Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 9,26 / Satış: 9,30
€ EURO → Alış: 10,73 / Satış: 10,77

Ekmeğimize ve Emeğimize Göz Dikenler

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 11.10.2021
  • Ekmeğimize ve Emeğimize Göz Dikenler için yorumlar kapalı
  • 233 kez okundu

Anadolu’da namusuyla evi geçindirmenin bir başka deyimi “”ekmek kazanma”dır.

Anadolu insanı her gün ekmeğinin peşine düşer; kendini ve ailesini geçindirmek amacıyla ekmeğini taştan çıkarmaya uğraşır.

Birinci önceliği ekmek derdidir. Çok iyi bilir ki ekmek parası çıkarsa sorumluluk alanında bulunan diğer yükümlülükleri yerine getirecektir.

Bu yükümlülükler arasında çocuklarının giyim- kuşam, okul masraflarını sayabiliriz. Evin temel ihtiyaçları olan elektrik, ısınma gibi giderler ekmek parası kazananın sırtına biner.

Bu yüzden insanımız ekmeğine göz dikenlere karşı “ekmeğimle oynama” diyerek tepki verir. Başkalarının ekmeğinde gözü olanlar halk nezdinde ayıplanır. Çünkü toplumumuzda ekmek kazanmak için dökülen alın terini en az ekmeğin kendisi kadar kutsal gören gelenek ve inanç hakimdir.

Ekmek parası aynı zamanda helal kazançtır. Ekmek kadar temiz, ekmek kadar yüceliklidir.

Ülkemizde kendini bu uğurda adayan, fedakarlık üzerine fedakarlık yapan nice erkek-kadın ekmeğinin ve emeğinin savaşçısı insan var.

Kimi esnaf, kimi işçi, kimi semt pazarında tezgahtar, kimi sanayide zanaatkar.

Kimi çiftçi, kimi balıkçı, kimi kasap, kimi kebapçı..

Ülkemizi yönetenlerin hayatı katlanılmayacak kadar pahalı hale getirip, ekmeğimizle oynadıkları yetmezmiş gibi üstüne muhtelif dönemlerde ekmek derdinde olanları terörist ilan ettiklerinde, aklıma hep ekmek ve emek savaşçıları gelir.

Üç yıl önce soğan-patates üreticileri terörist ilan edilmişti.
Geçen hafta Sayın Bahçeli ”Kebabçı”ları adeta şişten geçirip bölücü terörist ilan etti.

Ben sayın Bahçeli’nin kebapçıların alayını hangi sebepten dolayı terörist ilan ettiğini anlayamadım. Kimse bu büyük ilana açıklık getirmedi, izah edilmedi.

İzahı olmayan mevzuların mizahı da olacak kuşkusuz.

Mizah deyince aklımın bir köşesinde soru çengelleri takılıyor: eğer ilan ettiğiniz teröristler gerçek ise, devleti yönetenlerin birinci ödevi önleyici tedbir almak değil midir? Kudret ve güç elinizde. Neden bu saydığınız sektörleri terör faaliyetine girişmeden yakalayıp mahkemeye sevk etmediniz?

Garip olan terörist ilan ettiğiniz soğan-patates üreticileri faaliyetlerini yüzyıllardır sürdürüyorlar. Ve size varana kadar ne Osmanlı, ne de Cumhuriyet kadroları bunları terör zanlısı olarak gör(e) medi.

Kebapçılar, henüz siz doğmadan eti tezgahta zırhla doğrayıp mangalda pişiriyorlardı. Soğan soyup gözyaşı döküyorlardı. Siz-biz hepimiz terörist ilan ettiğiniz kebapçıların salonlarına gitmek için can atıyorduk.

Bu durumda siz-biz-hepimiz terörist ilan edilen kebapçılara yardım ve yataklık yapmış sayılmıyor muyuz?

Bu sektörün içinde yer alanlar arasında, kendilerini terörist ilan edenlerin partilerine oy verip gönül bağlayanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Şimdi bunlar terörist ilan edildiğine göre, partileri, teröristlerce desteklenenler kategorisine girmez mi?

Yarın öbür gün hangi sektörü ilan tahtanıza terörist niyetine yerleştireceksiniz?

Bu kadar mizah yeter.

Devleti yönetmek ciddiyet gerektirir. Devleti yönetenler düzeyli ve tutarlı olmak zorundalar. Üzülerek belirtmek gerekir ki; ciddiyet kantarının topuzu kaçtı. Tutar ve düzeyin dikişleri attı.

Söylenen her söze yazılan her cümleye gerçeklik kazandırmak gerekir. Aksi takdirde sözün, cümlenin kıymet-i harbiyesi olmaz. Ciddiyet, isabet menzilinin atardamarıdır. Bu damarın yırtılması, telafi edilemez hasara yol açar.

Ekmek derdinde olan ülkemiz insanının canı yanıp ciğeri dağlanırken, siyasilerin anlamsızca kurdukları cümleler acıların artmasına sebebiyet veriyor.

Sözlerinin yanında tatbik ettikleri uygulamalar da ahlak ve etik değerleri ayaklar altına alıyor. Anadolu’nun saf temiz vatandaşı her gün sabahtan akşama kadar ekmek peşinde koşarken, yandaşlar parmaklarını oynatmadan üç-beş ballı maaşı ceplerine indiriyor. Gariban vatandaş otobüse binmekte güçlük çekerken, yandaşlar makam şoförü tahsisli son model araçlarla fink atıyor.

Bu anlayışsızlık, adalet ve eşitlik taraftarlarının ahlakı olamaz. Eşitsizlik bayrağını ellerinde dolaştıranlarla, haksızlıklara prim veren insanların cirit attığı bir ülkenin sağlıklı bir ruh halinde olduğu söylenemez.

Ekmeğini taştan çıkaranlara öfke duyulmasını bırakın bir tarafa. Onların akıttığı terlere, mübarek nasırlı ellerine şükran ve hürmet duyulduğu memleketlerde kalkınma olur. Huzur gelir.

Ekmeğini bölüşerek yaşayan Anadolu insanı, ekmeğiyle oynayanları affetmeyecektir.

Sandık kurulunca ekmek ve emek hırsızlarını ekmek çarpmış hale düşürecektir.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ