Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,73 / Satış: 5,75
€ EURO → Alış: 6,33 / Satış: 6,36

Hatay’ın Anavatana Katılım Sürecinden Kısa Kesit

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 23.07.2018
  • 512 kez okundu

Bugün 23 Temmuz. Hatay’ımızın sevinç ve coşkusunun 79.yıl dönümü.

Genç kuşak Hataylılar bugüne kadar genel düzeyde Hatay’ımızın Türkiye Cumhuriyeti’ne ilhak sürecini biliyorlar. İlhak öncesi yaşananlar ile sonrası yaşananlar başlı başına büyük cesaret, sıra dışı maharet ve eşsiz ince diplomasinin ürünü ve bütünüdür.

Anadolu’muzu işgal eden itilaf devletleri yaklaşık 5 yıl sonra Kurtuluş savaşının zaferle sonuçlanmasının ardından yurdumuzu terk ettiler.

Hatay’ın ise işgal altında kalış süresi 20 yılı aşkın sürdü.1919 yılında önce İngilizler ’in Hatay toprakları üzerinde postalları duyulurken, Fransızlarla yaptıkları anlaşma ile Hatay’ımızda Fransız askerlerinin üniformaları görülmeye başlanmıştı.

Hatay vilayeti ile ilgili birçok bilgiye teknolojik imkânlarla ulaşmak olanaklı. Bir tık ile arzu edilen bilgi ekrana gelir. İlgili olanlar öğrenir.

Benim bu coşkulu günde Hatay vilayetini anlatma hevesimin amacı, bilindik zannedilen öğretilerin daha ötesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Başta Ulu Önder Atatürk’ün sabır, bilim, strateji, diplomasi gibi dâhiyane girişimlerini kısaca belirtmek.

Hatay’ı bildiğimiz üzere Ata’mızın şahsi meselesi olarak görmüştü. Her halükarda o tarihlerde Türkiye Cumhuriyetinin 63. vilayeti yapmaya haklı arzusu vardı. Çok uzun yıllar kahramanca savaşmış yorgun bir millet ve henüz taze kurulmuş bir devleti yeniden askeri maceraya yönlendirmesi olmadan, akıl dolu meşru formüller geliştirdi.

Öncelikle Atatürk kendini bildiği kadar muhatapların koşullarını, imkân ve kabiliyetlerini çok isabetli tahliller yaparak tespit etmişti. Yaklaşan 2.Dünya savaşının Fransızların birçok coğrafyaya dağılmış askeri güçlerini çekmek zorunda kalacağının an meselesi olduğunu biliyordu. Bununla beraber askeri harekât gerekli görülürse de hazırlıklıydı.
Atatürk Hatay’ın Türk demografik yapında olduğu tezini savunuyor, Milletler Cemiyeti’nden bu tezin tescillenmesini talep ediyordu. Çünkü bölgede Türk nüfusunun varlığı ilhakı mümkün kılacak evrelerinden biriydi.

Pek tabi bağımsız bir devlet olma, meclisin kurulması beynelmilel kamuoyunun ve milletler cemiyeti nazarında güçlü bir meşruiyet zemini oluşturmak açısından çok önemli ve gerekliydi. Tezlerin ispatı için milletler cemiyeti gözetiminde önce demografik aidiyet seçimleri yapıldı. Türk kökenli nüfusunun en az dörtte üçü olması şartı aranıyordu.

Birçok alanda çalışmalar incelemeler peş peşe yapıldı. Antropolog, Arkeolog gibi bilim adamları bölgede yaşayan insanların Türk olduğunu belirleyen çalışmaları resmi raporlar halinde ilgili yerlere sunuyorlardı.

Ayrıca Atatürk’ün emriyle gazete ve mecmualarda Antakya ve İskenderun havalisinin etnik kökleri ve yapıları ile ilgili bir dizi yazılar yazılıyor. Konferanslar tertip ediliyor. En küçük ayrıntıya kadar detaylarla tarih bilenlerin hafızaları tazeleniyor, bilmeyenler ise bu vesilede öğreniyorlardı. Gerçekleştirilen çalışma sonuçları paylaşılıyordu.

Siirt Milletvekili İsmail Müştak Makonyon’un 10 Ekim 1936 yılında Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan makalesinde; ’’Antakya ve İskenderun havalesinin sahibi olan Türkler, Orta Asya ve Altaylardan kalkarak ilk önce Asya’ya ve ondan sonra bütün yeryüzüne yayılıp genişleyen Türklerin bir parçasıdır. Bunların bir kısmı Çinin kuzeyinde bulunan yere ders kitaplarında hala Hatay diye zikrolunmaktadır. İşte bugün Antakya ve İskenderun havalisinde yaşayanlar o Hatay Türklerinin çocuklarıdır. Hatay, Hata, Ata, Eti: Bunlar hep aynı kökten gelen ve hep aynı mana ifade eden Türk kelimeleridir.’’

Tüm hüner dolu çalışmaların ardından referandum yapıldı ve sancılı sürecin ardından Hatay Türkiye Cumhuriyetinin sınırları arasına katılmış oldu.

23 Temmuz 1939 tarihinde büyük Atatürk’ün özlemi, Antakya ve İskenderun havalesinin hasreti nihayete eriyordu. Atatürk’ün hak alma şah eserlerinden biri daha gerçekleşmişti. Atamız maalesef büyük günü görmeden Hakk’a yürüdü.

Tüm fikirlerini, tüm düşüncelerini, tüm ilkelerini, tüm tavsiyelerini Hataylılar yüreklerinde yaşatıyorlar.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ