Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,74 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,38 / Satış: 6,40

Hatay’dan İstanbul’a…

Hatay’dan İstanbul’a…
  • 03.04.2019
  • 767 kez okundu

Hatay’dan İstanbul’a…

Hatay’da doğup büyüyen, daha sonra üniversiteyi kazanarak İstanbul’a gelen… İstanbul’da okurken de, aslında mühendis olmayı istemediğini fark eden ve hayatı sorgulamaya başlayan Gezgin Emre Durmuş, gerçekleştirdiği dünya seyahati çerçevesinde bugüne kadar gezdiği ülkeler arasında Japonya’yı ayrı bir kefeye koyuyor.

Sırbistan, Bosna Hersek, Karadağ, Arnavutluk, Makedonya, Gürcistan, Rusya, Fas, İspanya, Fransa, Hollanda, Danimarka, İsveç, Norveç, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, İran, Sri Lanka, Hindistan, Endonezya, Singapur, Malezya, Tayland, Kamboçya, Hong Kong, Japonya, Güney Kore ve çok daha fazlası…
Geride bıraktığı binlerce kilometrelik mesafeyi anlatırken şu kelimelerle başlıyor, Hataylı Gezgin Emre Durmuş…
“Merhaba, ben Emre… Sırt çantamla beraber 2015 yılından beri dünyayı geziyorum. Şimdiye kadar 40’dan fazla ülkede ve yüzlerce farklı destinasyonda bulundum. Minimalist yaşam anlayışında dünya turu ile başlayan maceram, artık dünyanın bir yerlerinde yaşamaya evrildi. Sürdürülebilir bir yaşam kurmaya karar vermemle beraber, sorduğum cevapların birçoğunu yolda buldum. Bugün yaptığım işten keyif alıyorum, öğreniyorum, deneyimliyorum. Benim gibi hayatını sorgulayan ve değiştirmek isteyen binlerce insana, dünyanın farklı yerlerinden bin bir türlü yaşam modeli sunuyorum.”
Seyahatleri sırasında yaşadıklarını sosyal medya hesapları üzerinden takipçileriyle paylaşmaya devam eden Emre Durmuş için her şey, Hatay’dan İstanbul’a uzanan eğitim hayatı ile başlamış. İstanbul’da bir üniversitede okuduğu mühendislik bölümünden ayrılan, ardından eşyalarını satan ve her şeyini geride bırakarak dünya turuna çıkan Durmuş’un buna dair paylaşımı ise şöyle:
“Hatay’da geçen lise yıllarımda, yakın bir arkadaşımla Türkiye’nin birçok şehrini otostopla gezdim. Daha sonra İstanbul’da Elektronik Elektronik Mühendisliği kazanmam ile beraber, taşradan şehre gelmiş bir gencin hikâyesi başladı. 3 yıllık İstanbul zaman diliminde, merak ettiğim tüm konulara burnumu soktum ve deneyimledim. Şehir yaşamından almam gereken her şeyi bu zaman diliminde aldım. Sonra ise sorgulama dönemlerim başladı, işte bu sorgulamaların sonucu olarak, bugün buradayım ve yapmak istediğim şeyi yapıyorum. Herkesin bir hayat hikâyesi vardır ve bu yolu, bireyin kendisinin çizdiğine inanırım. Ben de kendi hayat hikâyemi yazmak, kalıplaşmış yaşam tarzlarından dışarı çıkmak istedim.”
-1 MİLYON TAKİPÇİ-
Youtube’daki sayfasında 1 milyona yakın abonesi bulunan Durmuş, bir süre önce döndüğü Türkiye’de, merak edilen soruları yanıtladı.
Durmuş, Hatay’da doğup büyüdüğünü ve daha sonra üniversiteyi kazanarak İstanbul’a geldiğini söyledi. İstanbul’da okurken aslında mühendis olmayı istemediğini fark ettiğini ve hayatı sorgulamaya başladığını anlatan Durmuş, şöyle konuştu:
“Hayatın ve sistemin bize dayattığı bazı kalıplaşmış yaşamları sorguladım. Bu kalıplaşmış yaşamların dışına çıkmak istedim. Mesela bunlardan bir tanesi, ben mühendis olmamaya karar verdim. Mühendislik bana dayatılmış bir olaydı. 1 yıl içerisinde 365 gün çalışıp, size 2 hafta verdikleri ve bu süre içerisinde ailenizle, kendinizle zaman geçirebileceğiniz bir yaşam tarzıydı. Diyelim ki, benim 10 yıl sonra bir kızım olacak. Ben, hayatımın 6 ayını kızımla Norveç’te geçirmek istiyorum ya da Kolombiya’ya gidip İspanyolca eğitimi almak istiyorum. Japonya’ya gidip Japon kültürünü öğrenmek istiyorum. Yani hayatımın farklı dönemlerinde farklı şeyler yapmak istiyorum. Bunlar için bu sistem bana zaman vermiyor, bunları yapmama imkan vermiyor. O yüzden bu imkanı kendim yaratmam gerekiyor.
Birilerine hizmet ederek değil de, kendime hizmet ederek, kendimi geliştirerek bunu yapabileceğimi anladım ve böyle bir yola koyuldum. Kendime zaman ayırdım, kendimi eğittim, kendimi daha iyi eğitebileceğim bir yola çıkmak istedim. O da dünya turu oldu benim için. Sorgulamalarım sonucunda, dünya turunun bana iyi geleceğini, aradığım cevapları dünya turunda bulacağımı hissettim ve öyle yola çıktım.”
-ÖNCE TÜRKİYE-
Dünya turuna çıkmadan önce, otostopla Türkiye, Rusya ve Balkanlar’ı gezdiğini, bu şekilde yurt dışı tecrübesi edindiğini kaydeden Durmuş, sonrasında ise üniversiteden ayrıldığını, eşyalarını sattığını ve ailesini de geride bırakarak dünyayı gezmeye başladığını anlattı.
İlk olarak Fas’a gittiğini, sonra tren garlarında uyuyarak Avrupa’yı gezdiğini, buradan İran’a gidip otostopla ülkenin her yerini dolaştığını, kamerasını satarak oradan Sri Lanka ve Hindistan’a, sonra Güney Asya’yı ve Uzak Doğu’yu gezdiğine değinen Durmuş, bu yolculuğunun 465 gün sürdüğünü dile getirdi.
Türkiye’ye döndükten sonra başka yolculuklara başladığına işaret eden Durmuş, 22 yaşında başladığı yolculuğunu yaklaşık 5 yıldır sürdürdüğünü ve bu yolculuklarda içsel sorgulamalarını yaptığını da kaydetti. Bu süre içerisinde yaklaşık 55 ülke gezdiğini aktaran Durmuş, Norveç’teki Pulpit kayalıklarından Japonya’daki bir köye, Hindistan Varanasi’sinden Latin Amerika’daki Amazonlara kadar birçok yere seyahat ettiğini söyledi.
-MOTİVASYONUM-
Yolculuklarında yaşadığı olayları blogunda yazdığını ve yazılarının sadece seyahat edebilen kişilerin işine yaradığını anlatan Durmuş, daha sonra video paylaşım sitesi Youtube’a videolar çektiğini vurguladı. Videolarında, hayatında yurt dışına çıkmamış insanlara, dünyanın farklı yerlerinden ve insanlarından manzaralar sunduğunu kaydeden Durmuş, “Çünkü ben Anadolu’da doğdum, büyüdüm ve oradaki insanların yaşamlarının nasıl olduğunu biliyorum, hayallerinin nasıl olduğunu biliyorum. Birazcık onların hayallerini genişletmek, onların ufkunu açmak benim en büyük motivasyonum” dedi.
-GÜNEY AMERİKA-
Brezilya’ya gittiği dönemde, ülkenin tehlikeli olduğunu, gece dışarı çıktığında kovalandığını, Venezuela’da askerlerin kendisini gözaltına aldığını ve yaklaşık 6 saat sorguladığını kaydeden Durmuş, şunları kaydetti:
“Aynı zamanda paranın ve insanlığın değersiz olduğu ülkelerde, 3,5 dolara insan öldürebilecek yerlerde bulundum. Buralarda şans eseri hayatta kaldım diyebilirim. İyi niyetin beni koruduğuna inanıyorum. Fazla ülkeye seyahat ettikten sonra, artık nerede ve neyin tehlikeli olabileceğini anlayabiliyorsunuz. Mesela; Cape Town’a gidip de gece 01.00’den sonra arka sokaklara girmezsiniz. Bunu biliyor olmanız lazım zaten ya da sokakta biriyle tanıştığınız zaman size onun hangi amaçla yaklaştığını anlayabiliyor olmanız lazım. Dolayısıyla, korkularınızı bilgi dahilinde yenebiliyorsunuz. Tabii bu demek değildir ki, bunu biliyorsunuz diye başınıza kötü bir şey gelmeyecek. Ben, yolda 5 defa soyuldum. Dünyanın farklı yerlerinde ve farklı şekilde oldu hepsi, ama bu durum beni seyahat etmekten alıkoymadı.”
-MALİYET-
İnsanlar tarafından kendisine daha çok nasıl yolculuk yaptığı ve maddi imkanı nasıl sağladığının sorulduğunu da aktaran Durmuş, “Otostop çekerek gittiğim ülkelerde, çalışarak seyahat edebiliyordum. Yerel insanların evlerinde kalıyordum. Çok bir paraya gerek duymuyordum zaten. Fotoğrafçılık yaparak yolda para kazanıyordum, etkinliklerde çalışıyordum, parti fotoğrafçılığı yapıyordum, hostellerde ve restoranlarda çalışıyordum, hatta birçok ülkede broşür dağıttım. Bunlar benim için güzel işlerdi. Daha sonra Türkiye’de blog yazılarım ilgi çekmeye başlayınca, blog üzerinden para kazanmaya başladım. Etkileşim ne kadar artıyorsa, markalar da o kadar etkileniyor. Şu anda Youtube kanalımda zaten 1 milyona yakın insan beni takip ediyor. Dolayısıyla markalarla işbirliği yaparak seyahat ediyorum” şeklinde konuştu.
-DEĞİŞEN HAYATIM-
Geçmişe dönüp baktığında bugün hayatında birçok şeyin değiştiğini ifade eden Durmuş, “Bana dayatılan ve bana öğretilen birçok şeyin yanlış olduğunu fark ettim. Şu anki amacım da zaten bunları elimden geldiği kadar göstermek ve anlatmak. Bu gayeyle, motivasyonla içerik üretmeye devam ediyorum ve başka şeyler yapmaya devam edeceğim” dedi.
Kendi işinin patronu olduğunu, kendi finansal desteğini sağladığını, ne ailesine ne de bir başkasına muhtaç olmadığını belirten Durmuş, bunu yapabiliyor olmasının kendisini özgür kıldığını da vurguladı.
FAVORİM JAPONYA-
Gezdiği ülkeler arasında Japonya’nın ayrı bir yeri olduğunu da bir başka paylaşımında aktaran Hataylı Gezgin Emre Durmuş, ‘Neden Japonya?’ sorusunu ise şöyle cevapladı:
“Tartışmasız Japonya! 78 gün kaldım bu ülkede. Aslında ülkeden ziyade, ben Japonlara aşık oldum. Dünyanın en güzel, en kibar insanları o ülkede yaşıyor. Rahat ve huzurlu yaşam için ülkede her şey düşünülmüş. Dürüstlük ve işini iyi yapma konusunda üstlerine millet tanımam.”-Tamer Yazar-AA-

Etiketler: / / / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ