Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,79 / Satış: 5,82
€ EURO → Alış: 6,42 / Satış: 6,45

Göç’ün İçinde Saklananlar!

Göç’ün İçinde Saklananlar!
  • 12.11.2019
  • 320 kez okundu

Türkiye Ekonomik Araştırmaları Vakfı’ndan (TEPAV) güvenlik analisti Dr. Nihat Ali Özcan: “Asıl tehlike, örgüt mensuplarının, kültürel birliktelik nedeniyle; dil, kültür ya da davranış kalıpları olarak kendilerini kolaylıkla gizleyebilecekleri göçmen hareketlerinin içinde var olmalarından da kaynaklanıyor”

Hatay ve diğer sınır kentleri üzerinden Türkiye’ye yasadışı yollarla giren ve ardından yakalanan İŞİD terör örgütü mensubu bin 149 kişiden 737’si yabancı uyruklu. Konuya ilişkin konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, tutuklu yabancı teröristlerin ülkelerine gönderileceğini söylerken, “konu” da “tartışma” da, bölgede kendisine kaçış rotası çizme telaşındaki terör örgütünün, bunu hangi adresler üzerinden yapacağı!
-KONTROL-
Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin kontrolü altındaki alanlarda ve aynı zamanda kuzeyde, Türkiye’nin kontrolü dışındaki bölgelerde çok sayıda IŞİD’li tutuklunun olduğu cezaevleri var. Cezaevleri yanı sıra, Suriye’nin kuzeyinde; IŞİD militanlarının yakınları, muhtemel sempatizanları ya da radikalleşmeye eğilimli kişilerin tutulduğu ve IŞİD’in yeni militanlar devşirmesine imkan sunan kamplar da bulunuyor. Bölgedeki tutuklu IŞİD’lilerin sayısına ilişkin resmi bir rakam yok. Ancak Savaş Çalışmaları Enstitüsü’nün 4 Ekim’de yayınladığı rapora göre, Suriye’nin kuzeyinde yaklaşık 9 bin IŞİD şüphelisi, kamplarda da, IŞİD militanlarının yaklaşık 63 bin aile ferdi bulunuyor.
-TEHDİT Mİ?-
DW’den Hülya Schenk’e konuşan Güvenlik ve Terör Uzmanı Doç. Dr. Serhat Erkmen’e göre, Suriye’de tutuklu bulunan IŞİD’liler Türkiye için iki-üç kategoride tehdit oluşturuyor. Birinci kategoride; IŞİD’in temelde faaliyet gösterdiği Suriye ve Irak dışında, dünyada en çok saldırı düzenlediği ülkenin Türkiye olduğunu, ikinci kategoride ise, Türkiye içinden ve dışından bu örgüte katılanların Türkiye için tehlike yarattığını söyleyen Erkmen, “Çünkü onlar da bir şekilde kaçak yollardan Türkiye’ye girdiğinde, örgütün Türkiye’de eğer gizli hücreleri varsa, onlarla bir şekilde iletişime geçip terör saldırıları organize edebiliyorlar veya onlara katılabiliyorlar. Nitekim Türkiye’de saldırı düzenleyen IŞİD militanlarının bir kısmı da yabancıydı” diyor.
-KAMPLAR-
Türkiye’nin, Barış Pınarı Operasyonu ile oluşturmak istediği ve Hatay’dan Kilis’e uzanan hatta kalabalıklaşan Suriyeli mültecileri yerleştirmeyi planladığı 30 kilometre derinlikteki alanda, Avrupa’dan gelen yabancı savaşçıların tutulduğu kamplar da yer alıyor. Reuters Haber Ajansı’nın 11 Ekim 2019 tarihli haberine göre, Ankara, bu kamplarda 1000’den fazla yabancı cihatçı bulunduğunu tahmin ediyor. Ajans’a konuşan güvenlik yetkilileri, bu IŞİD’li tutuklular arasında; Fransa, Almanya, Belçika ve ABD’den gelen yabancı savaşçılar bulunduğunu ve sayılarının 1200 ila 1500 olduğunu aktarıyor. ABD’li kaynaklara göre ise, Suriye’nin kuzeydoğusunda 11 bin IŞİD’linin tutulduğu 30 kamp var ve bu IŞİD’lilerden 2 bini, yabancı savaşçı.
-GÜZERGAH!-
Suriye’ye yabancı savaşçı geçişlerinin en yoğun olduğu 2013-2014 yıllarında ana güzergâh, Türkiye’ydi. IŞİD’le mücadele koalisyonunun o dönemde örgüte karşı başlattığı bombardımanın artmasıyla, bu savaşçıların büyük bir kısmının 2015’te geri döndüğüne işaret eden Araştırmacı Gazeteci Doğu Eroğlu, o dönemde sınır bölgesindeki güvenlik önlemlerinin bugünkü gibi yoğun olmadığını anlatıyor. “Türkiye’de Radikalleşme, Örgütlenme, Lojistik; IŞİD Ağları” adlı kitabın yazarı Eroğlu, yabancı savaşçıların o dönemde kullandığı kaçak yolların güvenlik önlemleriyle kapandığını, ancak IŞİD’lilerin, şimdilerde yeni güzergâhlar kullandığına dikkat çekiyor:
“Geçenlerde El Hol kampından kaçmayı başaran iki Hollandalı kadın ortaya çıktı. Kaçakçılık yolları zorlaşmış olsa da, hâlâ açık.”
-UYUYAN HÜCRE!-
Hatay, Kilis, Gaziantep, Şırnak-Cizre, Mardin-Nusaybin ve Şanlıurfa! Suriye’de sıkışan terör örgütü mensuplarının, ülkeden kaçış için kullanabilecekleri sınır hattı üzerinde olan iller. Soru ise oldukça net! Bu illerde, bu kaçışları organize edecek ya da içeride bu kaçışlara destek olabilecek ‘uyuyan hücreler’ var mı?
SEMPATİZAN!-
IŞİD, Arap ülkeleri kadar olmasa da, kültürel ve sosyolojik faktörler nedeniyle, Suriye’deki iç savaşın başlamasından bu yana Türkiye’de de kendine taban buldu. Türkiye’de, Emniyet İstihbarat Dairesi’nin 2016 tarihli raporuna göre, IŞİD ideolojisinin taban bulduğu Selefilerin sayısı “artış” gösterdi. Raporda, 2016 yılına dek Selefilerin Türkiye’deki tabanının 10 ila 20 bini bulduğu, hatta Tunus, Suudi Arabistan ve Ürdün’deki seviyeye çıktığı uyarısı yapılıyor.
IŞİD’in öldürülen lideri Ebubekir El Bağdadi’nin Nisan 2019 tarihli bir video kaydında üzerinde “Türkiye Vilayeti“ tanımının bulunduğu dosyaya dikkat çeken Serhat Erkmen, “Örgüt, şimdiye kadar Türkiye vilayeti diye bir yapılanma ilan etmedi. Ancak o dönemde örgütün o dosyayı görüntüleyerek servis etmesi, örgütün Türkiye”ye yönelik hedeflerini, amaçlarını açık etmesi anlamında önemliydi. O tarihten itibaren tehdit katlanarak artıyor” değerlendirmesini yapıyor.
Asıl soru… Peki, Türkiye’de IŞİD’in uyuyan hücreleri var mı? Serhat Erkmen, “Mutlaka vardır, ki zaman zaman bu örgütün üst düzey ya da orta düzey elemanlarının Türkiye’nin ‘sahte’ vilayetlerinde yakalandığını görüyoruz. Bunlar arasında Irak ve Suriye vatandaşları olduğu gibi, Türkiye ve diğer ülkelerin vatandaşları da var. Bu yapılanmaya yönelik bu kadar yoğun operasyonların olması, Türkiye içinde de örgütün birtakım uyuyan hücrelerinin olduğunu gösteriyor bize” diyor.
-GÖÇ İÇİNDE!-
Suriye’den Türkiye’ye, IŞİD militanlarının son dönemlerde sızmış olabileceğini de söyleyen Özcan, “Dünyada hiçbir sınır güvenli değil” diyor, ancak ekliyor:
“İşin kötü tarafı, bu tehlike, örgüt mensuplarının kültürel birliktelik nedeniyle dil, kültür ya da davranış kalıpları olarak kendilerini kolaylıkla gizleyebilecekleri göçmen hareketlerinin içinde var olmalarından da kaynaklanıyor.”
IŞİD ideolojisi ile mücadelede Avrupa ülkelerinde uygulanan deradikalizasyon programları ise Türkiye’de pek yaygın değil. Geri Dönüş Programı uygulanmamasının Türkiye için büyük bir sorun olduğunu söyleyen Eroğlu, bu kişilerin radikalleşmesini önleyecek tedbirlerin alınması gerektiğine de dikkat çekiyor.
-HATAY’DA MI?-
Eldeki söylenenler bir tarafa, paylaşılan son bilgi de, bölgenin ve Hatay’ın içinde olduğu hassasiyeti netleştiriyor. Tam da bu noktada bir bilgilendirme yapan yapan Alman haber ajansı DPA, IŞİD lideri Bağdadi’nin eşinin 2018 senesinde Türkiye tarafından yakalanmasıyla ilgili ayrıntıları paylaştı.
Bir Türk yetkiliye dayandırılan haberde, Bağdadi’nin ilk eşi Esma Feysi Muhammed el Kubeysi’nin, 2 Haziran 2018’de, beraberindeki on IŞİD zanlısı ile birlikte Hatay’da yakalandığı kaydedildi. Grubun içinde bir erkek, dört kadın ve altı çocuğun bulunduğu, Esma’nın kimliğinin kısa süre içinde tespit edildiği ve Bağdadi’nin yönetim çevresiyle ilgili pek çok bilgi verdiği belirtiliyor. Yakalananlar arasında Bağdadi’nin kızının da bulunduğu, kızının kimliğinin ise gen testiyle teyit edildiği kaydedil-di. Bağdadi’ye ait DNA’nın Irak’tan temin edildiği, Bağdadi’nin kızının ismini Leyla Cebir olarak bildirdiği belirtildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, Bağda-di’nin öldürülmesi konusunun ABD tarafından iletişim kampanyasına dönüştürüldüğünü belirterek, “Biz de hanımını yakaladık, ama bakın biz bir yaygara yapmadık. Bakın ilk defa şimdi bugün açıklıyorum” demişti. Erdoğan, daha önce Bağdadi’nin kız kardeşi ve enişte-sinin de Suriye’de yakalandığını hatırlatarak, “çalışmaların en güçlü şekilde sürdürüldüğünü ve sürdürülmeye devam edeceğini” kaydetmişti. Erdoğan, Bağdadi’nin eşinin ne zaman ve nerede yakalandığı ile ilgili ayrıntı vermemişti. -Tamer Yazar-

Etiketler: / / / / / / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ