Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,73 / Satış: 6,76
€ EURO → Alış: 7,32 / Satış: 7,35

Gerçek BEN’den, mutsuzuz… O yüzden sanal BEN’deyiz…

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 17.02.2020
  • 288 kez okundu

“Bizi güçlü yapan
yediklerimiz değil,
hazmettiklerimizdir…

Bizi zengin yapan
kazandıklarımız değil,
muhafaza ettiklerimizdir…

Bizi bilgili yapan
okuduklarımız değil,
kafamıza yerleştirdiklerimizdir…”

demiş İngiliz Filozof Francis Bacon…

Ama bizler TAM TERSİ yönde koşup duruyoruz nedense… Yeni yeni yaşamlar inşa ettiğimiz sosyal medya hesaplarımız buna dair değil mi ? Bize ait hesaplarda, BİZ olmayan bir yaşam formu yaratıyoruz ister istemez, sessiz sedasız, ki bunu bile isteye mi yapıyoruz, emin değilim ! Ama o hesaplarda hep DAHA güzeliz, DAHA akıllıyız, DAHA yakışıklıyız, DAHA bilgiliyiz, DAHA zenginiz, DAHA çok geziyor ve DAHA çok eğleniyoruz…

GERÇEK hayatlarımızda olmayan DAHA neler var neler !

Biraz düşünün…

Ben NE yaptım, diye !
Ben, nasıl bir BEN yarattım, diye !

Ardından DAHA’larınızı sayın, aralarında birkaç adım atın, yanlarında durun, göz göze gelin, onlardan kendinizi dinleyin, hatta kendinizi onlara fısıldayın ve karşılıklı o BEN’leri karşılaştırın…

Şimdi şunu sorun kendinize…

Hangisi BEN’im ?
Hangisi gerçek BEN’im ?
Zaten olan mı, yarattığım mı ?

Haklısınız…

Birçoğumuz aynıyız…

Gerçek BEN’den, mutsuzuz…
O yüzden de sanal BEN’deyiz…

Bu durum için konuşan birine denk geldim geçenlerde ve şu kelimelerde durdum…


Çok detaylandırmadan, kısa yoldan ilerleyelim mi ? Mutsuzuz ! Özetimiz bu ! Kendimizden kaçıyoruz ! Çünkü diğerlerini izliyoruz… Diğer yaşamları… Ulaşamadıklarımıza… Dokunamadıklarımıza… Sadece düşlediklerimize… Ardından kafamızda tek bir soru beliriyor… ‘Madem ulaşamıyorum, yaratırım…’ Ardından klavye başına geçiyor ve hayatımızın senaryosu için tüm cephanemizi kullanıyoruz… Yeniden kurguladığımız KENDİMİZ adına öylesine büyük bir açlıkla yazıp çiziyor, ardından da resimliyoruz ki, finalde ortaya çıkan çerçeve içindeki özne olmaktan müthiş bir keyif alıyoruz… İŞTE BEN, diyoruz… Ortaya çıkan mı ? DAHA güzel, DAHA akıllı, DAHA popüler, gezen, eğlenen, sosyalleşen, para harcayan, statü sahibi biri !

Bu şekilde MUTLU oluyoruz !
Ya da MUTLU olduğumuzu sanıyoruz !

Oysaki Montesquieu öyle güzel bir şey söylemiş ki…

“Yalnızca MUTLU olmak istenilirse, bu kolaydır… Ama biz, öteki insanlardan DAHA MUTLU olmak istiyoruz, ki bu çok zordur… Çünkü biz, başkalarını olduklarından daha mutlu sanıyoruz…”

Ama yaşanana en güzel tespit, Khaled Hosseini’den, ki bu noktada bu kadar kalabalık olma sebebimiz de bundan… Demem o ki, o KURGULANMIŞ yeni BEN’e ihtiyaç duyanlar şunu diyor aslında…

“Belki de tükenmişimdir… Bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur… Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır… Hep ben yorulmak istemiyorumdur… Yeniden inanmaya ihtiyacım vardır… Beni, bana geri vermek istiyorumdur…”

Cevabınızı siz verin…
Siz, hangisinde duruyorsunuz ?

Evet…

Tablo biraz gri gibi…

Peki, bir cevabımız var mı?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ