Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 7,31 / Satış: 7,34
€ EURO → Alış: 8,78 / Satış: 8,81

“Enseyi karartmayalım bunun da üstesinden geleceğiz…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 22.02.2021
  • 524 kez okundu

Zor günlerden geçiyor ülke. Bunu her zaman söylüyoruz ama yine insan olmanın verdiği o temel içgüdüyle; “Yarın daha mı güzel olacak?” umuduyla yarını dünden beklemeye devam ediyoruz.

Moral bozucu haberler var tabi ki. İktidarın sorumsuzluğu ve yanlış kararları. Ya da her şeyin paraya, ranta ve çıkara bağlandığı bir ülke düzeni.

Bakın 2020 yılında devletin salgın nedeniyle kendi yurttaşının cebine beş kuruş para koymaktan bile kaçınmasından sonra yandaş şirketlere yaptığı büyük kıyak.

Kalyon, Cengiz, Limak ve Mapa’nın ortak olduğu İGA’nın işlettiği İstanbul Havalimanı var. Bu havaalanının anlaşmaya göre elde edilen gelirine yönelik her yıl devlete ödemesi gereken belirli bir kira var. Bu çerçevede İGA’nın DHMİ’ye ödemesi gereken yıllık kira bedeli 1 milyar 45 milyon Euro. Yani yıllık 10 milyar Euro’ya yakın gelir kaydedilen bir işletmeden devlete ödenecek kira bu.

Ayrıca firmalar hem gelen yolcunun azalması durumunda hem de servis kullanan yolcuların azalması halinde hazineden bu eksiklikleri karşılayacağını da garanti etmiş.

Örneğin; DHMİ’nin İGA’ya verdiği yıllık yolcu servis ücreti garantisi ise 2020 yılı için 333,8 milyon Euro. Buradan da firmaya 100 milyon Euro’nun üzerinde hazine ödemesi yapılacak.

En canımızı acıtan olay ne biliyor musunuz; devlet “salgın var” diyerek fakirin, yoksulun, kimsesizin hazine payı olan 1 milyar 45 milyon Euro’yu ertelemiş. Yani 2020 yılı için kira alınmayacak.

Yani 8 milyar 400 milyon lirayı bulan (Hükümetin salgın boyunca vatandaşlarına verdiği toplam desteğin 6 milyar lira olduğunu unutmayın) bir para bu yandaş şirketlere aktarılmış olacak.

Ancak bir işin ortağı olursanız böyle bir karar alabilirsiniz.

Bakın sadece Antakya’da Organize Sanayi Bölgesi’nde 3 firma kapandı, 4 firma kapasite düşürdü, 2 firma iflas etti, 3 firma icralık oldu, 315 işçi işini kaybetti.

31 Aralık 2020 tarihi itibariyle, Türkiye genelinde, haklarında konkordato kapsamında mühlet kararı verilmiş toplam 2 bin 52 şirket bulunuyor. Son 3 yılda iflas başlatma tescili yapılmış olan anonim şirket, limitet şirket, kolektif şirket ve komandit şirket sayısı bin 213’e çıktı. Bu iflaslar, konkordatolar, ülkemize daha fazla işsizlik ve daha fazla yoksulluk olarak dönüyor.

Peki Türkiye’deki Hatay’daki sanayicinin, üreticinin, esnafın ve tüm işletmelerin böyle bir desteğe ve ayrıcalığa ihtiyacı yok mu?

Sadece bu 5 şirket mi bu ülkenin öz evladı?

Kimlerin bu şirketlerde ne kadar hissesi ve ne gibi ortaklıkları var?

Yazık ki ne yazık…!…hala bunu bile bile var olan hükümeti desteklemeye devam edenlere daha çok yazık…

Tek sevindirici ve gülümseten haberse ATSO’dan geldi.

ATSO Başkanı Hikmet Çinçin’in verdiği bilgilere göre, coğrafi işaretleme yolculuğunda bugüne kadar ATSO’nun imzasını attığı tescil bilgileri şöyle:

-27.12.2007’de Künefe tescili,
-26.02.2018’de Antakya Sürkü’nün (Çökeleği) tescili,
-12.06.2018’de Antakya Küflü Sürkü’nün (Çökeleği) tescili,
-24.08.2020’de Antakya Kağıt Kebabı’nın tescili
-10.09.2020’de Antakya Tuzlu Yoğurdu tescili,
-23.11.2020 de Samandağ Ney-i’nin tescili,
-15 Şubat 2021’de Antakya Carra Peyniri tescili…

Ne güzel…!

Antakya’nın özüne ve güzelliğine yakın bir tescilleme hikayesi. ATSO başkanı Hikmet Çinçin’e ve arkadaşlarına bir teşekkür borçluyuz.

Çökeleksiz., cara peynirsiz, tuzlu yoğurtsuz yapamayan benim güzel memleketimin de tescili ancak böyle olurdu…

Enseyi karartmadan önümüze bakalım, aydınlık günler çok yakın inanın bana…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ