dinar ve 1998 Adana Ceyhan Depremlerinden ders almadığımız gibi Gölcük depreminden de ders almadık …

Depremlerden sonra görüldü ki, sorun sadece önlenemez veya önlenmeyen göç ve bunun getirdiği gecekondulaşmayla açıklanamayacak kadar büyük. Kaçak yapılaşmanın olağan sayıldığı ülkemizde, ağır hasarlı binaların arasında devlet daireleri, hastane ve okulların da bulunması; sorunun sadece bir imar sorunu olmadığını, daha farklı boyutlarının da olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Depremler tarih boyunca vardı, var olmaya da devam edecek …

Deprem öldürmez bina öldürür, felakete yol açan deprem değil ucube binalardır …

Topraklarımızın büyük bir bölümü deprem tehlikesi altında bulunduğu gibi, yapı stokumuzun önemli bir bölümü de deprem riski taşımaktadır. Tarihsel deprem kayıtları göstermektedir ki, Hatay başta olmak üzere, bir çok ilimizde bulunan diri faylar her zaman deprem üretme potansiyeline sahip.

Yapılması gerekenler …

Türkiye, bir deprem ülkesidir. Bir doğa olayı olan depremin afete dönüşmesi ve bu durumun bir türlü önlenememesi sorunun ana kaynağı. Kentleşme bilimine uygun olarak tasarlanan yapılar, “Deprem Yönetmeliklerine” uygun olarak tasarlanmalı ve üretilmeli. Ayrıca standartlara uygun malzemeler kullanılarak, etkili bir denetim mekanizmasının yapı üretim sürecinin önemli bir parçası olduğu kavranmalı…

Yaşamış olduğumuz orta büyüklükte bir depremde bile yapılarımızın hasar görmesi ve can kayıplarının ortaya çıkması yapı stokumuzun büyük bir risk altında olduğunu gösteriyor. Daha güvenli ve yaşanabilir yerleşim yerleri ve yapıların üretilmesi deprem risk yönetiminin temel amaçlarındandır. Bunu sağlamanın en etkili yolu; yerleşim planlarında ana riskleri göz önüne alarak, gerekli düzenlemeleri yapmak için “Deprem Yönetmeliklerini” ödünsüz bir şekilde uygulamak gerekiyor. Yeni bir “Bina Deprem Yönetmeliği” yayımlandı. “Ulusal Deprem Stratejisi Ve Eylem Planını-UDSEP 2023″ü güncelleyerek uygulamaya koymak gerekiyor…

Her afetten sonra sık sık yapılan “yara sarma” anlayışından kurtulup; bilimin, tekniğin ve aklın gerektirdiği işleri yapmak gerekir. Depremin bir doğa olayı olduğu kabul edilmeli ancak denetimsizliğin neden olduğu olumsuzlukları “kader” gibi değerlendiren yaklaşımlar terk edilmeli. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, deprem öncesi alınacak önlemlerin deprem riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymakta. Sorunu sorun olmaktan çıkaracak olan tek çıkar yol, deprem yaşanmadan önce alınacak önlemlerde saklı…

Getirilen “İmar Affı” ile kentsel dönüşüm arasında çelişkili bir durum ortaya çıktı. Kentsel dönüşüm; parçacı bir anlayışla değil, bütünlüklü kent planlarının bir parçası olarak ele alınmalı…

Ülkemizde binaların yıkılması için artık deprem bile gerekmiyor. Yapılarımız hiçbir dış etken olmadan bile yıkılıyor. İlgili idaresinden ruhsat alarak resmi bir şantiye şefi sorumluluğunda inşa edilen yapıların aynı zamanda bir yapı denetim kuruluşu tarafından denetlenmesi gerekiyor…

Kentleşme planlarına uygun olarak yapı stoku oluşturulmalı. Nerelere yapı yapılmaması gerektiği idrak edilmeli, bazı yapıların yapılması zorunlu ise (köprü gibi), tasarımları bilimin ve bilginin gereklerine göre yapılmalı …

Sağlıcakla kalın…

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ