Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,35 / Satış: 6,38

Ekonomimiz Ne Âlemde?

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 07.10.2019
  • 417 kez okundu

Sokağı, caddeyi, çarşıyı gözlemleyin.

Komşunuzla, arkadaşınızla meslektaşınızla sohbet edin. Konuşulan ana mevzu Türkiye’nin içinde bulunduğu can yakıcı gelişmeler oluyor. Bir dokununca bin ah işitiliyor.

İşler kesat, siftah yüzü görmeyen esnaf nafakasını çıkaramıyor. İşveren kendi çapında dertli; çalışanlarının maaşlarını ödemekte zorlanıyor. Sigorta ve vergi tahakkuklarının ağırlığı altında inliyor. Elektrik, doğalgaz faturaları tahammül sınırlarını aşıyor. Çarşıda satılık işyeri ilanları ile dolu. Sanayi bölgelerinde fabrikalar bir bir şalterleri indiriyor. Durum vahim, altından kalkılamıyor.

Çiftçi keza kan ağlıyor. Aylarca sabırla sebatla işlediği toprağın maliyetinin altında eziliyor, zarar üstüne zarar ediyor.

Vatandaş yorgun. Vatandaş bezgin. Vatandaş kaygılı.. Vatandaşı bin bir dert sarmalamış, kurtulamıyor.
Hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı ve işsizlik vatandaşı her geçen gün daha da fazla yoruyor.

Siyasetin yarattığı hataların, işlediği günahların bedelini vatandaş çekmek zorunda bırakılıyor.
Vatandaşın derdine derman olacak bir ekonomi programı, bir iktisadi rasyonel atılım gerçekleştirilemiyor.

Memur, emekli veya maaşa talim eden her kesim, enflasyon canavarının zulmüne maruz bırakılıyor.

Kısaca, namusuyla evinin rızkını temin etmekten başka maksadı olmayan vatandaşın feryadı yürek yakacak boyutlara ulaştı.

Ama gel gelelim Türkiye ekonomisini yöneten kurula.. Onlar galiba başka ülkede yaşıyor. Veya ellerinde bizim aklımızın almadığı sihirli formüller var. Ha bire her fırsatta çift haneli zam üstüne zam yapmalarına karşın, Eylül ayında enflasyonu tek haneli rakama indirme başarısını gösterdiler.(!).

Bravo doğrusu(!) Dünyada matematik formüllerini değiştirebilen birileri çıkmış oldu.(!) Nobel ekonomi ödülüne aday
Gösterilmezse yazık olur(!)

Şimdi sıradan bir vatandaş sıfatıyla aklımın mantıklı bir sonuç çıkaramadığı birkaç hususu sorma ihtiyacı duyuyorum.

İstatistik kurumu tarafından açıklanan tek haneli enflasyon rakamını nasıl bulduklarını bilmek isterim. Acaba diyorum; bu arkadaşlar çalıştıkları kurumda modern koşullar yerine yüz yıl önceki mekanik düzenle mi çalışıyorlar? Söz gelimi; evlerinde, çalışma yerlerinde elektrik yakmıyorlar mı? Arabalarına akaryakıt koymuyorlar mı? Toplu taşıt kullanmıyorlar mı? Çarşıdan, pazardan, marketten alış veriş yapmadan mı geçimlerini sürdürüyorlar?

Hiç mi okula gönderdikleri çocukları veya evlenme çağında gençleri yok?

Enflasyon bir taraftan düşecek ama öbür yandan hayat pahalılığı son surat devam edecek. Var mı dünyada böyle bir fenomen?

Ekonomi yönetimin bu açıklamaları olsa olsa masal konusu olur.
Bu masallara kim inanır? Mesela, ben ve benim esnaf ahbaplarım, işveren dostlarım, komşularım hiç kimse inandırıcı bulmuyor.

Eğer ciddi olduklarını iddia ediyorlarsa, bugünden tezi yok; ekonomi yönetiminden birilerinin veya bizzat sorumlu yetkili ve Başkanının el yakan hayat pahalılığı yaşanırken enflasyonun nasıl düştüğünü süslü laflarla değil, her Vatandaşın anlayabileceği şekilde anlatması icap eder.

Süslü laflarla kâğıt üzerinde enflasyon istenilen seviyeye çekilebilir. Ama vatandaşın geçimi süslü laflarla sağlanmıyor. Cebine giren ve çıkanlarla sağlanıyor. Vatandaşın cebine yüzde dört-beş gibi gülünç ücreti lütuf gibi sunarken, hayatın zorunlu idame kalemlerine yüzde altmış-yetmiş gibi zamları bindirmenin bir tek tanımı varsa; o da ekonomik zulümdür.

Gelir ile gider arasındaki makasın bu kadar açık olmasının sebebi kuşkusuz hükümetin majör hatalarıdır. Katma değeri yüksek yatırım yerine ranta dayalı modelin yarattığı telafisi çok zor bedeller ödetiyor.

Bunlar yetmezmiş gibi boşatılmış kasayı, yeni model cezalarla vatandaşın doldurması isteniyor.

Vatandaş bu ortamda canından bezmiş durumda.

Bu bezginlik vatandaş gözüyle tüm yalınlığıyla görülürken; pay, paydaş, denge, mekanizma gibi kozmetik kavramların vatandaşın hanesinde bir dirhemlik bile anlamı yoktur.

Vatandaş, Türkiye’de hanesine ekmek getirme derdinde.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ