Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Dokunma Ballı Makamların Keyfine

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 05.08.2019
  • 646 kez okundu

Kaotik yapısı düzelmeyen siyaset dünyasında yaşıyoruz.

Yerleşik değerlerin hızla kaybolduğu, menfaat peyzajlarının yüceltildiği çamurlarla sıvanıyoruz.

Edebi ezberlerin bozulduğu bir çağ bu. Böyle bir çağda değerlere sarılmak artık her yiğidin harcı değil.

Ozan Âşık Mahsuni’nin’’ Dokunma keyfine yalan dünyanın, ipini eline dolamış gider’’ türküsündeki sözler bazı yöneticilerin adreslerine pulsuz dilekçe örneğini çağrıştırıyor.

Siyasetin sunduğu imkânların keyfini tadan aktörler boş durur mu? İpini eline dolayan gidebildiği kadar gidiyor. Başkasının soğan bulup bulmaması umurlarında değil, onlar için önemli olan bal yutmaları.
Keyifli, ballı makamlara; eş, dost, ahbap, kardeş, akraba kimi yakın görmüşlerse getirmişler.

Ne diyelim, memlekette bu makamlara gelebilecek yetenekte kimsecikler yoktu galiba. Ne hikmetse Belediye Başkanlarının hısım ve akrabalarından yetenek akıyor.! Zaten memleket ve şehirlerimiz bu yetenek abideleri sayesinde süt liman olmamış mı? Kim neden itiraz etsin ki?

Keza aylarca sokak sokak başkan seçilmek için çalışmadı mı? Aha dehalarını, yeteneklerini buradan görmezlikten gelmek ne ayıp.(!)

Elbette onlar bu makamları ziyadesiyle hak ediyorlar, hatta daha büyük makamlar olsa oralara da yerleştirilmeleri gerekir.(!)

Ne yazık kı bugün, özel kalem müdürlüğü, Hukuk müşavirliği, yazı işleri müdürlüğü vs. gibi makamlarla idare edecekler. Yarın öbür gün, yepyeni daha yüksek makam oluşturulduğunda terfi ettirmek boynumuzun borcu olsun(!)

Nasıl mı?

Çok basit. Gökte var yıldız, lakin yer ıssız. Formül mü bulamayacağız yani. Farzı misal; makamları yıldız vererek çeşitlendirmek ve derecelendirmek mümkün. Aynı Oteller gibi, iki yıldız, üç yıldız, beş yıldız, gibi. Makamlara da yıldızlar taktık mı, tamamdır. Operasyon başarıyla bitirilir.(!)

Üç, dört, beş yıldızlı yazı işleri müdürü, dört yıldızlı makam şoförü, beş yıldızlı ballı börek iştirak müdürü. Hayali bile ağız sulandırıyor, değil mi?

Bu şekil hak gaspı birilerinin ağzını sulandırıp, bal yuttururken, kimilerinin beyinlerini sulandırıp soğan ekmek buldurmuyorlar.

İşte bu adaletsiz uygulamalarla insanın vicdanı yaralanıyor.

Bir taraftan yıllarca çabalayarak okuyan, sürünerek çalışan, didinen yetenekli insanların ellerinden alınan imkânlar, öte taraftan salt akrabaları, yakınları olması nedeniyle paraşütle makamlara getirilenler.

Bunlar yetmezmiş gibi çift maaş, dört maaş alanları da öğrenince, ballı makamların ahlaksızlık boyutlarını varın siz düşünün.

Ne var ki, yıllarca bu haksız, hukuksuz uygulamalara toplum olarak gür bir ses çıkartmadık. Ezelden beri itiraz edilerek netice alınamayacak algısı kafalarımıza yerleşmiş. Çünkü ülkede kayırıcılık, iltimas, torpil, adına ne derseniz deyin, hemen hemen her kurumda karşımıza çıkıyor. Kâh Hükümet sisteminde damada, kâh yüksek mahkeme başkanlığında evlada, kâh dış işlerinde kardeşe makamlar bahşediliyor.

Son derece yetenek ve tecrübe gerektiren makamlara, kadrolara torpil ile seçilen kişiler hiç bir zaman fikir, bilgi ve beceriyle anılacak çözümler üretemezler.
Liyakatsiz kişilerle, zaten tecrübesiz ve bilgisiz olacaklarından işler daha da kötüye gider.

O yeri hak edenler üzerinde olumsuz etki bırakacağından, toplum kendini geliştirme yönünde statik kalacaktır.

Özünde temel aldığımız adalet ilkesi zedeleniyor, kamu yararını olumsuz etkiliyor.

Nepotizm, demokrasi ve kurumsallaşmayı en fazla engelleyen illetlerden birisidir.

Çünkü bu illet, yeterli ve kaliteli yöneticilerin yetişmemesine, toplumsal bağlılığın zayıflamasına ve bu nedenle insan sermayesinin tükenmesine yol açıyor.

Gelişmiş toplumların geçmişlerine bir göz atın. İnsan sermayesi ile neler ürettiklerine bakın. Bilgi, birikim ve yetenekle nasıl bir huzur tapınağı inşa ettiklerini göreceksiniz.

Layık olmanın yarattığı gururla, ortak değerlerin iftiharı olarak müreffeh yaşıyorlar.

Bugünlerde istismara, kayırıcılığa karşı savaş açtığımızı kahramanlık marşlarıyla söylemeye başladık.
Birkaç gün sonra başka bir gündemle meşgul edileceğiz.
Zira dün olduğu gibi yarın da hiç kimse keyfine dokundurtmayacak, ipini eline alan dolayıp gidebildiği yere kadar gidecek.

Ne hazin. Bugünün dünden tek farkı, pantolonlarımızın ütülü olması, lakin nepotizm mikrobu paçalarımızdan hala akıyor…
[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ