Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,81 / Satış: 6,84
€ EURO → Alış: 7,57 / Satış: 7,60

Hak Mücadelesini SELAMLIYORUZ

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 19.05.2020
  • 159 kez okundu

#EvdeKal , twitter üzerinde en fazla kullanılan etiketlerden biri oldu… Aslında sadece #EvdeKal da değildi kullanılan… #EvdeKalTürkiye ve #GüvendeKal da vardı aralarında…

Siz, hangisisiniz ?

Evde kalanlardan mı ?
Yoksa işini kaybedenlerden mi ?
Belki de, evde kalsa da, maaşını alabilenlerden !

Peki ya, seçme şansı olmayanlar…

Bulaşıcı hastalık kaynaklı ölümlere rağmen, işe kaldığı yerden devam etmesi istenenler… Salgında, sahada çalışmaya devam etmek durumunda kalışlarını protesto edenler… Yaşamak ve yaşatmak için örgütlenen ve bu amaçla eylemler düzenleyenler… Salgın kapsamında alınması gereken tedbirlerin alınmamış olduğunu ve hayatlarının tehlikeye atıldığını söyleyerek, “çalışmaktan kaçınma hakkını” kullananlar… Sokağa çıkma yasağının olduğu günlerden biri olan 1 Mayıs’ta ve öncesinde, işyerlerinde yapılan kutlamalarda, “Çalışırken Ölmek İstemiyoruz” talebiyle yan yana gelenler… Kişisel koruyucu ekipman temin edilmeden, birbirine yakın biçimde çalıştırılanlar… Yemekhanelerde, işçi servislerinde ve toplu taşımayla işe gidiş gelişlerinde, sosyal mesafe kuralı dikkate alınmayanlar…

Onlar ne olacak ?

Onlar, dertlerini kime anlatacak ?

Tabi…

Ankara da haklı !

Üretim durmamalı !

Peki, bu… HER ŞEYE RAĞMEN mi ?

Bunu soruyorum…

Çünkü…

Mayıs tarihli SGK ‘özel’ genelgesiyle, işçilerin, Covid-19’a yakalanmasının “iş kazası ve meslek hastalığı” kapsamında değerlendirilmeyeceğine karar verilmiş… Böylelikle, işçilerin, salgın günlerindeki “hukuki hak arama” yollarına da ağır bir darbe indirilmiş…

Haklısınız…

Sanırım, EVET…

HER ŞEYE RAĞMEN, üretim durmamalı !

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi ‘Covid-19 Salgını Döneminde İşçi Sağlığı ve Güvenliği İkinci Raporu’na göre; Salgının ilk iki ayında Covid-19 sebebiyle hayatını kaybeden işçilerin 78’i (yüzde 60) İstanbul, 9’u Kocaeli, 7’si İzmir, 5’i Bursa, 3’ü Ankara, 3’ü Gaziantep ve 23’ü de DİĞER illerde çalışıyormuş…

DİĞER illerden biri de Hatay !

Sıkça yazıyoruz, Hatay’ı, Antakya’sını…
Defne’sini, Samandağ’ını…

En çok da… Resmi kurumsal kimlikli çalışmalar içinde, MASKESİZ, sosyal MESAFESİZ çalıştırılanları… Çalışma şartlarının, Ankara’nın bas bas bağırdığı bir ortamda, salgına teslim hallerini… Bu şartlarda çalışmaya mecbur bırakılanları… Ve bu mecburiyetin kurbanı yapılanları…

Haklısınız…
Sıkıcı bir tablo…

O zaman…

Eldeki tablonun SIKILAN insanları için kaleme alınmış dizeler gelsin şimdi… Aslında, içine atıldığımız labirentin dar koridorlarında geçen ömrümüzün MUTLU finali gelsin ve desin ki…


Haydi gidelim… Havanın, suyun, insanın kirlenmediği yerlere gidelim… Varsın, elmadan kurt çıksın… Tezek koksun dört bir yan… Doğallığın, samimiyetin har olduğu yerlere gidelim… Soğan ekmeğe razıyım… Sofraların açık, gönüllerin yâr olduğu yerlere gidelim… Haydi gidelim… Ilık ılık akan derelere, yaylaların çimenine, kuzuların sesine gidelim… Varsın, çamur olsun eteklerimiz… Topraktan geldik, toprağa gidelim…

Bu kadar BETON’a gömülmüşken…
Ve bunu da modernleşme adına yapıyorken hele ki…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ