Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 7,53 / Satış: 7,56
€ EURO → Alış: 8,92 / Satış: 8,96

Hepimiz… AYNI gemide (mi) yiz !

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 23.07.2020
  • 271 kez okundu

Bu hep sorulur…
Tartışılır…
Ama…

Değiliz…
Bence de değiliz…

Ya da…

Bu gemi denilen, TİTANİK gibi bir şey olmalı…

Kurtarma filikaları, sadece 1. SINIF yolculara dair hazırlanan bir gemi hani…

Geçenlerde, bu GEMİ hikâyesine başka açıdan bakan bir yazı okudum… AYNI GEMİDE MİYİZ sorusunu soran bir yazı… Pandemi süreci ile beraber, ekonomik zorluk yaşayan kesimlerin sık sık gündeme taşıdığı geminin MODELİNE dair detaylar işleyen bir yazı…

Diyor ki o yazıda…


Sistem ne zaman ‘sıkışsa’, burjuva politikacılarının ve egemen sınıfın sözcülerinin aklına, “hepimiz aynı gemideyiz” tekerlemesi geliyor. Aslında, ‘hepimiz aynı okyanustayız, aynı denizdeyiz, ama aynı gemide değiliz…

Kimileri lüks yatlarda, milyar dolarlık süper lüks gemilerde sefa sürerken, sıradan insanlar; sallarda, küçük kayıklarda, alt-alta, üst-üste cefa çekiyor.

Yeryüzünün lânetlileri,
lastik botlarda ölümle boğuşuyor…

Koronavirüs, ideolojik bir deprem yarattı ve ‘gemi’ retoriği, anlaşılan o ki, yeniden birilerinin aklına geldi…

Bu virüsün ve benzerlerinin peydahlanmasında; ezilen-sömürülen sınıfların, yeryüzünün lanetlilerinin bir dahli yok, ama ona asıl muhatap olanlar küresel oligarşi ve çevresi değil, zenginlerin zenginliğini üreten yoksullar, sıradan insanlar, emekçi sınıflar…

Siz hiç, metroda ya da belediye otobüsünde bir kapitalist patrona, bir CEO’ya, bir bakana, bir milletvekiline, bir medya patronuna, vb… rastladınız mı?

Fikret Başkaya’nın kalemine sağlık…
Güzel bir betimleme olmuş bu…
Güzel de sorular…

Zira bu süreçte istisnasız hepimizin soruları oldu… Sorgu alanları da… İçinde yaşadığımız üretim döngüsünde ADALET duygusunu aradığımız mola anlarımız da… Güney yarım kürenin 46 ülkesinin, sağlığa harcadıklarından çok daha fazlasını dış borç faizi ödemelerine ayırmak zorunda olduğu, 748 milyon insanın, sağlığa uygun içecek suyunun dahi olmadığı bir dünya gerçeğinde duruyorken hele ki…

Fikret Başkaya devam etsin…


Artık korona öncesine dönmek mümkün değil. Zira kapitalizmin sorun çözme yeteneği yok… İster sosyal, ister ekolojik mahiyette olsun, her seferinde sorunları daha da azdırıyor… Bir sürdürülemezlik durumu, bir uygarlık krizi söz konusu… İnsanlık ve uygarlık kritik bir eşiğe gelmişken, çözümün aktörleri, bu süreçten zarar gören geniş emekçi kitleler ve yeryüzünün lânetlileri olabilir… Velhasıl, insanlığın kurtuluşu, sosyal mücadelelerle ekolojik mücadeleleri bütünleştirebilen bir eko-sosyalist ‘geçiş programını’, yeni paradigmayı varsayıyor… Zira iklim krizini durdurmak için önümüzde sadece 10 yıl var…

Aksi halde, insanlığın ve uygarlığın geleceği kararmaya devam edecek.

Sanırım tam da bu noktada, AYNI GEMİDEYİZ ! İklimsel dengelerin yok oluşuyla şekillenen hayatlarımızın alacakaranlık çizgisinde, AYNI GEMİDEYİZ ! Eriyen buzulların ve yükselen deniz seviyesinin yaratacağı sorunların inşa ettiği o kocaman gemideyiz…

Ve su alıyoruz…

O yüzden, oturup düşünme zamanı…

Bizleri TEK, belki de elde kalan SON gemide buluşturan sorunlar için, düşünme zamanı…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ